Kedi Sağlığı , Hastalık ve Tedavi

Kedi Sağlığı Hastalıklar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tüm aşı programları için veteriner hekiminize başvurmalısınız 

 

Aşılar petinizi birçok enfeksiyöz hastalıktan korunmaya yardımcı olacaklardır. 

Yavru kedileri enfeksiyöz hastalıklardan korumak için rutin aşılamaların yapılması gerektiği kesindir. 

Yeni doğmuş kedi yavruları, annelerinin sütlerinden hastalıklara karşı savaş veren antikorları da alırlar.. Ancak bu antikorlar normal olarak 6-12 hafta dayanırlar. Ancak bundan sonra aşılar anne sütünün yerini almaktadır ve yavru kedinizin vücuduna az miktarda yapısı değiştirilmiş hastalık unsurları vererek onun hastalanmadan kendi antikorlarını yaratmasına uyarılır. 

 

Aşılanmamış kedinizi aşı programı tamamlanıncaya kadar lütfen dışarıya çıkarmayınız. Çıkarmak zorunda kalırsanız kucağınızda çıkarınız. Aşıları yapılmadan ve tamamlanmadan aşılıda olsa başka kedilerle kesinlikle temas ettirmeyiniz. Başka hayvanların dolaştığı yerlerde dolaştırmayınız. 

Veteriner Hekim kontrolü , lüzumlu koruyucu aşılama ve paraziter tedavilerini yaptırmanız hayvanlardan insanlara geçebilecek Zoonoz hastalıkların önlenmesi açısından önemlidir.

UNUTMAYINIZ Kİ PETİNİZİN SAĞLIĞI KENDİ SAĞLIĞINIZ DEMEKTİR.

Yavrunun sağlığı açısından 6-8 haftalık olduğu zaman ektoparazitler (dış parazitler), endoparazitler (iç parazitler)den arındırılmalıdır. Bu tedaviden sonra size veteriner hekiminizin hazırlayacağı aşı programına uymalısınız.

Aşıları tamamlanmamış yavru kediler onların yaşamı için önemli olan viral, bakteriel ve paraziter hastalıklara karşı açık olacaktırlar. Koruyucu hayvan sağlığında aşılar önemlidir. Bizim önerilerimiz şu anda en fazla test edilmiş ilmi protokoller ve hayvan sağlığını tehdit edici hastalıklarla ilgilidir. Eğer herhangi bir sorunuz varsa lütfen friends veteriner poliklinliği ile kontak kurunuz.

 

FELİNE PANLEUKOPENİA :DİSTEMPER( KEDİ GENÇLİK HASTALIĞI) : Son derece bulaşıcı ve çoğu kez ölümcül bir viral enfeksiyondur. Aşı onun yegane koruma yöntemidir.

FELİNE VİRAL RHİNOTRACHEİTİS : Üst solunum yollarının çok bulaşıcı viral enfeksiyonudur. Aşı tek korunma yöntemidir.

CALİSİVİRUS :. Üst solunum yollarının çok bulaşıcı viral enfeksiyonudur. Aşı tek korunma yöntemidir.

CHLAMYDİA : Bakteriel enfeksiyon 

 

FELİNE LEUKEMİA VİRUS : Öldürücü ve çok bulaşıcı viral bir enfeksiyondur.(Genellikle dışarı çıkan veya yaşayan hayvanlarda veya aynı evde yaşayan birden fazla kedi olduğu durumlarda kesinlikle uygulanmalıdır.) bu aşı da yapılmalıdır. 

 

KUDUZ: Bütün memelilere bulaşabilen ölümcül bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır. Kuduz kamu sağlığı açısından önemli bir tehdit olduğundan hayvanınızın bu hastalığa karşı aşılanmış olması kanuni bir zorunluluktur.

Bu viral hastalıklar dışın da FIV FELİNE İMMUNODEFİCİENCY VİRUS ( Kedi " AIDS " I öldürücü viral bir hastalıktır.) ve FIP FELİNE INFECTİOUS PERİTONİTİS ( Öldürücü olarak seyreden viral bir hastalıktır) Ülkemizde şu anda bu hastalıklara karşı bir koruyucu aşı bulunmamaktadır. Bu hastalıklara karşı tek koruma yöntemi aşılamadır. Umuyoruz ki yakın zamanda bu hastalıklara karşı kullanılan aşılar ülkemizde kullanılmaya başlayacaktır.

