Yelken Rota, Seyir ve Komutlar

Rüzgâraltı - Rüzgârüstü Kavramları:


Bir teknenin rüzgârı alış açısı ve kontrası fark etmeksizin, omurga hattını uzatarak elde ettiğimiz sanal çizginin yelken tarafında kalan sahaya o teknenin “RÜZGARALTI” (kısaca R.A.) denirken, rüzgârın geldiği tarafında bıraktığı alana ise “RÜZGARÜSTÜ” (kısaca R.Ü.) denmektedir. İskele kontra giden bir teknede ana yelken teknenin sancak tarafında bulunur, çünkü rüzgâr teknenin iskele tarafından gelmektedir

 

SEYİRLER 

 

Yelken seyirleri, teknelerin gidiş yönü yani rotası ve rüzgârın bu rotaya olan açısına göre farklı biçimlerde adlandırılırlar.

Tüm bu açıları belirleyebilmek için öncelikle rüzgârın yönünü bilmek gereklidir. 

Rüzgârı her iki kulağınızla eşit biçimde duymak, rüzgârın baktığınız yönde esmesi anlamındadır. 

Rüzgârın duyulabilmesinin mümkün olmadığı hafif havalarda, rüzgâr etkisiyle su yüzeyinde oluşan yay biçimindeki eğrilerin açıortayı yine rüzgârın geldiği yönü gösterir.

Direk tepesindeki rüzgâr bayrağı ve elektronik aygıtlar da rüzgâr yön ve şiddetini belirler

Seyir’in Tanımı: Bir teknenin bir noktadan hareketle, muhtelif rotalar izleyerek farklı bir noktaya ulaşmak amacıyla yaptığı sefere verilen isimdir.

 

Motorlu teknelerde (motoryacht, kotra, gemi, vapur, şilep, denizaltı vs.) seyirlerdeki değişiklikler (teknenin doğrultu ve/veya yönünün değişmesi) sadece dümen yardımı ile olurken, yelkenli teknelerde (ya da yelken basmış, motoru çalışmayan yelkenli yatlarda) teknenin istenilen seyri izlemesi dümenin yanı sıra, yelkenlerin açılarını rüzgâra göre ayarlayarak sağlanmaktadır. Bu farklılığın sebebi ise, diğer teknelerde teknenin ilerlemesini sağlayan fiziksel kuvvetin motor gücü, yelkenli teknelerde ise rüzgâr gücü olmasıdır. 

 

Seyir Türleri 

Yelkenli teknelerde 2 adet seyir grubu vardır. Tıpkı pusulada olduğu gibi, bunlardan ilki “ANA SEYİR”ler iken diğeri ise “ARA SEYİR”lerdir.

 

ANA SEYİRler: ORSA, APAZ ve PUPA olmak üzere 3 tanedir. 

ARA SEYİRler: DAR APAZ ve GENİŞ APAZ olmak üzere 2 tanedir 

 

Bir yelkenli teknenin sabit yönlü rüzgârda, bu rüzgârı farklı alış açılarıyla sağlamış olduğu bu 5 farklı seyir türünü aşağıdaki şemada görebiliriz. 

 

Orsa: Rüzgâra göre 45 derece

Dar Apaz: Rüzgâra göre 50 derece

Apaz: Rüzgâra göre 90 derece

Geniş Apaz: Rüzgâra göre 120 derece

Pupa: Rüzgâra göre 170 derece

ORSA SEYRİ:

