Deniz Akvaryumu Boyutu ve Özelliği

Tuzlu su akvaryumu ölçüleri, deniz akvaryum boyu ne kadar olmalı, okyanus akvaryum ölçüleri, deniz akvaryum yüksekliği, deniz akvaryum derinliği, resif akvaryum büyüklüğü, tuzlu su akvaryum hacmi

Deniz Akvaryumu Kaç Litre Olmalı

Tuzlu su akvaryumu kaç litre olmalıdır, nelere dikkat etmek gerekir. Tuzlu su akvaryumlarına yeni başlayacak kişilerin en çok sorduğu sorulardan birisi direk olmasa da dolaylı olarak Tuzlu Su Akvaryumu Nasıl Kurulur? oluyor. Bu yazı soruya tam bir cevap olmasa da en azından başlamak için bir yol gösterici olabilir düşüncesiyle kaleme alınmıştır.

Günümüzde kullanmaya alıştığımız ve bu satırları bulmanızı sağlayan internet her zaman doğru bilgiye ulaşmanızı sağlamayabilir. Bu nedenle Tuzlu Su Akvaryumu ve Bakımı ile ilgili iyi bir kitap mutlak satın alın. Bulduğunuz her bilgiye şüphe ile bakın. Doğru olup olmadığını kendi mantık süzgecinizden geçirin. Bu hobide herkesin kendisine göre bir doğrusu vardır ve her zaman tek doğru olmayabilir.
Nasıl bir akvaryum sahibi olmak istiyorum ve ne tür canlılara bakmak istiyorum?

Yeni başlayanların ilk sorduğu sorular nasıl bir akvaryum ve nasıl bir ekipman gerekli? Bu sorulara cevap almadan önce yeni başlayan kişinin Nasıl bir akvaryum sahibi olmak istiyorum ve ne tür canlılara bakmak istiyorum? sorusunun cevabını vermesi gerekiyor. Nasıl ki bir canlı doğuran tankı ile Malawi tankı arasında fark varsa, ve her ikisi de Amazon balığı olmasına rağmen discus ile piranha aynı akvaryuma konulamıyorsa, tuzlu suda da buna benzer ayrımlar bulunmaktadır.
Verimli çalışan basit bir filtre sistemi

Akvaryum için ilk şartlardan biri verimli bir filtre sisteminin oluşturulmasıdır. Bunun için ise verimli çalışan bir protein ayrıştırıcı (Protein Skimmer PS) ve mümkün olduğunca basit ve pislik biriktirmeyen bir filtre sistemi yeterlidir. Ekipman seçiminde ucuza kaçılmamalıdır. Kalitesiz malzemeler ileride daha çok zarara girilmesine veya verimsizlikleri nedeniyle boşa yapılmış harcamalara dönüşür.

Filtre sistemleri konusunda değişik uygulamalar olmasına rağmen genel prensip; suya mümkün olduğunca fazla oksijen kazandırmak, amonyak ? nitrit ? nitrat döngüsünün hızlıca oluşmasını sağlamak, hatta döngü oluşmadan baştan atıkları toplayarak sisteme yük bindirmemektir. Bu nedenle ne kadar basit bir sistem kurulursa o kadar sorunların önlenebileceği düşüncesi yaygınlaşmıştır.

Canlı kaya tuzlu su akvaryumu için en önemli filtre malzemesidir. Azot döngüsünün tamamlanabilmesini sağlayan bakteriler için bu kayalar en uygun yerdir. Kayaların şekil ve cinsine göre değişebilir ama 100 litre akvaryum için en az 12 en çok 20 kilogram kaya uygun bir yaklaşım olarak kabul edilebilir. Kilo olarak daha fazlası veya kiloda az hacimde büyük kayalar, canlılara yüzecek yer kalmamasına neden olabilir.
Bir tuzlusu akvaryumunda sabit değerlerin oluşması için su değişimi şarttır.

Tuzlu su ile tatlı su akvaryumları arasında genel mantık olarak bir fark yoktur. Nasıl ki tatlı su akvaryumlarında nitrat fazlalaştığında ve suya gerekli mineralleri tekrar eklemek istendiğinde su değişimi yapılıyorsa tuzlu suda da bu gereklidir. Bu şart tuzlu su akvaryumunun biraz daha masraflı olmasının ilk sebebidir.
Canlıların İhtiyacını Biliyor muyuz?

