Hindi Yetiştirme, Bakım, Üretim, Sağlık

HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Büyük hindi populasyonuna rağmen ülkemizde hindi eti üretimi oldukça düşüktür. Entansif üretim 1995 yılında başlamıştır. Büyük beyaz hindiler sözleşmeli üretim sistemi içinde üretilmektedir. Firmalar bütün yıl boyunca piyasaya kaliteli hindi eti ve ürünleri sunmaktadır.

Yerı-entansif üretim Bronz hindilerin buğday ve ayçiçeği hasat alanlarında otlatılmasına dayalı olarak yapılmakta ve yeni yıldaki tüketimi hedeflemektedir. En büyük sorun yeni yıl esnasındaki kısa satış dönemindeki belirsizlikler ve risklerdir. 

 

GİRİŞ

 

Türkiye’de 1980’li yıllara kadar kesilen büyük ve küçük baş hayvan sayısı yıllar itibariyle sürekli artış gösterirken 1980 yılından sonra kesilen hayvan sayısı giderek azalmış, büyükbaş hayvancılıkta, hayvan başına verimlilikte önemli artışlar olmuştur. Fakat özellikle son yıllarda besi maliyetlerinin yüksekliği, Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör problemi ve fiyatlardaki istikrarsızlıklar sektörde çok ciddi problemlere yol açmıştır. Kırmızı et sektöründe yaşanan kriz, bir taraftan et arzında sıkıntılara yol açarken diğer taraftan kırmızı et ve et mamullerinin tüketiminde yetersizlikleri ortaya çıkarmıştır. Bu da bir ölçüde piliç eti ve son yıllarda hindi eti ile telafi edilmeye çalışmaktadır.

Hindi eti üretim ve tüketiminin hızla artmasının başlıca nedeni kırmızı ete oranla daha ucuza mal edilmesi ve en önemlisi piliç etinden de daha yağsız olmasıdır. Diğer önemli avantajları ise karkas randımanının yüksek olması ve yüksek canlı ağırlıklara kadar (20-25 kg) yetiştirilebilmesi ve hem entansif hem de yarı entansif yetiştiriciliğe uygun olmasıdır (Koçak, 1984).

Bu derlemede dünyada ve ülkemizdeki hindi yetiştiriciliği hakkında bilgi verilmesi amaçlanmıştır. Otlatmaya dayalı hindi besiciliği üzerinde daha ayrıntılı olarak durulacaktır.

 

 

 

 

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE HİNDİ ÜRETİMİ-TÜKETİMİ

Dünyada hindi eti üreten ülkeler arasında üretimde ilk sırayı ABD almaktadır, onu AB, Kanada, Brezilya, Polonya, Macaristan ve Meksika takip etmektedir. Dünyada toplam 4.5 milyon ton civarında olan hindi eti üretimini yaklaşık olarak 2.5 milyon tonu ABD tarafından üretilirken; 1.5 milyon tonu AB, kalan 500 bin tonluk kısmı ise Kanada, Brezilya; Polonya gibi diğer dünya ülkeleri tarafından üretilmektedir.Dünya’da hindi eti ithalat ve ihracat durumlarını inceleyecek olursak 2001 yılı rakamlarına göre Dünya ülkeleri arasında 690 bin ton civarında hindi eti ithalat ve ihracatı yapılmıştır. Dünya ülkeleri içerisinde hindi eti ithalatı en yüksek olan ilk 3 ülke sırasıyla AB, Meksika ve Rusya olurken Dünya hindi eti ihracatında ilk 3 ülke AB, ABD ve Brezilya’dır.

Türkiye’de 1999 yılında 18 bin ton civarında olan hindi eti üretimi %16 oranında artarak ortalama 22 bin ton civarına yükselmiştir. 2000-2001 döneminde devlet üretme istasyonları aracılığıyla yapılan hindi eti üretiminde azalmalar meydana gelmesine rağmen, hindi üretimi yapan özel sektöre ait firmaların sayısını giderek artmasıyla hindi eti arzı 2001 yılında bir önceki yıla göre %75 oranında artarak yaklaşık 38 bin ton civarına yükselmiştir. Türkiye’de hindi eti ithalat ve ihracatı çok önemli miktarlarda değildir. Rakamları incelediğimizse 1999 yılında yalnızca 994 ton hindi eti ithalatı gerçekleşmiş, sonraki iki yıl içerisinde hindi eti ithalatının olmadığı görülmektedir. İhracat miktarlarına baktığımızda ise 1999 yılında 6 ton olan ihracat yaklaşık olarak 5 kat artarak 2000 yılında 32 ton olmuş, 2001 yılında ise tekrar yarı yarıya düşerek 16 ton olmuştur. Türkiye’nin hindi eti ihraç ettiği ülkeler başta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere, Gürcistan, Türkmenistan, Azerbaycan gibi diğer Türk Cumhuriyetleri ile birlikte Romanya, Tunus, Rusya ve Sudan gibi ülkelerdir.

TÜRKİYE’DE HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Türkiye’de hindicilik, 1995’li yıllara kadar sadece geleneksel olarak mer’a hindiciliği şeklinde yapılmıştır. Bu tip hindicilik Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’na bağlı Kocaeli/Kandıra, Balıkesir/Bigadiç ve Kırıkkale/Keskin’de üretme istasyonlarının damızlık, kuluçkalık yumurta ve hindi palazı üretimi yaparak yetiştiricilere dağıtılması yoluyla yapılmaktadır. Diğer yandan, dünyada 1980’lerden sonra gelişen entegre hindi üretimi Türkiye’de 1995 yılından sonra gelişmeye başlamış ve artan taleple birlikte piyasadaki yerini giderek sağlamlaştırmıştır. 

