Köpeklerde Üretim ve Üremenin Kontrolü

Köpeklerde Üreme dönemi

Köpekler cinsel olgunluğa genel olarak 6-24 ayda erişirler. Cinsel olgunluğa erişme yaşını başta ırk olmak üzere bir çok faktör etkiler. Özellikle köpeklerde ırklar arsında cüsse farklarının çok büyük olması, bunda en etkili faktördür. Küçük ırkların ilk kızgınlıkları 6-10 aylarda görülürken, büyük ırklarda 18-20 aya kadar uzayabilir. Köpeklerde çiftleştirme için en uygun yaşlar, 2-6 yaşlar arasıdır.

 

Herhengi bir sağlık problemi yoksa, ergenlik çağına ulaştıktan sonra erkek köpekler her zaman çiftleşmeye hazırdır. Dişi köpekler yılda bir veya iki çiftleşme dönemi geçirirler. Bu iki dönem arası, ırklar arasında ve aynı ırkın içinde bile çok değişkendir. Çoğu köpek ırkları 4-10 ay (ortalama 7 ay) aralıklarla çiftleşme belirtisi gösterirler. Bu dönem kış sonlarından yaz sonlarına kadar daha yoğun olmakla birlikte yılın her döneminde görülebilir.

 

 

 

Dişi köpeklerde bir çiftleşme döneminden diğer çiftleşme dönemine kadar geçen zaman 4 bölüme ayrılır;

 

1) Proöstrüs: Bu dönem köpekler için cinsel aktivitenin başlangıç dönemidir. Kanlı bir akıntı gelir. Erkek için çekicidirler ancak henüz çiftleşmeyi kabul etmezler. İlk kanamanın görülmesinden köpeğin çiftleşmeye kabulüne kadar olup ortalama 9 (2-22) gün sürer.

 

2) Östrüs: Bu dönem dişi köpeğin çiftleşmeyi kabul etmesi ile başlar, ortalama 9 (2-20) gün sürer. Çiftleşme için aktif olarak erkeği arar. Feromon salgısı bu zamanda en yüksek seviyededir. Köpekler evden ayrılarak sokağa giderler. Kanlı akıntı 3 gün kadar daha devam edebilir. Rengi giderek açılır. Yumurtlama genellikle bu dönemin başlangıcından sonraki 5 gün içinde olur.

 

3) Metöstrüs (Diöstrüs): Bu dönem dişi köpeğin hala erkek için çekici olmasına rağmen, çiftleşmeyi kabul etmemesiyle başlar. Ortalama 65 (55-90) gün kadar sürer.

 

4) Anöstrüs: Diöstrüsü biten dişi köpek herhangi bir belirti göstermeden bu döneme girer. Bu safha cinsel dinlenme dönemidir. Bu dönemin uzunluğu, köpeğin iki östrüs aralığına bağlı olarak değişir ve ortalama 120 (40-270) gün sürer. Bu süre ırka ve bireye göre çok değişkendir.

 

 

Çiftleştirmenin, dişinin daha rahat ve huzurlu olabilmesi açısından dişinin mekanında olması uygundur. Köpeklerde gebelik süresi ortalama 2 ay (59-68 gün) kadardır. Köpeklerde bir doğumdaki ortalama yavru sayısı; büyük ırklarda 6-14, orta boy ırklarda 5-10, küçük ırklarda ise 1-4 arasındadır. Gebeliğin son günlerinde memeler artık iyice büyümüştür ve hafifce dokunduğunuzda uclarından sütün sızdığını görebilirsiniz. Karnı iyice gerilmiş ve yavru sayısına bağlı olarak oldukça büyümüştür.

Gebelik sırasında en önemli konu beslenmedir. Bu dönemde annenin ihtiyaçları çok fazla artacağından dolayı ona verilecek gıdanın özenle seçilmesi ve hekiminiz gerekli görürse vitamin, mineral takviyesi yapılması gerekir. Bu konuda en büyük yardımcınız veteriner hekiminiz olacaktır.

 

Eğer anne doğumdan sonra yerinden kalkmakta zorlanıyor veya hiç 

 

kalkamıyorsa, halsizlik ve bitkinlik artarak devam ediyorsa hiç zaman yitirmeden veteriner hekiminizi arayın. Bu durum çok ciddi sonuçlar doğurabilir hatta anneyi kaybedebilirsiniz.

 

Doğum bittikten sonrada anneden bir müddet daha akıntıların olması normaldir. Ancak bu süre çok uzarsa veteriner hekiminizle görüşmeyi ihmal etmeyin.