Sorumlu birer akvarist olarak ilk prensibimiz istediğimiz canlının ihtiyaçlarını biliyor muyuz? Ve bu ihtiyaçları karşılayabilecek miyiz? Sorusuna doğru yanıt vermek olmalıdır.

Bu sorunun cevabı verilebilmesi için biraz daha karşılıklı soru cevaba ihtiyacımız var. Bu bilgiler hemen hemen her yerde kolaylıkla bulunan sıradan bilgiler olmasına rağmen tekrarlayalım.

Tuzlu su akvaryumları kabaca; Balık Akvaryumları ve Mercan Akvaryumları olarak iki ana guruba ayrılırlar. Bu kabaca ayrımdan sonra da çeşitli alt guruplar oluşturulabilir. Bu ayrımı yapmamızın birinci nedeni her canlının ihtiyacının ayrı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu ayrımı yaptıktan sonra nasıl bir akvaryum olması gerekiyor. Sorusunun cevaplarını arayalım.
Sadece Balık Akvaryumları

Sadece balık akvaryumu olacaksa yüksek kalitede ışığa ihtiyacımız olamadığını söyleyebiliriz. Her ne kadar ışık ihtiyacını yüksek kalitede istemesek de tatlı suda kullandığımız bitki gelişimini artırmaya yönelik olarak üretilmiş groluks gibi floresanları kullanmamamız yerinde olur.

Köpek balığı, müren, aslan balığı, trigger vb. gibi predator balıklar bakmak istiyorsak büyük akvaryumlara ve güçlü filtre sistemlerine ihtiyacımız olduğunu bilmeliyiz. Bu balıklar fazla tükettikleri için oldukça fazla atık üretirler. Bu balıkların bir çoğunun diğeri ile olup olamayacağını mutlaka araştırmalıyız.

Daha küçük akvaryum edinmek istiyorsak ya tek tür, yada ihtiyacını karşılayabileceğimiz daha uyumlu ve küçük balıkları seçmeye yönelmeliyiz.
Resif akvaryumları

Bu konuya girmeden önce bu akvaryumda olacak canlıların daha değişmez koşullar istediğini, daha yüksek ışık kalitesi istediğini baştan bilmemiz gerekir. Yine canlı seçimi en önemli prensiptir. Bu gurupta akvaryuma balık da eklenebilir. Ama bu balıkların mercanlara zarar veremeyecek olan türlerden seçilmesi gerekir. Bir çok melek ve kelebek balığı mercanlara zarar verir.

Bu akvaryumları da alt guruplara ayrılabilir. Yumuşak mercan, sert mercan akvaryumları vb. gibi. Sert mercan akvaryumlarının, yumuşak mercan akvaryumlarına göre ışık ve akıntı ihtiyaçları daha fazladır. Yumuşak mercanlar olarak nitelenebilecek Leather coral, mushroom, polip Xenia vb. gibi canlılar daha düşük ışık altında bakılabilirler.

Bu konuda temel olarak söylenebilecek tek şey canlının ihtiyacının karşılandığından emin olarak akvaryuma yerleştirmektir. Bu nedenle böyle bir akvaryum planlanırken çok yüksek olmamasına özen göstermek gerekir. Floresan lambaların aydınlatma gücü 50 cm üzeri akvaryumlarda etkisini yitirir. Yüksekliği artırmaktansa, akvaryumu daha geniş ve daha uzun seçmekte fayda vardır. Akvaryum boyutunu belirlerken akvaryuma koyulacak aydınlatma armatürlerinin boyları ve lambaların ekti mesafeleri düşünülerek planlanması faydalı olur. Metal Halide armatürlerinin 60 x 60 cm bir alanda etkili olduğu, floresan boylarının 60 ~ 90 ~ 120 cm olduğu dikkate alınmalıdır.
Akvaryuma karar vermek

Su hacmi ne kadar büyük olursa su şartları o kadar az değişir. Bu durumun avantajları olduğu kadar dezavantajları da vardır. Avantajı; iyi değerler yakalandığında bu değerlerin değişmesi zaman alır. Örneğin; elektrik kesildiğinde sıcaklık değişmesi daha geç olur. Daha uzun aralıklarla müdahale ve kontrol şansınız olur. Dezavantajı ise; kötü değerler yakalandığında da aynısı olur. Örneğin; nitrat arttığında daha fazla su değiştirmeniz gerekir. Suyu ısıtmak veya soğutmak gerektiğinde daha çok enerji ve zaman harcarsınız. Eklediğiniz katkılar akvaryum hacmi ile orantılı olarak artar. İlk başta düşünmediğiniz birçok artı giderle karşılaşabilirsiniz.