“Bolca Hindi” adı ile 1995 yılında entansif hindiciliğe başlıyan ilk girişimi Pınar gurubu izlemiştir. “Çamlı Besicilik” adı altında entansif hindi eti üretimine başlamış, hızla üretimi artırmıştır. Bu iki öncü kuruluşu takiben ülkemizin değişik yörelerinde pek çok yeni firma kurulmuştur. Bunlardan birisi de Antalya (Elmalı) sınırları içinde yer almaktadır. Bu alandaki firmalar fason üretim olarak adlandırılan sözleşmeli hindicilik modeli ile çalışmaktadır. Palaz, yem, sağlık koruma hizmetleri ile kesim ve pazarlama firmalar tarafından karşılanırken; üretici ısıtma, elektirik, su, altlık ve işcilik gibi masrafları karşılamaktadır. Türkiye’de mevcut uygulamaların tümünde sözleşme şartlarını firma belirlemektedir. Firma sözleşme şartlarını belirlerken üretim dönemi başında bir fiyat tespit ederek üretim süreci sonunda canlı ağırlık, yemden yararlanma oranı gibi bazı kriterleri de dikkate alarak ürün teslim edildikten sonra ödeme yapmaktadır.

Sözleşmeli hindicilikte iki tip üretim süreci vardır. Bunlardan birincisi 6 haftalık palaz büyütme süreci, ikincisi ise 6 haftadan kesim sonuna kadar olan yetiştirme sürecidir. Büyütme kümeslerinde yetiştirilen civcivler 6 haftadan sonra yetiştirme kümeslerine aktarılır, yetiştirme kümeslerin de 10-18 hafta süre ile bakılır. En geç 24 haftalık yaşta kesime sevk edilir. Civciv büyütme daha kısa sürdüğünden bu yetiştiriciler yılda 5 dönem üretim yapabilmektedir; 6 haftalık palazları yetiştirenler ise dönemleri uzun olduğundan yılda en fazla 3 dönem yapabilmektedirler. Üretim süreci sonunda firma kendi belirlediği tarihte ürünü canlı olarak almaktadır.

 

 

 

OTLATMAYA DAYALI HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Türkiye’de 1995 yılına kadar sadece devlet üretme istasyonlarından alınan palazlarla hindi üretimi yapılmaktaydı. Bu istasyonlar Kocaeli/Kandıra, Balıkesir/Bigadiç, Kırıkkale/Keskin, Bingöl, Çorum ve Adıyaman’da bulunmaktadır. Bunlardan alınan civcivlerin bir kısmı işletmenin damızlık ihtiyacı için ayrılmakta ve büyük çoğunluğu da çiftçilere Mart-Haziran ayalarında satılmaktadır. Civcivler il-ilçe Tarım Müdürlükleri aracılığı ile de temin edilebilmektedir. Ayrıca son yıllarda valilikler ve sosyal yardımlaşma vakıfları aracılığıyla da verilmektedir. Hindicilik üretme istasyonlarındaki damızlık sürüler Şubat ayı başından Haziran ayı sonuna kadar yumurta vermekte ve ilk civcivleri Mart ayının ortalarında çıkmaya başlamaktadır. Bir adet damızlık hindi başına 75 adet yumurta alınmakta, bu 50 adet civcive tekabül etmektedir.

Otlatmaya dayalı hindi besiciliğinin yapıldığı illerin başında Kahramanmaraş, Tekirdağ ve Kocaeli gelmektedir. Siirt, Bitlis, Diyarbakır, Şırnak, Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Sivas, Amasya, Tokat, Edirne, Kırıkkale, Polatlı, Bursa olmak üzere diğer illerde de mera tipi hindicilik yapılmaktadır. Bu illere baktığımızda göze çarpan en belirgin özellik, tahıl üretiminin yüksek olduğu ve arazinin çok eğimli olmadığıdır.

Bu tarz hindi besiciliği tarla tarımının yoğun olarak yapıldığı bölgelerde hasat alanlarından en fazla yaralanmayı sağlayacak şekilde uygulanmaktadır. Genel uygulamaya örnek teşkil etmesi amacıyla Aksoy ve İşcan’nın (1995) Tekirdağ ilinde yapmış olduğu çalışmayı dikkate alacağız. Söz konusu ildeki besicilerin yaygın olarak uyguladıkları program Şekil 1 sunulmuştur. Genellikle az topraklı yada topraksız olan üreticiler palaz gereksinimlerini Tarım İl Müdürlükleri aracılığıyla sağlamaktadırlar. Palazlar Nisan-Mayıs aylarında dağıtılmakla beraber bölgedeki üreticiler anız alanlarından en iyi şekilde yararlanabilmek için palazlarını en geç Mayıs ayının ikinci haftası almaktadırlar.

Bu tarz hindi besiciliği tarla tarımının yoğun olarak yapıldığı bölgelerde hasat alanlarından en fazla yaralanmayı sağlayacak şekilde uygulanmaktadır. Genel uygulamaya örnek teşkil etmesi amacıyla Aksoy ve İşcan’ın (1995) Tekirdağ ilinde yapmış olduğu çalışmayı dikkate alacağız. Söz konusu ildeki besicilerin yaygın olarak uyguladıkları program aşağıdaki şekilde sunulmuştur. Bölgedeki üreticiler anız alanlarından en iyi şekilde yararlanabilmek için palazlarını en geç Mayıs ayının ikinci haftası almalıdır. Palazların erken alınması ise kapalı alanda geçen süreyi uzattığından tercih edilmemektedir. Altı ile on hafta arasında değişen büyütme dönemi genellikle evin boş bir odası, depo veya ahırlarda geçirilmekte ve bu esnada palaz başına 2-4 kg arasında değişen miktarda hindi besi yemi verilmektedir. 

 

 

 

 

Palazlar 1,5-2 kg’a ulaştıklarında genellikle Haziran ayı sonunda mer’aya çıkılmaktadır. Tahta ve plastik örtüler kullanılarak mer’a da önü açık, sundurma tipi, içinde bolca tünek bulunan barınaklar yapılmakta ve besi sonuna dek kullanılmaktadır. Mer’aya çıkıldıktan sonraki ilk 1-2 hafta içinde hindilerin anız alanlarından yararlanmaya alışması için buğday ve arpa gibi taneler yere serpilerek verilmektedir. 