Yeni doğmuş kedi yavruları, annelerinin sütlerinden hastalıklara karşı savaş veren antikorları da alırlar. Ancak bu antikorlar normal olarak 6-12 hafta dayanırlar. Ancak bundan sonra aşılar anne sütünün yerini almaktadır ve yavru kedinizin vücuduna az miktarda yapısı değiştirilmiş hastalık unsurları vererek onun hastalanmadan kendi antikorlarını yaratmasına uyarılır. 

 

Aşılanmamış kedinizi aşı programı tamamlanıncaya kadar lütfen dışarıya çıkarmayınız. Çıkarmak zorunda kalırsanız kucağınızda çıkarınız. Aşıları yapılmadan ve tamamlanmadan aşılıda olsa başka kedilerle kesinlikle temas ettirmeyiniz. Başka hayvanların dolaştığı yerlerde dolaştırmayınız. 

Veteriner Hekim kontrolü , lüzumlu koruyucu aşılama ve paraziter tedavilerini yaptırmanız hayvanlardan insanlara geçebilecek Zoonoz hastalıkların önlenmesi açısından önemlidir.

 

 

yavru kediler için uygulanan aşı programı

6. haftada veya daha erken iç ve dış parazitlere karşı ilaçlama

 

 

 

 

8.hafta da FVR+FCV+FPV+FChl

21 gün sonra

FVR+FCV+FPV+FChl 

 

 

9.haftada FeLV ilk aşısı

21 gün sonra 

FeLV aşısının tekrarı 

 

 

 

3. aynından sonra RABISIN(KUDUZ) 

FPV:Feline Distemper

FCV:FELİNE CALİCİVİRUS

FVR:FELİNE VİRAL RHİNOTRACHEATİTİS

FChl :CHLAMYDİA

FeLV:FELİNE LEUKEMİA VİRUS 

 

Bu aşı programına uyulması vücudun yeterince bağışıklık kazanması için önemlidir. Yavru kedinizi sonra düzenli olarak her iki ayda bir iç(tenya ve kurt) ve dış parazitlere (pire ve keneye ) karşı ilaçlamalar yapılması gerekmektedir.

 

Yavru kedinize bir yıl sonra bu aşılar(FPV+FCV+FVR+FeLV+FChl / KUDUZ ) sadece bir defa yapılması gereklidir ve yeterlidir. Bu aşılar tüm yaşantısı süresince yılda bir kez yaptırılmalıdır. Düzenli olarak antiparaziter tedavileri yaptırmayı unutmayınız.

 

 

YAYGIN PARAZİT TÜRLERİ

 

İÇ PARAZİTLER:

Bu parazitlerin çoğu beslenip çoğaldıkları kedi bağırsaklarında hayatlarını sürdürürler. Yerde bulunan parazitlerle bulaşmış bir hayvan dışkısındaki yumurtalar, onu koklayan veya üzerinde yürüyen kedilere bir tehlike oluşturur. Tedavisinden sonra köpeğinizi dışkı bulunan yerlerden uzak tutunuz. Teşhisleri en iyi şekilde Veteriner Hekiminiz tarafından saptanabilir. Bu parazitlerin bulunup bulunmadığını saptamak için o sizden kedinizin dışkısından bir örnek getirmenizi isteyecektir.

KURTLAR: 

- Yuvarlak kurtlar : Anneleri tarafından kedi yavrularına doğum öncesi (plazental yolla) veya anne bakımı sırasında bulaşabilir. Bu 5 cm. uzunluğunda ince, beyazımsı veya açık kahverengi parazit bazen bulaşmış olduğu kedinin dışkısında da görülebilir. Bazen de kusarak bu paraziti çıkarabilirler. Yavru kedilerde yaygındır ve onlara şişkin göbekli bir görünüm verebilir. Larvası kedinin bedeninde dolaşır. Bir yuvarlak kurt enfeksiyonundan büyüme bozukluğu, ishal, kusma, dışkıda kan, su kaybı, ve bazen zattüre oluşabilir. Tedavinin tekrarlanması ve uzun süre devam edilmesi gerekir.

