Mercan Türlerinin Tüketilmesi

Mercanlar bitkiye benziyor ama aslında hayvan. Belki de hayvan gibi davranan bir bitki türü. Boyları minicik ama birleşerek sahillerde binlerce kilometrelik

alanlar oluşturuyorlar. Ve şimdi soyları tükenmek üzere.

Mercanların sert göründüklerine bakmayın, aslında en yakın akrabaları denizanaları. Taş gibi sert olmalarına rağmen aslında jelatinli organizmalar sınıfına

dâhil bir tür, yani sudan çıkardığınızda ölüyorlar. Şekilsiz kütleler gibi görünmelerine rağmen aslında bir mercan hayvanı, polip denen alt ucuyla bir yüzeye

tutunan, silindir şeklinde içi boş bir canlı. Diğer ucunda ağzı var ve ağzının etrafı da dokungaçlarla kaplı. Kendinden daha küçük deniz canlıları ile

besleniyor ve bu dokungaçların ucunda, avına dokunduğunda onu felç eden zehirli kapsüller var. Bu hayvancıkların milyonlarcası birleşip mercan resiflerini

oluşturuyor ve o rengârenk görüntü ortaya çıkıyor. Yani o gördüğünüz mercanlar tek bir canlı değil. Bir mercanın, kayaya veya başka bir mercana tutunmadan

özgürce yüzdüğü tek an, larva olarak doğduğu andır. Kirpikli larva denen yavru mercan, bir süre özgürce yüzdükten sonra, kirpik denen duyargaları ile

tutunacak bir yer bulur ve ömrünün geri kalanını orada geçirir.

Okyanustaki tüm ekosistem, mercanların varlığına bağlı. Tüm balık türlerinin üçte biri, mercanların atıklarıyla besleniyor. Kalan balıkların da bu balıklarla

beslendiklerini düşünürseniz, deniz hayatı, mercan resiflerinin varlığına bağlı. Buna rağmen dünyadaki mercan resiflerinin toplam alanı 600.000

kilometrekare. Yani hepsini toplasanız Türkiye’yi kaplayamıyor.

Mercan + yosun

Mercanlar aslında şeffaf canlılar. Mikroskobik büyüklükteki yosun parçalarını sudan süzüp hücreleriyle birleştiriyorlar, renklerini de bu sayede alıyorlar.

Bir milimetrekare mercanda, bu mikroskobik yosun partiküllerinden 500.000 civarında bulunuyor. Ancak mercanların yosunlarla oluşturduğu bu ikili yaşam

formunun (biyolojiden hatırlayın; simbiyotik) amacı renkli bir karakter sahibi olmak değil tabii ki. Mercanlar aslında omurgasız canlılar, yani iskeletleri

yok. Yosunlar, karbonik anhidrit denilen bir madde salgılayıp mercanların iskelet oluşturmasını sağlıyorlar. Bu asitli karışımla birleşen su ise kalsiyum

oluşumunu sağlıyor. Ne tesadüftür ki mercanların iskeletleri de kalsiyum karbonattan oluşuyor. Mercan kayalıkları da, binlerce yıl boyunca aynı yere yığılan

ve ölen mercan iskeletlerinin sonunda denizin üzerine kadar yükselmesi şeklinde oluşuyor. Eğer bu kayalıklar, ortasında su olan halka şeklinde bir adaya

dönüşürse buna da atol deniyor.


Akvaryum sektörünün mercan tüketimini önleme faliyetleri

Balıkçıların dinamit ve dibi tarayan ağlar kullanması kadar mercanlara zarar veren bir diğer unsur da tuzlu su akvaryumculuğu ve mercanların takı yapmak

amacıyla avlanması. Akvaryumcular, aşılama yoluyla kendi mercanlarını üretebilseler bile en başta mercan satın almaları gerekiyor, bu da mercan resiflerinden

mercan toplamak demek. 1994’ten beri, 7000’den fazla adadan oluşan Filipinler’de yürütülen bir proje var. Zarar görmüş kıyılarda resif akvaryumculuğu

yapılıyor, mercan tarlaları oluşturuluyor. Yapay olarak üretilen mercanlar, hem bilimsel araştırmalarda, ecza ve kozmetik sektöründe kullanılıyor hem de

akvaryumculara pazarlanarak doğal resiflerin evlere taşınması önleniyor.

Mercanlara ne olacak?

Mississippi Üniversitesi araştırmacılarına göre suların bir derece bile ısınması, mevcut mercan türlerinin sadece dörtte birinin varlığını sürdürebilmesi

demek. Sebep tabii ki küresel ısınma. Ayrıca denizlerin kirlenmesine bağlı olarak okyanus sularının oksitlenmesi de önemli bir faktör. Sular ısındıkça,

mercanlarla birlikte yaşayan yosunlar, mercanları terk ediyor, mercan resifleri renklerini kaybediyor. Bir resif ne kadar rengârenkse o kadar sağlıklı demek.

1997-98 yıllarında Karayipler’de deniz suyunu beş derece yükselten El Nino kasırgası sırasında mercanlar, yosunlarla beslenmeyi öğrenerek hayatta kalmıştı.

Bilim adamları, küresel ısınmanın sonucunda mercanların böyle hayatta kalacağını düşünüyordu. Ancak okyanusların kirlenmesiyle sularda görülmeye başlayan

asit özellikleri, bunu engelliyor ve mercanlar yosunlarla beslenemiyor. Olaya kötümser bakan araştırmacılar, 2050’de 93.000 mercan türünün %95’inin soyunun

tükeneceğini öngörüyor.