Temmuz ayının ikinci yarısından başlıyarak önce buğday ardından da Ağustos ayının sonunda ayçiçeği hasadı yapılmış alanlarda otlatılan hindiler bolca tane yem ve hayvansal organizma tükettiklerinden ek yemle genellikle yapılmamaktadır. İlk günlerde mere’aya yakın anız alanlarında otlatılma yapılmakta sonraki dönemlerde uzağa (3-5 km) götürülmekte ve gece barınağa geri dönülmektedir.

Anız alanlarının bir sonraki ürün için hazırlanması ve yağmurların başlaması nedeniyle yaklaşık Ekim ayı başlarında anız alanlarından yararlanma biter. Üretici bu esnada pazarlanabilir canlı ağırlığa ulaşmış hindilerini yılbaşından önce satma olanağına sahip değildir. Bu nedenle kesime dek sürüler mer’adaki barınağın çevresinde beslenmekte yaklaşık 2-2,5 ay süren bu dönemde var olan canlı ağırlığı korumak ve bir miktar artırmak için giderek artan miktarda tane yem verilmektedir. Bu dönemde satılabilir hindi başına 12-30 kg yem verilmektedir. İlk haftalardaki yem de dikkate alınınca bu tarz beside satılabilir hindi başına 14-35 kg yem kullanılmaktadır. Yem masrafı yapmak istemeyen kimi üreticiler ise bu dönemde sürülerini İpsala ve çevresindeki çeltik hasadı yapılmış alanlara götürmektedir. Bu üreticiler böylece kesime dek hemen hemen hiç yem harcaması yapmamış olurlar, ancak ölüm oranı artmakta ve nakliye gibi ek masraflar oluşmaktadır.

Kesim ve satış Aralık ayının 2. ve 3. haftalarında yapılmaktadır. Mer’ada gerçekleşen kesim işlemi sırasında kuru yolma uygulanmakta, yenilmez iç organlar, tüyler ve bacaklardan uzaklaştırılan gövdeler kafa ve yenilebilir iç organlar satışa sevk edilmektedir.

 

 

 

OTLATMAYA DAYALI HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Satışın bir iki hafta gibi kısa bir süre içinde gerçekleşmesi ve belirsizliklerle dolu olması.

• Nisan-Mayıs aylarında besiye alınan hindi palazlarının Eylül ayının sonunda kesilebilir ağırlığa ulaşmasına karşılık, satış olanağının bulunmaması (bu tarihten satışın gerçekleştiği yılbaşı öncesine dek yapılan yem harcaması toplam maliyetin yaklaşık %25’ini oluşturmaktadır).

• Palaz, yem gibi girdi fiyatlarının yüksek olması, her zaman istenilen miktar ve nitelikte bulunmaması.

• Bakım, besleme, sağlık koruma konularında üreticilerin yeterli bilgiye sahip olmaması ve ilgili kamu kuruluşlarından yeterli destek alamaması.

• Nakit sıkıntısı ve kredi yetersizliği.

• Yetişmiş bakıcı ve çoban bulma güçlüğü

• Sağlık koruma konusunda yetişmiş veteriner hekim olmayışı

• Bakım besleme konusunda teknik bilgi yetersizliği

 

SONUÇ VE ÖNERİLER

 

Ne yazık ki 2004 yılı itibari ile Tarım Bakanlığı’na bağlı birimlerde mer’aya uygun hindi palazı üretimine son verilmesi son derece hatalı bir uygulamadır. Bu üretim dalı ile ilgilenen üreticiler kaderleri ile başbaşa bırakılmış, bu sektörün de önü tıkanmıştır. Avrupa ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde, tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi hayvancılıkta da ekolojik üretime doğru bir eğilimin olduğu günümüzde, otlatmaya dayalı hindi yetiştiriciliği gibi ekolojik üretime uygun bir üretim dalının önünün tıkanması çok yanlıştır. Aslında yapılması gereken, bu birimlerin geliştirilmesine yönelik politikalarla bu üretme çiftliklerinde daha verimli, ölüm ve hastalıklara karşı daha dayanıklı ve sağlıklı ıslah edilmiş genotiplerin geliştirilmesi ve üreticilerin diğer sorunlarının çözülmesine yönelik çalışmalar yapılmasıdır.

Otlatmaya dayalı hindi besicilerinin sorunlarının çözümü için şu önerilerde bulunabiliriz;

a) Mer’a tipi hindiciliğe uygun genotiplerin ithali ve üreticilere dağıtılması için gerekenler yapılmalıdır.

b) Erken kesim hem üretim maliyetini düşürür hem de etin daha yağsız ve yumuşak olmasını sağlar. Bu nedenlerle erken kesimin, üretici ve pazarlamacılar açısından yararlarına dikkat çekilmelidir.

c) Emeği yoğun bir üretim biçimi olan otlatmaya dayalı hindi besiciliğinde, üretim maliyetlerinin entansif hindiciliğe oranla oldukça düşük olması nedeniyle özel sektörün bu üretim dalının da farkına varması sağlanmalıdır.

d) Hindi eti pazarlayanların beklentileri üreticilere aktarılarak, üretim ve tüketim arasındaki kısır döngünün kırılmasına, sağlıklı bir organizasyonun oluşmasına katkıda bulunulmalıdır.

e) Üreticilerin daha etkin bir örgütlenme ile pazarlık güçlerini arttırmak başta olmak üzere sağlayacağı yararlar ortaya konmalıdır.

f) Söz konusu üretim biçiminde sorunların çözülmesi, var olan üreticilerin kapasiteyi arttırmalarına, bölgedeki az topraklı ve işsiz diğer insanların da bu üretim dalına yönelmesine yol açacaktır. 

ı) Otlatmaya dayalı hindi besiciliğinde gerçekleştirilecek olan başarılı bir örgütlenme, sözleşmeli etlik piliç üreticilerine de örnek olacaktır

 

Neden Hindi?

 

Hindi diğer kanatlıların değerlendiremeyeceği gıdaları değerlendirir, eti daha ucuza mal olur.