Bir yelkenli teknenin rüzgâra yaklaşım açısı olarak 35–45 derece ile gidebildiği, yelkenlerini Iskota ipi ile çekmek kaydı ile teknenin ortasına en çok yaklaştırdığı seyirdir. Yelkencilikte tramola yapmasanız bile en yavaş seyir orasa seyridir. Daha kesin söylemek gerekirse orsa seyrinde tekneyi yatırma gücü, ileri hareket ettirme gücünden dört kat fazladır. Orsa seyrinde dalgalı denizde tekne baş kıç vurması yapar. Orsa seyrinde mürettebat rüzgarüstü tarafında ve teknenin önüne doğru oturmak zorunda olduğundan serpintilerden daha fazla etkilenir. Yani dümencinin rüzgarüstü tarafta, ana yelkenin karşısında oturması gerekir. Baş kıç vurmasını en aza indirebilmek için mürettebatın bu aksta ve direğin arkasında toplamak gerekir. Rüzgarüstüne giderken mürettebatın önde oturmasının en büyük sakıncası, tekneye çarpan dalgaların serpintisiyle ıslanmasıdır. Yelkenli teknelerin rüzgâra en çok yaklaşabildiği bu seyirde flok çarmıklara kadar, ana yelken de teknenin ortasına kadar trim edilir. Orsa seyrine volta vurmakta denir. Unutulmamalıdır ki yelkenli tekneler her ne olursa olsun rotasından rüzgaraltına kayarak düşer. Düşme nedeniyle tecrübeli denizciler hedeflerinin bir kaç derece yukarısına doğru seyir yapmaya çalışır. Orsa seyrinde demirli veya hareket halinde olan bir başka teknenin rüzgarüstü yanından geçmemeye çalışılmalıdır. Düşme nedeniyle çarpma ihtimalini ortadan kaldırmak için rüzgâr altından geçmek emniyetli olacaktır. Ayrıca Yavaş giden bir teknenin hızlı giden bir tekneden daha fazla düşeceğini de unutulmamalıdır. Yavaş giderken başka bir nesnenin rüzgarüstünden geçmek daha tehlikeli olacaktır. Orsa seyrinde yelkenler içeriye doğru gergin olduğu kadar da yukarıya doğruda gergin olmalıdır. Ancak cenova çok çokta gerilmemelidir. Orsa seyrinde yelkenle olabildiğince düz olması gerektiğinden ana yelken ve ön yelkenlerin mandarları yeteri kadar gergin olmalıdır.

Orsa seyrinde yapraklanma iki şekilde önlenir: Yelkenler daha fazla tirim edilir yani kasılır yada biraz ruzgaraltına dönülür veya her ikisi de yapılır. Yelkenler gerginse ve yapraklanıyorsa teknenin başını bir kaç derece rüzgataltına düşürün. Orsa seyrinde ön yelkenlerde bulunan kurdelelerden yararlanabiliriz. İskeledeki kırmızı, sancaktaki yeşildir. Eğer ön yelken tamamen içeri tirim edilmiş ve rüzgarüstü ve rüzgaraltı kurdeleri geriye doğru uçuşuyorsa, 45 derecelik açı ile gidiyorsunuz demektir. Eğer rüzgâr üstündeki kurdele düşüyorsa rüzgarüstüne fazla çıktınız. Yükseldiniz demektir. Eğer rüzgaraltı kurdele yukarı doğru ise rüzgaraltına çok düştünüz demektir.

20 dereceye kadar olan bayılma normaldir bunun üzerine çıkıldığında tekne yavaşlar.

 

APAZ SEYRİ:

Bir yelkenli teknenin rüzgâra yaklaşım açısı olarak 90 derece ile gittiği, yelkenlerini Iskota ipi ile tekneye göre 45 derece açı olacak kadar çektiği seyirdir. En hızlı seyir apaz seyridir. Apaz seyrinde Rotanıza girdiğinizde yani gitmek istediğiniz doğrultuya, hedefe yöneldiğinizde, yelkenleri yapraklanmaya başlayana kadar boşlayın daha sonra yapraklanma kesilene kadar trim edin. Sık, sık yapılan, apaz seyrinde yelkenleri çok fazla trim etme hatasını yapmayın. Yapraklanma nedeniyle az trim daha kolay anlaşılır, buna dikkat edin. Apaz seyrinde ön yelkendeki kurdelelere durumunuzu gözleyebilirsiniz. Rüzgarüstündeki yada öndeki kurdele sarkıyorsa fazla rüzgarüstü seyri ediliyor demektir. Bu durumda rüzgaraltına dönülür. Rüzgaraltı kurdele kalktığında ise rüzgâr altına düşüldü demektir bunun için rüzgâr üstüne dönülmelidir.