 

- Kancalı kurtlar : Barsak parazitleri arasında en tehlikeli olanlar arasındadır. Annelerinden kedi yavrularına doğum öncesi veya anne bakımı sırasında bulaşabilir .Kancalı kurtların belirtisi arasında bitkinlik, kansızlık, iştahsızlık, siyah ve kanlı dışkıdır.

Trişin: Bu parazit kedinin sindirim sisteminin alt ucuna yerleşir ve kronik barsak iltihaplanmasına, dışkıda mukus, kilo kaybı ve ishale yol açar.

 

BARSAK ŞERİTLERİ (TENYALAR):

Bu parazitlerden bazıları larva şeklindeyken kedinin pireyi yuttuğu zaman ortaya çıkar. İştah kaybı, kansızlık,ishal v.b belirtilere neden olurlar. Bazı tenya türleri insan sağlığı açısından çok önemli riskler içermektedir. Düzenli olarak mutlaka iç parazitlere karşı tedavi ve koruyucu tedavilerini yaptırmayı ihmal etmeyiniz.

 

KALP KURDU : (DİROFİLARİA İMMİTİS)

Bir sivri sineğin sokması ile bulaşır. Bu son derece tehlikeli parazit kedinin kalbine yerleşir ve gerek kalp gerekse de akciğer hasarına , öksürük, durgunluk ve bitkinliğe yol açar Bu hastalık akciğerleri, akciğerlere kan taşıyan damarları ve kalbi etkilemektedir. Belirtiler çabuk yorulma, öksürük, kusma, kilo kaybı, solunum güçlüğü ve bazen ani ölümdür. 

Sivrisinekler olmadan bu hastalık yayılamaz. Subtropikal iklimli bölgelerde hastalık çok sık görülmektedir. Ancak göl, nehir ve deniz kenarlarında sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde hastalık yine yoğun olarak görülmektedir. Köpeklerle karşılaştırıldığında kediler bu hastalığa karşı daha dirençlidir. Ancak enfekte olduklarında bu hastalık kedilerde daha şiddetli seyretmektedir.

Kalp kurdundan koruma çok basittir. Koruyucu ilaçlar sivrisinekler tarafından bulaştırılan larvaları öldürür. Birçok durumda aylık olarak kullanılan tabletler etkili bir koruma sağlamaktadır.

 

Kalp kurtların bulunup bulunmadığını saptamak için bir kan muayenesi yapılır Kalp kurdunun tedavisi zordur, ancak ona karşı önlem almak kolaydır. Bu konuyla ilgili Veteriner Hekiminizin belirleyeceği koruyucu programı onunla görüşünüz .Bir Veteriner Hekimin denetimi dışında hiç bir zaman bir kediye kalp kurdu tedavisi uygulamayınız. Detaylı bilgi için Friends Veteriner Poliklinliğini ararsanız size yardımcı olabiliriz.

 

 

DIŞ PARAZİTLER :

 

Dış parazitler pireler, bitler, ve kenelerdir. Kedinizin derisinde yaşayan bu böcekler onu sadece rahatsız etmekle kalmaz aynı zamanda çeşitli hastalıklar bulaştırır ve iritasyonlarına bağlı değişik alerjik hastalıklara neden olurlar. Bazıları insanlara da hastalıklar bulaştırır. Bu yüzden onların varlığını dikkatli bir şekilde izlemekte fayda vardır.