Kanatlı etinin en kaliteli kesimi olan göğüs ve butlardaki et miktarı diğer kanatlılara göre daha fazladır.

Hindi, yediği yemi ete çevirme bakımından diğer kanatlılardan daha üstündür.

Hindiler gezindikleri yerlerde otları, böcekleri, bilhassa hasattan sonra tahılların döküntülerini yiyerek kıymetlendirirler.

Eti oldukça lezzetlidir. Özellikle diğer etlere oranla kolesterol oranın düşük olması tercih sebebidir.

Hindicilik Yapılacak Kümes Nasıl Olmalı?

Ülkemizde genelde mera şartlarına göre hindi üretimi yapıldığından kümesler özellikle palaz dönemimde özen kazanmaktadır.

*Hindi palazları yerde ve ana makinelerinde büyütülebilir. Yada kümeslerin bir bölümü büyütme kısımı olarak ayrılır. Palazlar 100-150 adetlik gruplara bölünebilirse yığılmadan dolayı meydana gelebilecek ölmeler önlenmiş olur.

*4haftlıktan sonra bölmeler kaldırılır. Hindi palazları 8haftalık olduktan sonra yavaş yavaş meraya alıştırmak için kümes dışına çıkarılırlar.

 

Kümes Büyüklüğü: 

 

Besi yapılacak hindi kümeslerinde 1m2’ye 1.hafta 20-25 adet /2.hafta 15-20 adet/3-6hafta 10 adet/7-9.hafta 6-7 adet/9-24.hafta 3-5 adet hindi hesaplanmalıdır.

 

Tavan: 

 

Sıcak ve soğuğu önlemek üzere tecritli olmalı,çatı akmayacak şekilde kaplananmalı,kümes yüksekliği 2-2,5mt. olmalıdır.

 

Taban: 

 

Beton olması önerilmektedir. Ancak fazla çamur olmayan,nemsiz topraklar kümes tabanına yayılıp iyice sıkıştırılarak kullanılabilir.

 

Duvarlar: 

 

Sıvalı ve tecritli olması, hiç değilse iç kısım mutlaka sıvanmalıdır.

 

Pencereler: 

 

Telle kapalı, açılır kapanabilir, aydınlatma için yeterli miktar ve büyüklükte olmalıdır.

 

Isıtma:

 

Tüp gazla çalışan radyanlar yada infraruj ampuller kullanılabilir. Bu durumda soba çevresine engeller konularak, palazların fazla yaklaşması önlenmelidir.

 

Yemlik ve Suluklar: 

 

Haftalara göre yemlik ve suluk miktarı şöyle hesaplanmlıdır. 

 

Yaş

1 Palaz için

Yemlik uzunluğu

100 Palaz için Yemlik Miktarı

1 Palaz için suluk

uzunluğu

100 Palaz için

suluk Miktarı

1-2 hafta

5 cm

5 adet

1 cm

1 adet

3-4 Hafta

8 cm

8 adet

2 cm

2 adet

5-6 Hafta

10 cm

10 adet

3 cm

3 adet

6-12 Hafta

12 cm

12 adet

4 cm

4 adet

17-24 Hafta

15 cm

15 adet

5 cm

5 adet


 

Altlık: 

 

Kullanılacak altlık küflü, rutubetli, fazla tozlu olmamalıdır. Altlık olarak talaş,kuru ot,saman vb. nemi çekebilen materyal seçilmelidir.

 

Aydınlatma: 

 

Aydınlatma için normal ampul veya florasan kullanılabilir. 60watlık bir ampul 15m2’lik kümes tabanına gelecek şekilde hesaplanmalıdır. Yerden yüksekliği 2mt. olmalıdır.

 

Hindi Palazı Gelmeden Önce

 

Palazların teslim tarihi kesin olarak öğrenilmeli, özellikle kümese gündüz yerleştirilmesine özen gösterilmeli. Çünkü palazların kümese alışması 4-6 saat sürmektedir.

Kümesin yerleşim merkezinin dışında olmasına dikkat edilmelidir.

Kümesin çok iyi havalandırılmasına ve ısınabilmesine, hava ceryanını olmamasına dikkat edilmelidir.

Kümesin kaba temizliği yapılıp, yıkanıp silinmelidir.

Duvarlar kireçle badana yapılmalıdır.

Bir dezenfektanla tüm kümes dezenfekte edilmelidir.

Kullanılacak alet ve ekipmanlar dezenfektanlı su ile yıkanıp temizlenmelidir.

Kümes tabanına 10-15cm. kalınlığında altlık serilmelidir.

Kümes alanı 100-150 palaz alacak şekilde bölmelere ayrılmalıdır.

Dezenfekte edilen yemlik ve suluklar yerleştirilir, başlangıçta her palaz için 1cm. suluk ve yemlik kenarı yeterlidir.

Palazlar getirilmeden 24 saat önce sobalar yakılmalı, kümes ısısı en az 35°C ye gelecek şekilde ayarlanmalıdır.

Kümes kapısının önünde dezenfektan ve toz kireç kabı bulunmalıdır.

Kümese herkesin girip çıkmasına engel olunmalı, giren kişide başka kümeslerle fiziki irtibatı olmamalı.

Kümese kuş ve kemiricilerin girmesine engel olunmalı.

Tüm hazırlıklardan sonra kümesi içindekilerle beraber fumigasyon ilaçlaması yapılmalıdır.

 

Hindi Bakım ve Beslenmesi

 

1-8 haftalar arası palazlara %28 proteinli hindi palazı yemi verilir.

Kümes ısısı 1.hafta 35°C de tutulmalı,15.günden sonra her hafta 1°C düşürülmelidir.

Işıklandırma 1.hafta 24 saat yapılmalı, her hafta 1saat düşürülerek normal gün ışığına getir.

İlk üç gün vitamin ve antibiyotik tedavisi yapılır. Daha sonra 1ton yeme 1kg. hesabıyla florozolidon(%5)katılmalı, 15 günde bir ABCDE vitaminleri ve selenium verilmeli.