Anayelken triminde kural, açısının ön yelkeninkiyle aynı olmasıdır. Daha kesin ifade etmek gerekirse, ana yelken ön yelkenden biraz daha fazla trim edilmelidir. Kontrol etmek için de yapraklanana kadar boşlanır yapraklanmanın kesildiği nokta, trimin doğru olduğu noktadır.

Orsadan geniş apaza geçerken mandarları biraz boşlayın; apaz seyrinde rüzgârla dolan yelkenler daha iyidir. Rüzgâr fazlaysa daha düz yelkenler bayılmayı azaltır, mandarı iyice gererek orsa yakası gergisini kullanarak yelkenleri düz hale getirin.

Orsa seyrinde mürettebat teknenin önüne yakın oturuyordu. Apaz seyrinde geri gelebilirler. Dar apaz, borda apaz ve geniş apaz seyirlerinde giderek teknenin kıçına doğru yer değiştirmelidirler.

Dalgaları gözleyin. Büyük bir dalga yaklaşıyorsa, teknenin burnunu hafifçe dalgaya çevirin. Dalga geçtikten sonra yine rotanıza dönün. Tekne aniden çok fazla bayılırsa, başka birinin ana yelken ıskotasını, ön yelken ıskotasını, pupa palangasını yada arabayı boşlayabileceğinden emin olun.

Pusula ile dümen tutun. Unutmayın iskeleye/sola dönerseniz, pusuladaki rakamlar küçülür, sancağa/sağa dönerseniz büyür. Eğer karada her hangi bir işaret varsa bunu hedefleyerek dümen tutun.

DAR APAZ: Teknemizin Orsa ve Apaz seyirleri arasındaki yaklaşık 60-65 derecelik bir açıyla gittiği, bumbamızın ucunun, kıç omuzlukta (teknenin arka köşelerinden biri) bulunduğu seyirdir.

 

GENİŞ APAZ:

Teknemizin APAZ ve PUPA seyirleri arasında yaklaşık olarak rüzgârla 130–140 derecelik bir açı yaparak gittiği, yelkenlerinin açısını ise tekneye göre 65–75 derecede tuttuğu bir seyirdir.

 

PUPA SEYRİ:

Bu seyirler arasında halkça da bilinen bir seyirdir. Bunun sebebi ise Pupa seyrinde teknenin rüzgârın tam zıt yönde yani rüzgâra 180 derece ile gittiği, yani rüzgârı arkasından aldığı, fazla güç gerektirmeyen rahat bir seyir olmasıdır. Pupa seyri 170 derece ile yapılır. 180 derecelik bir açıyla yapılan pupa veya ayıbacağı seyri gereksiz ve tehlikeli istenmeye kavançalara sebep olabilir.

Pupa seyri yerine 160 derecelik geniş apaz seyrini tercih etmenizde fayda vardır. Birde gerçek olan bir şey ise pupa seyrinin oldukça yavaş bir seyir olmasıdır. Pupa seyrinde yelkenler iyi çalışmaz.

1.Orsa Seyri    2.Dar Apaz Seyri   3.Apaz Seyri  4.Geniş Apaz Seyri   5.Pupa Seyri

Yükselmek

Rüzgârın geliş yönüne ters yönde teknenin ilerlemesine Yükselmek denir.

Düşmek

Rüzgârın geliş yönünde teknenin ilerlemesine Düşmek denir.

Tramola Atmak

Orsa seyrindeyken rüzgarüstüne dönülmesiyle yelkenlerin İskeleden Sancağa veya Sancaktan İskeleye geçmesidir.

Kavança Atmak

Pupa Seyrindeyken Yelkenlerin İskeleden Sancağa veya Sancaktan İskeleye geçmesidir.