 

PİRELER :Eğer kedinizde pire varsa büyük olasılıkla sizin bundan haberiniz vardır. Genelde onları görmek kolaydır. Pireler kedinin kanını emerek beslenirler . Kaşıntıya ,alerjilere neden olurlar ve yutulduklarında barsak şeritlerini bulaştırırlar. Rutin pirelere karşı mücadele etmek en etkin yöntemdir. Yaşadığınız bölgeye göre,pire mevsimi birçok ay sürebilir. Pirelerin yumurtaları kedi üzerinde açılmaz bulunduğu ortamda uygun koşullarda açılır ve larval gelişimini tamamladıktan sonra kediye veya ortamdaki diğer hayvan ve insanlara geçer. Onun için sizin hem hayvanınızı hem de çevrenizi(hayvanın bulunduğu yeri ) ilaçlamanız gerekir. Her 1-2 haftada onun yatağını yıkayınız. Halıları ve aralıkları iyice makineden geçiriniz.(sonra kir torbasını atınız) Ve hayvanınıza Veteriner Hekiminizin önerdiği pire tozu, sprey, veya sıvı ilacı kullanınız.

Kedi Sağlığı Hakkında Bilmemiz Gerekenler-2

KEDİ HASTALIKLARI

 

 

GÖZ :

 

Kornea Yaralanmaları: Özellikle kedilerde tırnak gelmesi donucunda ortaya çıkmaktadır. Bunun dışında, çarpma, gözün kaşınması suretiyle zedelenmesi sonucunda ya da bazı hastalık kaynaklı durumlarda(herpes virüs, corona virüs vb.) yüzeysel, derin veya doku kayıplı yaralar ortaya çıkabilir. Yüzeysel yaralanmalarda basit tedavi şekilleriyle başarı sağlanır. Derin ve doku kaybı olan yaralanmalarda ise acil hekim müdahalesi ile detaylı tedavi gerekmektedir.

 

 

Katarakt: Bazı kedilerde yaş ilerledikçe lens parlak doku halini kaybederek mat-açık gri bir renge dönüşmeye başlar. 

 

Lensin renginin değişmesi eğer çok yaşlı kedilerde oluyorsa ve aşırı derecede bir görme kaybı yoksa normal sayılabilir. Lens'in grileşmeye başlaması kedilerde ortalama olarak 12-14 yaş civarında ve çoğunlukla her iki gözde birden başlar. Fakat sadece tek gözde olduğu zamanlarda olabilir. İlerlemiş vakalarda hasta çoğunlukla görme yetisini ya tamamen kaybeder yada çok az görebilir. Çok erken olaylarda katarakt'ın ilerlemesini durdurmaya veya yavaşlatmaya yönelik tedaviler uygulanabilir, ilerlemiş durumlarda ise operasyon gerekli olan durumlar ortaya çıkabilir.

 

Konjonktivit İltihabı: Başlama nedeni olarak, allerjiye sebeb olan polenler, dolaşma ve koklamalar sırasında göze temas eden otlar, virüsler, bakteriler ve mantarlar sayılabilir. Hastalık kedilerde köpeklerden daha az görülür. Ancak İran kedilerinde oldukça yaygındır

 

Gözde, hafif bir pembelik ve damarların daha belirgin olması ile başlar. İlk önceleri akıntı şeffaf ve temizdir. Fakat, hemen tedavi olmazsa akıntı koyulaşır ve iltihaplı bir hal alabilir. Dikkat edilmesi gereken şey, mümkün olduğu kadar göz temizliğine dikkat etmek ve bir enfeksiyonun oluşmasını önlemektir. Hastalığın en kısa sürede hekim tarafından kontrol altına alınması basit tedavi yöntemleriyle iltihabik durumun ortadan kaldırılması gerekir.

 

KULAK:

 

Kulak Parazitleri: Kedilere has kulağa yerleşen deri parazitlerinden kaynaklanan rahatsız edici bir kaşıntıyla karakterize olan bir rahatsızlıktır. Kaşıntıyla ortaya çıkan derideki kalınlaşma ve kanamaya varan tahribat ile fark edilebilen bu durum aynı zamanda bulaşıcıdır ve hekim müdahalesi gerektirir.