Bir aşı programı hazırlanarak mutlaka uygulanmalıdır.

Hava şartlarına bağlı olarak 45.gününden itibaren meraya çıkarılabilir.

Akşam hindiler meradan döndükten sonra kesinlikle besi yemi verilmelidir.

Merada hindiler için suluk bulundurulmalıdır.

Kesimden 15-20gün önce kapalı yerde kesif yem ile besiye 

Hindi palazı temini ve hastalıkları konusunda herhangi bir problemle karşılaşıldığında TARIM İL ve İLÇE MÜDÜRLÜKLERİNE başvurulmalıdır.

 

BİGADİÇ Hindicilik Üretim İstasyonunun Kullandığı Örnek Vitamin Mineral ve Aşı Programları

 

Vitamin Mineral Programı:

 

Haftada bir gün A D3 E C

Haftada bir gün B C K

15 günde bir gün E- selenium

4,5 aydan itibaren ince mozaik

Nakil,aşı öncesi ve sonrası oluşan strese vitamin takviyesi

 

Aşı Programı:

 

3-14gün New-Castle HB-1 (suda veya püskürtme)

14-24gün New-Castle Lasota (içme sularına)

10.hafta New-Castle Lasota (içme sularına)

HİNDİ ÜRETİMİ

Günümüzde insanların hayvansal kaynaklı gıdalarla beslenmesinde, kolesterolün damar tıkanıklıklarına ve çeşitli dolaşım bozukluklarına neden olması bakımından kırmızı et yerine beyaz et tercih edilir duruma gelmiştir.Ülkemizde son yıllarda, mer’a yönlü gezginci ırk olan Bronz veya siyah hindi üretiminden, broiler tipi 

 

kapalı alanda büyütülen, beyaz Kaliforniya ırkı hindi eti üretimine geçiş başlamıştır. Hindi yetiştiriciliği özel sektörün ilgisini çekmiş ve entansif şartlarda üretimler sürdürülmek tedir.Ülkemizde 650 bin tonlara ulaşan tavuk eti üretimimize karşılık hindi eti üretimi miz ancak 20 bin ton civarındadır

 

Gelişmiş ülkelerde kişi başına hindi eti tüketimi 8-10 kğ.larda seyrederken, ülkemiz de ancak 300 gr.’a ulaşabilmiştir. Alternatif üretim olarak beyaz etin yanına, pembe et olarak hindi eti üretiminin gelişeceği ümit edilmektedir.

Hindilerin tavuklara göre daha dayanıklı, uzun ömürlü ve karkas randımanı ile birlikte beslenme değerlerinin yüksek olması hindi yetiştiriciliğini cazip hale getirmektedir.

 KULUÇKA

 Hindi civcivleri tabi kuluçka veya kuluçka makineleri ile çıkarılır. Hindilerde kuluçka süresi 28 gündür. Bir hindi 18 yumurta ile kuluçkaya yatabilir. Çiftleştirmelerde 10 dişi için 1 erkek uygundur.

Kuluçkalık yumurtalar folluklardan günde dört defa toplandıktan sonra uygun şartlarda bir hafta bekletilip kuluçkaya konabilir. Sivri, yuvarlak, pürtüklü ve kirli yumurtalar kuluçkada kullanılmaz. Kuluçka yeri temiz ve parazitlere karşı korunmuş olmalıdır.

Kuluçka makinalarında olgunlaşma ve çıkış bölümleri mevcuttur. Olgunlaşma bölümünde yumurtalar 24 gün tutulur. Çıkış bölümünde ise 4 gün kalırlar. Kuluçka makinasında yumurtaların çevrilmesi, havalandırma, ısı, ışık ve nem ayarlarına dikkat etmek gerekir.

BÜYÜTME SİSTEMİ - 1

1. Periyod :

0-6 haftalık dönemi kapsar. Civcivler topluca büyütme kümesinde, semirtme kümesleri için hazırlanırlar. Bu periyot içinde kuluçkada veya kümeste 6-8. günlerde gagaları kesilip bir çok aşıları da yapılmış olur.

2. Periyod :

6. Hafta-Kesime kadar dönemdir. Bu dönemde hindiler ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde hazırlanmış yemlerle semirtilerek, (Kesimden bir ay önceden yem kanunlarına göre hazırlanmış etlerde kati suretle rezüdü bırakmayacak olan özel kesim önü yemi kullanılır.) kesime hazır duruma getirilirler. Erkekler ve dişiler karışık olarak semirtilir. Dişiler 16-18. haftalar, erkekler 22-24. haftalar arasında kesilerek tüketime sunulur.

Bu büyütme sisteminde : Büyütme kümesleri her 2 ayda bir dönemden yılda toplam 6 dönem yapmış olurlar. Semirtme kümesleri ise her 20 haftada bir dönemden yılda toplam 2,6 dönem yapmış olurlar. Böylece hem kümes alanından daha fazla yararlanılmış olunur hem de zamandan kazanılarak dönem sayısı artırılmış olur.

BÜYÜTME SİSTEMİ - 2

Hepsi içeri - Hepsi dışarı sistemidir. Kuluçkada çıkan civcivlerin seks ayrımı yapıldıktan sonra dişiler ve erkekler kümesin büyüklüğüne göre farklı veya aynı kümeslere koyularak kesime kadar bu kümeslerde bakım ve beslemesi yapılır.

CİVCİVDEN ÖNCE KÜMES HAZIRLIĞI

Dezenfeksiyon :

* Palazlar kümesten boşaltıldıktan sonra kümes altlıkla beraber dezenfekte edilerek altlıkla beraber oluşabilecek çevresel bulaşma en aza indirgenmelidir.

* Kümesten alınan altlıklar belirli bir alanda biriktirilerek fermente olmaları sağlanmalı ve çevredeki tarla ve bahçelere dağıtılıp bulaşmanın önüne geçilmelidir.

* Kümes içindeki bütün ekipman dışarı çıkartılarak kümes yüksek basınçlı su ile yıkanmalı ve dezenfekte edilmelidir. Bu amaç için zararlı patojenlerin kümes içerisinde oluşan yarık ve çatlaklara yerleşmesini önlemek için bu tip yerler kapatılmalıdır.