Ayı Bacağı

Rüzgârın tam olarak pupadan alınması durumunda genova ve ana yelkenin ayrı ayrı yönlerde olmasına denir.  Yani Ana yelken sancak tarafındayken Genovanın iskele tarafında olması veya Genova sancak tarafındayken ana yelkenin iskele tarafında olmasıdır.

   Camadana

Rüzgarın şiddetlendiği durumda yelkenlerin küçültülmesine camadana vurmak denir.  Sert havalarda yelkenlerin küçültülmesi sonucunda yelkenli tekneler daha dengeli, güvenli ve daha hızlı gider.

  

   Bayılma

 

Teknenin rüzgar etkisiyle yana yatmasına denir.  Yelkenli teknenin max 20 derece bayılmalıdır.  Özellikle rüzgarlı havalarda az bayılan tekneler daha hızlı seyir yapar.  Çünkü Tekne düz durduğu oranda yelken alanı daha yüksek ve salması daha derinde olu

SEYİRLER SIRASINDA AYARLAR

Kafayı Açma ve Orsalama sırasında göz önünde bulundurulacak iki önemli temel husus, dümen, yani tekne döndürülürken, diğer bir anlamda seyir değiştirilir, seyirler arasında geçiş yapılırken yelkenlerin açısal ayarlarının ıskotalar yardımı ile yapılmasıdır.

 

YELKENLERİN AÇISAL AYARLARININ YAPILIŞI

Iskotalar bilindiği üzere yelkenlerin tekneye göre olan açısını ayarlamak için kullanılan kalın iplerdir. Seyirler kısmında bahsettiğimiz, Iskotalar yardımıyla yelkenlerin açılarını ayarlamak için kullandığımız tabirler şunlardır:

·                    Laçka etmek (boşlamak)

·                    Boşunu Almak

 

Laçka etmek:

Iskotayı elimizden yavaş yavaş, istenilen miktarda bırakmak kaydı ile yelkenin rüzgar ile yaptığı açıyı arttırmaktır. Kafayı açarken, iskotayı laçka ederiz.

 

Boşunu almak:

Yelkenin ıskotasının çekilerek, yelkenin rüzgarüstüne doğru taşınması ve rüzgâr ile yaptığı açının küçültülmesidir. Orsalarken, iskotanın boşunu alırız.

 

Toparlayacak olursak, şu örnek sonuçları çıkarabiliriz:

 

Orsa giden bir tekne, pupa gitmeye karar verdiğinde, kafayı açarak dönüşü başlatır. Bu dönüş esnasında (başında veya sonunda bir anda değil) ıskotasını yavaş yavaş laçka eder. Öyle ki, ilk başta orsada 40 derece olan rüzgar ile yaptığı açı artık 180 derece olduğunda, yelkenin tekneye göre olan açısı Iskotanın boşlanmasıyla 15–20 dereceden 90 dereceye ulaşmış olmadır.

 

Bir diğer örnek de bu olaydaki ayarların ve de uygulamaların tam terslerinin gerçekleşeceği bir orsalama olayıdır, bir tekne örneğin geniş apazdan dar apaza dönmek istediğinde orsalayacak ve iskotasının boşunu dar apaz açısını sağlayacak kadar almak kaydıyla yelkenlerin ayarları yapılır.

 

YAPRAKLAMAK KAVRAMI:

 

Bir yelkenli seyir esnasında olaylar ve uygulamalar teorideki gibi tepeden görülemeyeceğinden dolayı, olayın içinde olan kişi, yelkenin rüzgâra ve de tekneye göre olan açısını ezbere değil, yelkenine bakarak yapacaktır. Bunun için bilinmesi gereken temel bilgi için önce “yapraklamak” kavramını açıklamamız gerekir.