 

 

 

Sağırlık: Hastalık veya genetik sebeplerden dolayı sonradan oluşabildiği gibi, sonradan da oluşabilen bir rahatsızlıktır. Kulak bakımının düzenli yapılması hastalık nedenliyle bağlı şekillenebilecek sağırlıkların önlenebilmesinde faydalı olabilir. Ancak doğumsal nedenlerle oluşan sağırlık tedavi edilemez. Bulguların belirginliği erken teşhiste kolaylık yaratır, çevreye karşı tepkisizlik, belirgin ses ve yönlendirmelere cevap alamamak tespit konusundaki ilk bulgulardır. Öncelikle bu durumun tespiti ve sonuç alınıp-alınamayacağı hekim tarafından incelenmelidir.

 

 

 

DERİ:

 

 

Deri Yangısı: Nedenleri çeşitlidir. Genellikle travmalar, sıcak, soğuk, kimyasal maddeler, parazitler ve enfeksiyonlar gibi dış etkenlere bağlı olarak oluşabileceği gibi, bazı maddelerin toksik etki yapması, allerji, hormonal bozukluklar ve ilaç duyarlılığı gibi bir nedene bağlı olarak da oluşabilir.. Örneğin, sıyrıklar, yanıklar, yanma, donma, veya uyuz, bit, pire, kene yoğunluğuna bağlı olarak. Belirtiler, bölgede kızarıklık, lokal ısı artışı, ağrı, deride kalınlaşma ve tüy dökülmesidir. İlerlemiş dönemlerde içleri sıvı dolu olan kabarcıklar oluşabilir. Tüy bakımı sırasında tespit edilebilecek bu durum besin diyeti ve hekimin müdahalesiyle ortadan kalkacaktır.

 

 

 

Mantar:Etkenin kıl köklerine yerleşerek ikinci bir bakteriyel enfeksiyon oluşmasıyla beraber ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır. Bazı türleri insana dahi geçebilmektedir. Çoğunlukla baş, kulak, kuyruk ve bacaklarda yerleşen mantarda görülen ilk bulgu kılların kırılmasına bağlı olarak şekillenen bir tüy dökülmesidir. Dökülme sınırları belirgin ve ya belirgin olmayan bölgelerde açılma şeklindedir, kızarıklık görülebilecek ilk bulgulardandır. Zamanla tüysüz bölgeler iyileşerek bir iz bırakmaz. Hastalık kronik bir hale geldiğinde yıllarca sürebilir. Bu nedenle bu tür vakalarda erken müdahale önemlidir. İnatçı bir hastalık olan mantarın tedavisi uzun sürebilir. Tüylerin traş edilmesi fayda sağlayacaktır.

 

 

Egzama: Derinin duyarlı hale gelmesine neden olan, tek yönlü beslenme, iç parazitler, sarılık, karaciğer ve böbrek hastalıkları, hormon yetersizlikleri ekzamaya yol açabilir. Deride kir birikimi, yetersiz tarama gibi deride tahrişe neden olan durumlarda ekzama oluşabileceği gibi aşırı sıcak ve soğuk, yağ tabakasına ve deriye zarar veren kimyasal maddeler, aşırı kaşınmaya bağlı sürtünmeler, pire ısırıkları da bu hastalığa neden olabilir.

 

Genellikle baş bölgesinde, göz, kulak çevresi, ayaklar ve kuyruk kökünde şekillenen lezyonlar uzun tüylü kedilerde yaygın olarak vücudun her yerinde oluşabilir. Tüy bakımının düzenli olarak yapılması, traşlama ve kontrol hastalığın önlenmesinde fayda sağlar.

 

ÜRİNER SİSTEM:

 

İdrar Kesesi Taşları: Bu taşların yapısı genellikle strüvit taşı dediğimiz magnezyum amonyum fosfattan oluşur. Bunun dışında kalsiyum oxalat, amonyum ürate taşlarıda idrar kesesinde bulunabilir. Ancak en çok görülen taşlar strüvit taşlarıdır. Bu hastalık kedilerde,özellikle İran kedilerinde sıklıkla görülen bir durumdur. Bu taşların oluşmasındaki sebeb idrar ph'sının değişkenliğidir. Örneğin idrarın alkali oluşu strüvit taşlarının oluşumuna, asidik oluşu ise kalsiyum oxalat taşlarına sebeb olmaktadır. En belirgin bulgu idrar yapma sırasındaki zorluktur. Hasta idrarını tutuk tutuk yapar ve uzun bir süre idrar yapma pozisyonunda kalır. İdrarda kan görülebilir. Taş ve kumların idrar yollarını tıkaması, yoğun sancı yapar ve 1-2 gün sürebilecek idrar yapamama nedeniyle hasta, şoka girebilir. Bu gibi durumlara varmadan önce acil sondalama gerekir. Profesyonel Mama tabir ettiğimiz mamaların kullanımı bu rahatsızlığın oluşumunu önleyecek oranda etkilidir. İlerlemiş durumlarda uzun süreli Prescription mamaların kullanımı tavsiye edilecektir.