* Kümes içerisine konulacak her türlü ekipman mutlaka dezenfekte edilmelidir.

* Suluk hattı ilk önce basınçlı su ile temizlenmeli, daha sonra hat içinde oluşabilecek bakteri ve mantarları yok etmek için dezenfekte edilmelidir.

* Bütün ekipmanlar yerleştirilip altlık serildikten sonra kümes formaldehit ile fümügasyon yapılmalıdır. Fümügasyonun amacına ulaşabilmesi için kümes içi ısısının 24 oC olması sağlanmalıdır.

* Bütün bu işlemler civciv gelmeden en az 5 gün önceden bitirilerek kümes dinlendirilmeye bırakılmalıdır.

Altlık :

* İşlenmemiş ve kaliteli bir ağaç talaşının temiz ve kuru olanı kullanılmalıdır. Çünkü işleme tabi tutulan ağaçlardaki bazı kimyasal maddeler civcivlerde zehirlenmelere sebep olabilir.

* Serilen talaşın kalınlığı en az yazın 8 cm., kışın ise 12 cm. olmalıdır.

* Altlık yüzeyi düzgün bir şekilde bastırılıp sıkıştırıldıktan sonra ekipman yerleştirilmesi yapılmalıdır.

* Altlık materyalinin tozsuz olması gerekmektedir. Aksi takdirde toza karşı çok hassas olan civcivlerde solunum yolu enfeksiyonlarına sebebiyet verilmiş olur.

Ringler :

* Ring materyali, civcivlerin seviyesindeki hava sirkülasyonunun oluşabilmesi için sağlam ve örgülü telden olması gerekir.

* Ring çapının en az 3 metre olması gerekmektedir.

* Ringler tam bir daire şeklinde olmalı, köşeler bulunmamalıdır.

* Her ring için bir ısıtıcı temin edilmeli, ısıtıcı ringin merkezinde bulunmalı, altlık homojen bir şekilde serilmeli ve ring içinde homojen bir sıcak alan oluşturulmalıdır.

 

Her 5.000 adet civciv için ekstra bir revir ringi oluşturmalı. Güçsüz ve zayıf civcivler bu ringe konulmalıdır. Ayrıca bu civcivler için iki misli yemlik ve suluk konulmalı, daha iyi ısıtılarak onlar için özel bir ortam oluşturulmalıdır.

Su :

* Çeşitli darbelerle suyun dökülmesi sebebiyle ilk 48 saat klor konsantrasyonunu çok iyi bir şekilde ayarlamak gerekir. Bu oran 2-3 ppm dir.

* Depodan itibaren bütün hatta her zaman taze su bulundurmalıdır.

* Her 100 adet civciv için bir adet suluk kullanılmalıdır.

* Her bir palaz için en az 1 cm. suluk kenarı sağlanmalıdır.

* Her bir suluk, ısıtıcıdan en az 30 cm. uzak olmalıdır.

* Civcivlerin suluk içine düşüp boğulmalarını önlemek için suluklardaki su yüksekliğinin iyi ayarlanması gerekmektedir.

* Su hattı dezenfekte edilmiş olmalıdır.

Yem :

* İlk başlangıç yemi, en küçük boyutlarda, iyi, kıvamında crumble (kırma pelet) olmalıdır.

* Her 100 adet civciv için bir adet yemlik sağlanmalıdır.

* Her bir palaz için en az 2,5 cm. yemlik kenarı sağlanmalıdır.

* Yemlikler ısıtıcıdan en az 30 cm. uzaklıkta olmalıdır.

* Taze yem temin etmek amacıyla yemliklerin hemen doldurulması önemlidir.

Isıtıcılar :

* Her bir ring için bir adet ısıtıcı kullanılmalıdır.

* Ringin merkezindeki 0,4 M2’lik alanda 43-46 oC’lik bir sıcak olması temin edilmelidir.

* Isıtıcıların altlıktan mümkün olduğunca uzak tutulması temin edilmelidir. Yükseklik ayarlanabilir olup ısıtıcı uygun sıcaklığa göre ayarlanmalıdır.

* Isıtıcı eğimi ring içinde 10 oC daha farklı sıcaklık farkları oluşturmayacak şekilde ayarlanmalıdır.

Havalandırma Ve Sıcaklık Kontrolü :

* Bütün havalandırma ekipmanları kullanıma hazır olmalıdır.

* Bütün termostatlar doğru ölçüm yapabilecek şekilde kalibre edilmeli ve en uygun yere yerleştirilmelidir.

* Fan grubunun termostat ayarları istenilen sıcaklık dereceleri ile uyuşmalıdır.

* Hava girişlerinin ağızları değişmeyen negatif basınç olacak şekilde ayarlanarak sürekli hava girişinin garantiye alınması sağlanmalıdır.

* Fanların yavaştan hızlıya doğru çalışması, kümes içindeki sıcaklığın ani olarak azalmasını önleyecek ve ısıtma sisteminin daha verimli çalışmasını sağlayacaktır.

* Altlığın ısınmış olmasına dikkat edilmelidir.

B

BÜYÜTME DÖNEMİ (0-6.HAFTA)

* Kuluçkahanede işlemleri bitmiş olan civcivlerin büyütme kümesine nakli uygun bir civciv nakil kamyonuyla yapılmalıdır. Nakil esnasında ısı 21-24 oC olmalı ve mutlaka havalandırma sistemi bulunmalıdır.

* Büyütme kümesine yerleştirme esnasında sırasıyla ısı, su ve yem hazır olmalıdır.

* Her bir ring içine 240 - 320 adet civciv konulmalıdır.

* Yerleştirme esnasında civcivlere nazik davranmalıdır.

Altlık :

* Islak ve kekleşmiş altlık günlük olarak değiştirilmelidir.

* Ring içindeki altlığı altından karıştırmak gerekir.

* Gerektiğinde yeni altlık ilave edilmelidir.