Gebelik ve Laktasyon Döneminde Beslenme:

Gebelik süresince anne köpek ,yavru köpek mamalarıyla (Puppy mama) beslenmelidir. Yüksek besin değeri, protein ve enerji değerine ihtiyaç duyduğu bu dönemde verilen erişkin mamalar gebe köpeğin ihtiyaçlarını karşılayamayacak ve dolayısıyla uterusdaki bebeklerin gelişimi için yeterli olmayacaktır. Doğumu takiben ilk gün anneye yiyecek verilmemesi önerilir,anne doğum sonrası plasentayı ve tüm bebek keselerini yiyecek yavruları yalayarak temizleyecektir. Bu işlem sütün salınımı ve sütünün artması için gerekli fizyolojik uyarıları yapacaktır. Anneye doğumun ardından sadece bol, temiz, taze ve çok soğuk olmayan içme suyu vermek gerekmektedir. Doğumdan sonra anne köpeğin besin maddelerine olan ihtiyacı, enerji gereksinimi ve yem tüketimi artacaktır. Bu artışın nedeni annenin süt vermesidir. Bu dönemde anne yediği mamadan gerekli enerjiyi almalıdır. Yediği mama miktarı ve kalitesi süt salınım miktarını ve sütün kalitesini etkiler. Bu nedenle anneye emzirme dönemi boyunca, yavruların büyümesi için kullanılan bol protein ve enerji taşıyan mamalardan verilmelidir.

 

 

Hamile ve süt veren köpeklerin beslenmesi üzerine tavsiyeler:

-Protein, karbonhitrat, vitamin ve mineral madde miktarı yüksek olan mamalar tercih edilmelidir. Artan enerji ihtiyacını karşılamak süt üretimi ve bebeklerin gelişimi için önemlidir.

-Günlük miktarı az, öğün sayısı fazla olacak şekilde besleyin. Mama günde 2-3 öğün olarak verilmelidir,

-Hamileliğin sonuna doğru mama miktarını 1-1,5 kat arttırabilirsiniz. Doğru ve kaliteli bir mama ile beslendiği taktirde köpekleriniz hiç bir gelişim döneminde mama katkı maddelerine ihtiyaç duymayacaklardır. Dışardan vitamin ve mineral katkısı yapmanız gerekmeyecektir.

Köpek Kısırlaştırma

Dişi kedi ve köpeklerin genel anestezi altında genital organlarının yani uterus (rahim) ve ovariumlarının (yumurtalık) alınması yöntemiyle yapılan bir operasyondur. Bazı durumlarda tek ovarium alınarakta yarım kısırlaştırma yapılmaktadır. Bu operasyon asla tavsiye edilmez. Çünkü daha sonra vücutta bırakılan tek ovariumdan dolayı çeşitli operasyon sonrası komplikasyonlarla karşılaşılabilmektedir. Kısırlaştırmanın bazı avantaj ve dezavantajları vardır.

 

Kısırlaştırmanın Avantajları:

Kısırlaştırılmayan dişi kedi ve köpekler bazı sağlık problemleri ile karşılaşırlar. Bu jinekolojik problemler, pyometra dediğimiz uterusun irinli yangısı, ovariumun kist ve tümörleri, prolapsus vagina ve uteri (vagina ve uterusun dışarı çıkması) gibi sorunlardır. Yine kısırlaştırılmamış kedi ve köpeklerde meme tümörleri riski daha fazladır. Bu riski en aza indirmek için, çiftleştirilmesi düşünülmeyen evcilin ilk kızgınlığından önce kısırlaştırılması gerekir. 

Pyometranın nedeni enfeksiyon ve hormonal nedenlerdir. Özellikle sık yalancı gebelik geçiren köpeklerle, doğum kontrol ilaçlarını, kontrolsüz kullanan kedi ve köpeklerde rastlanır. Kızgınlığı önleyici amaçla kullanılan preparatların, evcilin çiftleşme isteği göstermediği dönemde verilmesi uygundur. Kızgınlık başladıktan sonra kullanılan ilaçlar pyometraya davetiye çıkarır. Genital sistemin anatomik yapısı nedeni ile Pyometrada sadece antibiotik kullanılması tedavide kesin çözüm değildir. Tekrarlar yaşanabilir. Ayrıca hayvan yaşlandıkça ve vücudundaki enfeksiyon hastalık nedeni ile anesteziye almak risk teşkil edecektir. Bu nedenle erken yaşta kısırlaştırmanın önemi büyüktür.

Kısırlaştırma sinirli ve saldırgan davranışların giderilmesi amacıyla da önerilmektedir. Ayrıca siklus kanamaları, işaretleme amacı ile sık idrar yapma erkek hayvanların aşırı ilgisi gibi rahatsız edici davranışlardan uzaklaşılır. 

 

Kısırlaştırmanın Dezavantajları: Kilo alma problemi olabilir. Ancak kilo almanın asıl nedeni ilerleyen yaşa rağmen az hareket ve enerjisi yüksek gıda ile beslemektir. Diğer dezavantaj östrojen yetmezliğine bağlı tüy döküntüsü ve tüylerin yavaş uzamasıdır. Nadiren de olsa bazı evcillerde idrar tutamamaya rastlanır ve durum özellikle uyku halindeyken kendini gösterir.

 

Tüm bu avantaj ve dezavantajların dışında sokak kedi ve köpek populasyonunun kontrol altına alınmasında en etkili çözümdür.