 

 

 

Böbrek Yetmezliği: Böbreklerin asli görevi olan kanın filtre edilmesi ve tekrar dolaşıma verilmesi sırasında oluşan aksamalar olarak tanımlanabilir. Kan basıncının düşmesi, şok, kusma ve ishal gibi aşırı sıvı kaybına neden olan durumlar, kanama, ve kalp yetersizliği durumları da böbrek yetmezliğine sebeptir. Bunun dışındaki nedenler, idrar yolu tıkanmaları, taşları, yangıları ve idrar kesesi hastalıklarıdır. Bu hastalıklar idrarın dışarı atılımına engel olarak geri böbreğe dönmesine ve basınca neden olurlar. Buna bağlı olarak da böbreklerde hasar ve işlevsel bozukluklar gelişir. Ayrıca üre gibi dışarı atılması gereken maddeler birikerek pek çok sistem bozukluğuna neden olur. Akut ve kronik olarak gelişim gösterebilen börek yetmezliği, özellikle kronik durumlarda iyileşmedeki başarıyı oldukça düşürebilir. Erken teşhiste özellikle akut bulgularda tedavi oranlı başarı şansı yüksek olmakla beraber, tedavi süreklilik gerektirir. Prescription Mamaların kullanımı hekim tarafından önerilecektir. Bulgular az ya da uzun süreli idrar yapamama ve elle muayenedeki sancılardır. Labaratuvar tetkikleriyle çözümlenecek bulgular edinilmesi, hekimin hassas takibiyle kontrol edilebilir. Bu yoğun tedavi uzun süreli ve maddi ağırlığı olan bir tedavi olacaktır.

 

 

BESLENME:

 

 

Aşırı şişmanlık(Obezite): Kedinin vücut ağırlığının cinsiyet ve yaşına göre normal sayılan ortalama ağırlığının % 15 ile % 25 üzerine çıkması obezite olarak tanımlanır. En önemli etken beslenme bozukluğudur. Aşırı miktarda mama tüketimi veya kalorisi yüksek gıdalarla beslenme nedeniyle oluşabilir. Bunların dışında aşırı şişmanlığın gelişmesine etki eden çeşitli faktörler vardır. Bu faktörlerin başında, yaşın ilerlemesi veya kısırlaştırma gibi aktivitenin azalmasına neden olan nedenler gelir.Bunlarla beraber gelişmiş metabolik hastalıklar da aşırı şişmanlıktaki nedenlerdendir. Şeker hastalığı, kabızlık, kalp yetmezliğine varan olumsuz etkileri gözlenebilir. Sürekli hekim kontrolünde olan hastalarda fazla gelişemeyen beslenmeye bağlı bu rahatsızlık, Prescription ve Profesyonel mamaların uzun süreli verilmesiyle büyük bir başarıyla düzelecektir.

 

Aşırı zayıflık: Vücut ağırlığının cinsiyet ve yaşına göre normal sayılan ortalama ağırlığının % 15 ile % 25 altında olması aşırı zayıflık olarak tanımlanır. Nedenlerinin başında çeşitli metabolik hastalıklar,mide-bağırsak hastalıkları ve parazitler ile yetersiz ve kalitesi düşük gıdalar ile beslenmesi gelir. Protein yıkımlanması boyutlarına varabilecek bu hastalık, erkek teşhisle hekimin başlangıçta beslenme düzenini programlaması, ek gıda ve vitamin takviyeleri ile kontrol edilebilir.