* Altlıktaki nem ve tozun kontrolü için sabit basınçlı havadan yararlanılmalıdır.

* İyi altlık kondüsyonu için aşırı yakıt tasarrufuna gidilmemelidir.

* Kümes içindeki havada amonyak gazı miktarı 5 ppm veya daha az olmalıdır.

Su :

* Civcivler ilk geldiğinde % 2-5 oranında şekerli su verilerek oluşan enerji kaybının önlenmesi yoluna gidilmelidir.

* Sulukların günde en az iki kere su ihtiyacını karşılayacak şekilde taze su ile doldurulması gerekmektedir.

* Suyun dökülerek altlığın ıslanmasına engel olmalıyız. Bunun için suyun en uygun bir konumda (1,9 cm. yükseklikte) doldurulması gerekmektedir.

* Suluklar günlük olarak boşaltılıp temizlenmeli ve belli bir miktar hareket ettirilerek yeri değiştirilmelidir.

* Sulukların kenar yüksekliğinin palazların sırt seviyesinde olması temin edilmelidir.

* Depodan itibaren bütün hatta 2-3 ppm klor olması temin edilmelidir.

* İlk 3 gün boyunca civcivler fazla hassas olduğundan içme suyu ile ilave olarak vitamin ve mineral verilebilir.

* Belli aralıklarla sulardan numune alınarak özellikle bakteri, nitrat, nitrit ve diğer patojenler bakımından laboratuar kontrolleri yapılmalıdır.

Yem :

* Yemlikleri uygun pozisyonda aynı seviyede doldurulmalı ve yem değişimi için her zaman taze yem bulundurulmalıdır.

* Yemlik içine karışan talaş ve gübreler sürekli temizlenmelidir.

* Yemin herhangi bir şekilde kontamine olmaması gerekir.

* Civciv yemliklerin yeri sürekli değiştirilerek altlıktaki bozulma önlenmelidir.

* Yemlik kenar yüksekliğinin palazların kursak hizasında olmasını sağlamalıyız.

* İlk 4 hafta crumble (kırma pelet) yem verilmeli, 5.haftadan itibaren pelet yeme geçilmelidir.

* Yemliklerde sürekli taze yem bulundurarak yem yenmesine ve gelişmeye yardımcı olunmalıdır.

* 15.günden sonra yem içine palaz başına 0,5 gr. grit katılarak yemden yararlanma arttırılmalıdır.

* Hem rasyonun içeriği hem de bakteriyel bulaşmalara karşı belirli aralıklarla yemlerden numune alınarak gerekli laboratuar kontrolleri yaptırılmalıdır.

Isıtma :

* Her ısıtıcının doğru çalıştığından emin olunmalıdır.

* Sıcaklık dereceleri ilk gün boyunca 37 oC’nin altına düşmemeli ve 40 oC’yi geçmemelidir.

* Isıtıcıların yükseklik ayarı, yem ve su tüketimi ve palazları kümes içindeki dağılımlarına göre en uygun konumda yapılmalıdır.

* Kümes içi sıcaklığı sürekli kontrol edilmelidir.

* Isıtıcılardan gaz kaçağı olmadığından emin olunmalıdır.

SEMİRTME DÖNEMİ (7.HAFTA - KESİM)

* Palazların semirtme kümeslerine nakli uygun nakil araçları ile yapılmalıdır.

* Kafeslere uygun sayıda palaz konularak olabilecek zayiatlar önlenmelidir.

* Nakil esnasında bir stres oluşacağından semirtme kümesleri her bakımdan hazır olmalı ve stres faktörleri en aza indirgenmelidir.

* Stres faktörlerini en aza indirebilmek için, palazlar semirtme kümesine geldiklerinde içme sularında C vitamini kullanılmalıdır.

* Nakilden 6 saat önceden yem, 2-3 saat önceden de su kesilmelidir.

Altlık :

* Kümes tabanındaki ıslak ve normal altlıklar karıştırılarak, kekleşme önlenmelidir.

* Altlıktaki nem ve tozun kontrolü için sabit basınçlı havadan yararlanılmalıdır.

* Özellikle kış aylarında yeterli havalandırma yapılmadığından altlık kondisyonu kötüye doğru gitmektedir. Bu durumlarda kümeste ısıtıcı kullanarak altlık kondisyonunun iyi duruma getirilmesi yoluna gidilmelidir.

* Kümes içindeki havada amonyak gazı miktarının 5 ppm veya daha az olması gerekir.

Su :

* 100 adet hindi için 1 adet suluk bulundurulmalıdır.

* Her bir hindi için en az 1 cm suluk kenarı olmalıdır.

* Suluk kenar yüksekliği hindilerin sırt seviyelerinde olacak şeklide ayarlanmalıdır.

* Suluk içindeki suyun yüksekliği hindilerin su içme aktivitesi ve altlığın kondisyonuna göre 1,3 - 1,9 cm. arasında ayarlanmalıdır.

* Depodan itibaren tüm hatta 3-5 ppm konsantrasyonunda klorlamaya devam edilmelidir.

* Sulukların her gün iki kere boşaltılıp temizlenmesi gerekmektedir.

* Özellikle yazın sıcak günlerde hindilerin önünde basınçlı su ile taze ve soğuk su temin edilerek sıcaklık stresi azaltılmalıdır.

* Kesimden 6 saat önceden su kesilmelidir.

* Belirli aralıklarla sulardan numune alınarak özellikle bakteri, nitrat ve nitritler açısından gerekli laboratuar muayeneleri yaptırılmalıdır.

Yem :

* Yem tüketimini en üst seviyeye çıkartacak ve gelişme potansiyelini en iyi yapacak ortam sağlanmalıdır.

* Besin değerleri verilen tablodaki gibi olmalıdır.

* 75 adet hindi için 1 yemlik temin edilmelidir.

* Her bir hindi için en az 2,5 cm. yemlik kenarı olmalıdır.

* Yemlik kenar yüksekliği her zaman hindilerin kursak hizasında olması sağlanmalıdır.