Bunun yanında çok küçük akvaryumlarda su şartları daha hızlı değiştiği için değerler kontrol edilemez duruma bir anda gelebilir. Bu nedenle küçük akvaryumları her an gözlemeniz gerektiğinden daha fazla ilgi ve tecrübe gerektirir. İki gün bakmazsanız sistem çökebilir. Bu nedenle başlarken çok küçük bir boyut seçmemek gerekir. Çok büyük bir akvaryum seçtiğinizde ise hem masrafı hem de bakım zorluğu nedeniyle akvaryum sizi yıldırabilir.

Akvaryum planlanırken taşırma sistemli olarak düşünülmesi daha uygun olur. Bu sistemlerde altta bulunan ikinci akvaryum hem müdahale kolaylığı sağlar, akvaryum hacminin artırır, hem de akvaryum içine koyacağınız PS, ısıtıcı, fosfat giderici vb. gibi ekipmanın çirkin görüntüsünden sizi kurtarır. Bunun için yeriniz yoksa küçük akvaryumlarda bir şelale filtre de işinizi görür. Böylelikle akvaryuma bol miktarda oksijen sağlanmış olur. Tatlı su akvaryumlarından alışık olduğumuz dış filtre kullanılması içinde pislik birikeceği ve sürekli temizliğin oldukça zor olması nedeniyle tavsiye edilmez.

Akvaryumda uygun boyutun seçimi konusunda benim fikirlerim sorulduğunda şunları söyleyebilirim:

Sadece balık beslenmesi düşünülüyorsa beslenecek balıklara ve miktarına karar verdikten sonra ilk başlangıç olarak 350 ila 400 litre civarında bir akvaryum seçmek uygun olur. Az sayıda balık bakılacağı konusunda kendine güven varsa bu hacim 150 ila 200 litreye kadar düşebilir.

Resif akvaryumu yapılmak isteniyorsa başlangıç için 150 ila 200 litre civarında bir akvaryum uygun olur. Daha büyük bir akvaryum, bu akvaryum ile en az bir yıl tecrübe kazanıldıktan sonra tecrübe edilmelidir. Bu arada bir resif akvaryumunun bütün ihtiyaçları incelenmiş ve canlılar üzerinde yeterli tecrübe kazanılmış olur. Baştan alınacak kaliteli malzeme elde kalmaz yeni akvaryumda da kullanılabilir. Resif akvaryumlarında ana tankta tedavi uygulanamayacağı için mutlaka uygun boyutta ilave bir karantina akvaryumu da düşünülmelidir.

Resif akvaryumların da özellikle su değerlerinin bilinmesi önemlidir. Bunların başlıcaları NO3, Ca, Mg, Fosfat, KH, pH değerleridir. Bu değerlerin test edilerek duruma göre gerekli katkıların eklenmesi şarttır. Test yapılmadan eklenen katkılar faydadan çok zarar verir. Akvaryumda yaptığınız değişiklikler ve eklediğiniz katkılar için bir tablo hazırlarsanız, böylece yaptığınız testleri, su değişimlerini ne zaman yapmanız gerektiği gibi tarihleri hatırlamanız kolaylaşır.

Akvaryum içerisinde tortu birikmeyecek kadar bir sirkülasyon mutlaka yapılmalıdır. Bunun için tuzlu suya uygun sirkülasyon motorları şarttır. Bu sirkülasyon ihtiyacı resif akvaryumlarında daha fazladır.

Özellikle yazın yaşanan sorunlardan biri suyun aşırı ısınmasıdır. Bu durumun canlıların metabolizmalarını hızlandırdığının (erken yaşlanma) unutulmaması gerekir. Balık akvaryumlarında soğutucu olması şart değildir ama sıcaklığın kontrol altında tutulmasında fayda vardır.

Resif akvaryumlarında ise sıcaklığın mutlaka kontrol altında tutulması gerekir. Bu sıcaklık değeri 25 ~ 26 oC değerini aşmamalıdır
Özellikle akvaryumda kullanılacak su oldukça önemlidir. Reverse Osmos cihazı kullanılarak arıtılmış su kullanılması akvaryumda ileride oluşabilecek sorunları baştan engelleyecektir. Kullandığımız çeşme suyun mevsim şartlarına göre değişiklikler göstermekte ve zaman zaman ağır metaller içermektedir. Büyük bir akvaryum kurulması planlanıyorsa mutlaka bir RO cihazı edinilmelidir. Küçük bir akvaryum planlanıyorsa da tercihen RO cihazından geçmiş piyasada satılan damacana sulardan birinin kullanılmasında büyük fayda vardır.