 

Yapraklamak; bir teknenin yelkeninin tümünün ya da bölgesel olarak, ıskotanın gereğinden fazla laçka edilmesi sonucu, rüzgâr altı ve de rüzgâr üstü taraftan, yani her iki taraftan da dolmaya çalışmasıdır. Tıpkı rüzgârda dalgalanan bir bayrak gibi, oysa sahip olmak istediğimiz yelken şekli, tek bir taraftan (rüzgarüstünden) dolacak şekilde kavislenmeli ve de asla rüzgâr altından terslememelidir.

 

İşte ancak bu sayede teknemiz içinde bulunduğu seyir içinde rüzgârdan en verimli şekilde faydalanır ve en hızlı şekilde ilerler. Fakat bu ayar o kadar da basit değildir çünkü bir optimumdur. Yani yelkenleri fazla laçka etmenin yanı sıra onların boşunu fazla almak da teknemizin verimini, yelkenimizin kavisli ve de tek bir taraftan rüzgârla dolu olmasına rağmen, düşürecektir; çünkü boşun fazla alınması sonucu yelkende gereksiz fazla bir yük birikecek ve de bu yük teknenin ileri hareketinden çok onun yana yapacağı hareketi kolaylaştıracaktır.

 

Sonuç olarak verimli bir seyir için kontra fark etmeksizin, dümenin düz tutmak, doğru yelken açısını yakalamak  en önemli  faktördür.

GENEL TERİM VE KOMUTLAR

Tekneler çok değişik şekillerde veya tiplerde olabilir. Ancak belli başlı kısımları hemen hemen her teknede ayni isimle adlandırılır. Aşağıda, her tekne kullanıcısı tarafından bilinmesi gereken ve çok kullanılan terimler verilmektedir.

 

Pruva ( Baş): Teknenin ön kısmı 

Kıç ( Pupa): Teknenin arka kısmı

Sancak taraf: Tekne başına doğru bakıldığında teknenin sağ tarafı 

İskele taraf: Tekne başına doğru bakıldığında teknenin sol tarafı 

Gövde: Teknenin gövdesi 

Borda: Teknenin su kesiminden sonraki dış kısımlarına denir. 

Küpeşte: Tekne bordalarının üst kısmı 

Seyir/sinyon fenerleri: Teknenin sancağında, iskelesinde, pupasında, üst güvertesinde ve direk başlarındaki fenerlerdir. 

Koç Boynuzu: Halatların bağlandığı araçlardır. 

Baba: Halatların bağlandığı araçlardır. ( sekli silindiriktir.) 

Üst yapı: Tekne ana güvertesi üzerindeki yapılardır. 

Ana güverte: Teknenin su seviyesi üzerindeki tüm yapıların üzerine inşa edildiği satıhtır. 

Kemere: Teknenin ortası Teknenin genişliği buradan ölçülür. 

Fribord (Freeboard): Tekne ana güvertesini su kesiminden yüksekliği 

Draft (derinlik): Teknenin su kesimi ile en derin yeri arasındaki mesafe 

Pervane: Dönerek suyu itme / çekme gücü sağlayan araç 

Karina: Teknenin sualtında  kalan dış kısmıdır. 

Alabanda: Teknenin su kesiminden yukarı olan iç kısmıdır. 

Sintine: Teknenin su kesiminden aşağı olan iç kısmıdır. 

Mapa: El incesi yada halatların geçtiği halkalardır.

Neta: Her şeyi hazır etmek, çalışır hale getirmek.

Alesta: Dikkatli bir şekilde beklemek

Mayna: Herhangi bir şeyi halat veya palanga ile indirmek.

Avara: Limandan ayrılma, açılma.

Volta: Halatı bağlamak

Funda: Bırakmak, boşaltmak

Vira: Demir almak yada ırgat veya vinci çalıştırmak.

Aganta: Halatı gergin tutmak

Laçka: Boşalt, gevşet.

Hisa: İki kat bağla.

İskele Alabanda: Dümeni tam sola kır ( max. 35° ).

Sancak Alabanda: Dümeni tam sağa kır ( max. 35° ). 

Viya: Tutulan rotada ilerle, rotayı bozma.

Çapariz: Engel olma, aksaklık verme, geçerli durumu bozma.