* Yem pelet formunda, kalitesi iyi, kolay yutulacak formada olmalıdır ve haftalık yem tüketimi gereğinden fazla olmamalıdır.

* Yemler ve yemleme sistemlerinin tümü küf olmaması bakımından kontrol edilmelidir.

* Hem rasyonun içeriği hem de bakterilere karşı, yemlerden belirli aralıklarla numune alınarak gerekli laboratuar kontrolleri yapılmalıdır.

* Yem içine her bir hindi için 0,5 gr. grit katılarak yemden yararlanma arttırılmalıdır.

* Kesimden 8 saat önceden yem kesilmelidir.

Isıtma :

* Semirtme döneminde genellikle ısıtıcıya ihtiyaç duyulmaz. Ancak özellikle kış aylarında palazlar semirtme kümeslerine nakledildiklerinde ilk 3 hafta kümesi ısıtılarak 20 oC tutmak gerekir.

* Altlık kondisyonu kötüye doğru giderse kümes ısıtılarak durum düzeltilmesi yoluna gidilmelidir.

Niçin hindi üretimi yapmalıyız

 

Hindi diğer kanatlıların değerlendiremeyeceği gıdaları değerlendirir. Eti daha ucuza mal edilir. 1,5-2 aylık olduktan sonra meraya çıkabilir, her türlü ot ve böcekle beslenebilir. Kanatlı etin en kaliteli kısmı olan göğüs ve butlardaki et miktarı diğer kanatlılardan daha fazladır. Hindi kümes hayvanları içerisinde yemi ete çevirme yönüyle birinci durumdadır. Eti çok lezzetli olup kolesterol oranı çok düşüktür. Hindi gelecek yıllarda gerek kalitesi gerekse ürünlerinin çeşitliliğiyle kırmızı ete en büyük alternatif olacaktır.

Hindi Irkları :

1-Bronz

2-Siyah

3-Beyaz

4-Sarı

5-Hibrit Irkları

1- Bronz Irk :

Orijini A.B.D. olup dünyanın birçok ülkesinde yetiştirilmektedir. Bu ırkın en büyük özelliği geniş göğüslü olmasıdır. Altı ayın sonunda erkekler 11-12 kg. canlı ağırlığa, dişilerse 8-9 kg. canlı ağırlığa ulaşır. Genellikle 28 haftada cinsi olgunluğa ulaşır.

Yumurta rengi beyaz olup kahverengi beneklidir. Yumurta verimi 40-70 arasındadır. Ortalama yumurta ağırlığı 85 gr' dır. Uçma tüyleri beyaz çizgili siyah, kuyruk tüyleri beyaz kenarlı siyahtır.

Bu ırkın Amerika dahil hiçbir ülkede saf orijini kalmamış olup, yurdumuzda hindi üretme istasyonlarında bu ırkın melezleri ile üretime devam edilmektedir.

2- Siyah Irk :

Anavatanı İngiltere'dir. Orta büyüklükte olup, et kalitesi iyidir ve göğüs eti boldur. Tüyleri yeşil cilalı siyahtır. Yumurta verimi yıllık 60-70 adet olup, ortalama 75 gr'dır.

3- Beyaz Irk :

Bu ırkın orijininin bronz ırkı olduğu söylenir. Tüyü beyaz, bacak ve parmakları solgun pembe, sakalı siyah renktedir. Kesilip temizlendikten sonra üzerinde küçük hav tüyleri pek görünmez. Yumurta verimi bronz hindi kadardır. Yumurtaları beyaz, üzeri kahverengi beneklidir. 26 haftada cinsi olgunluğa erişir. Meşhur beyaz hindi ırkları Avusturya, Hollanda ve İngiliz beyazlarıdır.

4- Sarı Irk :

a) Bourbon Kırmızısı : Orta ağırlıktadır. Yalnızca Amerika'da yetiştirilmektedir. 24-28 haftalıkken cinsi olgunluğa erişir. Rengi kırmızımtırak kahve olup, kanat kuyruk tüyleri beyaz, tunç ve kırmızı karışığıdır. Bacakları pembemsi kırmızıdır.

b) Jersey Buff : Küçük tip hindilerdir. 26 haftalıkken cinsi olgunluğa erişir. Rengi göğüs hariç sarımsı, kırmızı, göğüs tüyleri erkekte siyah uçlu, dişide beyaz uçludur.

 5- Hibrit Irk :

Hindi yetiştiriciliği ileri olan ülkelerde beyaz hindi ırklarının birbirleriyle melezleme yapılması neticesinde elde edilmişlerdir. Bu ırkların saf ana ve baba hatlarından suni tohumlama yoluyla yumurta alınmakta olup, bu yumurtalardan hindi palazı elde edilmektedir. Bu hibrit hindi ırkları genelde ağır hindi ırkları olup, kümes şartlarında beslenmesi zorunludur. Meraya çıkamazlar 30 haftalık besleme sonunda kesildiğinde erkekler 18-20 kg. dişileri 12-14 kg. et verebilir. Cinsi olgunluğa 30 haftada ulaşır. Yıllık 40-70 adet yumurta verir.

Dünyada A.B.D. Kanada, İngiltere, İtalya, Fransa ve İsrail kendi hibrit hindi ırklarını üretmiş ve alıcı ülkelere yumurta, palaz satışı yapmaktadırlar.

Ülkemizde ağır hindi ırkları bu ülkelerden Devlet aracılığı ile üretim istasyonlarımıza getirilmiş olup, üretilmesinin suni tohumlamayla olması, yem tüketiminin fazla olması, meraya çıkamaması ve ağırlığının fazla olması nedeniyle satışındaki güçlükler ve üretilmesinde yeterli kalifiye elaman olmaması nedeniyle başarılı olunmamıştır.

 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren

hindi palazı üretim kuruluşları :

Keskin, Kandıra, Bigadiç, Çorum, Yahyalı, Bingöl, Konya-Beyşehir, Not : Amerikan Bronz hindi palazı için ya bu kuruluşlara yada İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine müracaat ediniz.