Su, sadece akvaryum ilk kurulurken değil, yapılacak düzenli tuzlu su değişimleri için ve buharlaşarak eksilen suyun yerine tuz karıştırmadan yapılacak tatlı su ilavesi için de gerekmektedir. Özellikle yazın ısı değişikliliğinden dolayı buharlaşan su miktarı artmaktadır. Bu nedenle çeşme suyu kullanımından doğacak zararlar da artmaktadır. RO cihazı ilk yatırım maliyeti olarak başta pahalı gibi görünse de uzun vadede damacana suya göre kesinlikle daha ekonomik olacaktır.

Piyasada suyu hazırlamak için kullanılmak üzere birçok tuz bulunmaktadır. Son günlerde en çok tavsiye edilen tuzlar arasında Tropik Marin gelmektedir. Kullanıcılar tarafından Reef Crystals, Instant Ocean, Red Sea başlıca kaliteli tuzlar arasında sayılmaktadır. Kurulacak akvaryum, küçük de olsa büyük de olsa kova içinde olanlardan satın almanız, ileride de kullanacağınız için ekonomik olacaktır. Mutlaka bir Tuz ölçer (Hydrometer) edinip onunla ölçüm yaparak suyun 25 oC da 1.022 ~ 1.024 yoğunluğa gelecek şekilde suyu hazırlamanız gerekir. Değişik kaynaklarda tuzu ilave ettikten en az 24 saat sonra suyun gerçek değerlerine ulaştığı söylenmekle beraber, tuzun kalitesine göre daha çabuk eriyenleri de bulunmaktadır. Bir kafa motoru tuzun suya daha çabuk karışmasını sağlayacaktır.

Önce kumu mu tuzu mu koyayım? sorusu sizin bileceğiniz bir iştir. Eğer canlı kum kullanıyorsanız önce tuzlu suyu hazırlamanız gerekir. Normal kum kullanıyorsanız da kumun arasına tuz zerreleri yerleşmeden eritmiş olabilmek için önce suyu hazırlayıp sonra kumu koymanız veya kumu koyup, suyu dışarıda hazırlayıp akvaryuma eklemeniz daha doğru olur.

Akvaryumda kullanılacak taban malzemesi seçilirken içerisinde pisliğin birikmeyeceği küçük taneli kum seçilmelidir. Tercihen piyasada satılan, arogonit diye tabir edilen kumun akvaryumun tabanını 1 cm kalınlığında kapatacak kadar kullanılması görsel açıdan iyi olacaktır. Daha fazla kalınlıktaki kum içerisinde zamanla birikecek artıklarla fosfat ve nitrat olarak bize geri döneceğinden tercih edilmemelidir. Canlı kum kullanacaksanız son kullanma tarihinin gelmediğinden emin olun.

İlk kurulumda mutlaka suda bir beyazlık ve bulanıklık olacaktır. Bunun geçmesi bir hafta kadar zaman alabilir. Tuz eridikten 24 saat sonra canlı kayalarınızı ekleyebilirsiniz. Kullanacağınız canlı kayaların kalitesini anlamak sizin için oldukça zor olabilir. Tecrübeli bir arkadaşınızdan yardım istemeniz yerinde olacaktır. Kimseyi bulamıyorsanız üzerinde yosun, sünger vb. zararlı canlı olmayan kayalardan tercih edin, kayaları çıkarıp kokladığınızda kötü bir koku alıyorsanız o kayaları almaktan vazgeçin. Bu pek mümkün olmayabilir ama mümkünse akvaryumcudan akvaryumda amonyak testi yapmasını isteyin.

Kayaları yerleştirirken aralarında birçok mağara oluşmasına dikkat edin. Sirkülasyon motorlarını ve kayaları yerleştirirken mümkün olduğunca kayaların arasında tortu birikmeyecek şekilde yerleştirmeye gayret edin. Kayaları da ekledikten sonra protein ayrıştırıcınızı çalıştırın. Birkaç gün muhtemelen PS toplayacak bir şey bulamadığından dolayı herhangi bir toplama yapmayacaktır. PS gövdesi süt gibi beyaz ise çalışıyor demektir. Bu süre zarfında sabır edin. Bazen, çok sulu köpük toplama yapabilir veya hiç köpük toplamayabilir. Bu durumda seçtiğiniz markaya göre biraz ayar yapmanız gerekecektir.

Bu işlemler de bittiğinde akvaryumunuzda zaten bu süre zarfında seyredecek bir şey olmadığından iki hafta süreyle ışıkları yakmayın. Bunun sebebi canlı kayaların üzerindeki mevcut bakterilerin taşınırken veya ortam değişikliğinden dolayı bir kısmının ölmesi sonucu suda amonyak ve sonrasında nitrit ve en son nitrat oluşması sonucu başlayacak olan yosun problemini önlemek içindir. Bu süre zarfında amonyak, nitrit, nitrat değerlerini ölçün. Amonyak ve nitrit zaman içerisinde nitrata dönecektir. Amonyak ve nitrit değeri 0.05 mg/l (ppm) altına düştüğünde sona yaklaşıyorsunuz demektir. İdeal olanı bu değerlerin sıfır olarak okunabilmesidir. Eğer nitrat değeriniz de 10 mg/l değeri altına düştüyse ilk canlıları eklemeye başlayabilirsiniz. Eğer nitrat değeriniz düşmediyse su değişikliği yapmanız gerekecektir. Canlıları eklemeden önce mutlaka akvaryumun pH, KH, Ca, Mg, değerleri hakkında da bilgi sahibi olun. Bu değerlerde bir anormallik varsa canlı eklemeyin. Bu değerler ile ilgili olarak Bakım Aralıkları sayfasından bilgi edinebilirsiniz.

İlk zamanlarda kayalarda yosun sonucu kahverengileşme olacaktır. Bu diatom algae dediğimiz yeni kurulumlarda oluşan bir yosun türüdür. Bir müddet sonra kendiliğinden yok olacaktır. Eğer bir iki hafta içerisinde yok olmuyor ise kayalarda bir sorun var demektir. Büyük ihtimal ile kayalarınızın bünyesinde fosfat vardır. Fosfat testi yapmanıza rağmen yosunlar bu fosfatı kullandığı için testlerde çıkmayabilir. Bu nedenle ilk kurulumdan itibaren akvaryumun filtre sistemine fosfat tutucu eklemeniz yerinde olur.

Bu dönem, en kritik ve sabırsızlığın maksimum düzeye çıktığı zamanlardır. Çevrenizdeki kişilerin 'O kadar para yatırdın hala kayaları mı seyrediyorsun?' şeklindeki baskılarına karşı kendinizi korumanız gerekecektir. Canlı eklerken acele etmeyin bir anda çok canlı eklediğinizde akvaryumunuzda henüz oluşmaya başlamış bakteriler yeterli gelmeyip canlılarınızı amonyak ve nitrit zehirlenmesi nedeni ile kaybedersiniz. Canlı eklemeyi zamana yayın, hafta bir canlı ekleyin. Böylece ekleyeceğiniz canlı hakkında araştırma yapacak zaman da bulabilirsiniz. Akvaryumcuda gördüğünüz canlıyı en az birkaç gün izleyin. Yeni gelmiş canlıları almayın. Sizden önce başkası aldı diye üzülmeyin, satın alan için üzülün. Nasılsa yine gelecektir.

En çok rastlanılan bir diğer durum da hepimizin başından geçen ve hâlâ etkisinde olduğumuz canlıların dayanılmaz cazibesidir. Kendimize öncelikle Almamalıyım telkininde bulunup; 'Gözüme çok güzel görünüyor, dayanamıyorum' tutkusunu mümkün olduğunca önlemeye çalışmalıyız.

Satın alacağınız canlıları mutlaka inceleyin, hasta veya yaralı olmadığından emin olun. Ana tankınızda bulunan diğer balıkların sağlığını tehlikeye atmamak için yeni aldığınız balığı eğer mümkünse ana tanka aktarmadan önce dört hafta kadar karantina akvaryumunda bekletin. Akvaryuma ekleyeceğiniz canlıları mutlaka su değerlerine alıştırarak ekleyin. Ana tanka balık eklemelerini özellikle ışıklar kapalı iken yapın. Seçtiğiniz canlıların bir biri ile uyumlu olmasına dikkat edin. Akvaryumunuzda balık yakalamayı engelleyici bir çok kaya olacağından sonradan çıkarmanız oldukça zor olacaktır. Baştan planlı olarak giderseniz böyle sorunlarla karşılaşmazsınız.
Ufuk ASLAN