Köpek Eğitimi

Köpek Eğitiminde Temel Bilgiler

Köpek Eğitimi Nedir?

 

Eğitim esnasında öğretilen komutlar köpeğinizle anlaşma yolunda ilk adımlar olabilir ancak önemli olan gerek insan veya hayvan topluluğu içerisine çıktığında gerekse sahibiyle yalnız kaldığında kimseyi rahatsız etmemeyi öğrenmesi,sosyal davranmayı bilmesi,zamanla komutlara gerek duymamasıdır.

 

Köpeğe en iyi eğitim hangi ortamda verilir?

 

Köpeğin kendi yaşadığı ortamda, sahibinin gözetiminde. Böylece köpekte ayrılık stresi oluşmayacak ve özlem içerisinde olmayacak,eğitmen tarafından eğitim esnasında köpek sahibine eğitim hakkında bilgi aktarımı olacaktır.

 

Eğitim nekadar sürer?

 

Temel ve ileri itaat eğitimi 3-4 hafta.

 

Eğitim Adaptasyonu nedir?

 

Köpeğin temel ve ileri itaat eğitimlerinin bir köpek eğitmeni tarafından verilmesi sonrası öğrendiklerini sizinle de yapması için eğitmenle birlikte çalışmanız.

 

Temel eğitim bir köpek için şarttır. TEMEL EĞİTİM verilirken aceleci olmayıp, komutları yavaş yavaş köpeğe öğretmeliyiz. Aksi taktirde köpek zevk almaz ise inat yapabilir ve hatta eğitimden soğuyabilir. Köpeklerde aynı çocuk piskolojisine sahiptirler, olumsuz ortam ve hareketlerden çok çabuk etkilenirler. TEMEL EĞİTİM aşamasında çok sabırlı ve toleranslı olunmalıdır. Sevk kayışı (yedek) ile bağımlı olarak altı ay kadar beraber olmak gerekir,bütün eğitimi bitse bile.

 

YÜRÜ : Tasmalı olarak yanınızda yürümek. Bu eğitimin temel taşıdır. Çünkü köpek sahibini değil de, sahibi köpeği gezdirmelidir. Bu kural çok önemlidir çünkü köpekler ikili yürüyüş ahengini bilmezler ve dağınık yürürler.Bu eğitimde temel amaç sahibi ile köpek gezinti yaparken yürüyüşlerinin ahenk içinde olmasıdır. Köpek sizin dizinizin hizasında yürümelidir. Ne sizden hızlı ve uzak nede sizin gerinizde kalmalıdır.

 

KAL : Köpeğe 6 aylıkken başladığımız ilk komut (kal)'dır.Bu komutta köpeğiniz ayakta 4 ayağının üstüne durmalıdır. İkinci bir emir gelene kadar köpek bu şekilde duracaktır. Köpeğinizle normal tempoda yürürken (ilerde koşarken) emir verildiği anda duracaktır.

 

OTUR : Köpek sol diz hizanızda yürürken aniden durduğunuzda 1'nci komuttaki gibi düz (kal) pozisyonuna geçmeli.Eğitim yaparken sevgi unsuru ihmal edilmemeli ve tabi ki istemediğiniz bir hareket yaparsa anında olumsuz bir tavır sergilenmemelidir.

 

YAT : Bu öğretilen komutları daima ilk başlarda temel eğitim bitene kadar yapmak gerekir.Köpekler pek yatmayı sevmez,çünkü bu durumda boyutları küçülür ve etrafı pek göremezler. İçgüdüsel olarak daima tetikte olurlar. Her an bir yerlerden karşılarına bir tehlike çıkacakmış gibi davranırlar.

 

HAYIR : Bu komutu söylediğiniz an da köpek o anda ne yapıyorsa o işi bırakmalıdır, mesela bir pisliği yemeye çalışıyor veya bir kediye saldırmaya hazırlanıyor olabilir.

 

Bol Tekrar ve Oyun : Köpeğin eğitiminde çok önemli rol oynar. Köpeğin yaşı ilerledikçe eğitim zorlaşacaktır.

 

 

Genel Eğitim

Köpek Eğitmek

 

EĞİTİM

 

İster bahçede ister evde kalsın bir köpeğin kesinlikle eğitilmesi gerekir. Bununla köpeğin mutlaka bir eğitmen tarafından eğitilmesi gerektiği kastedilmemektedir. Bazı köpekler aile bireylerinin davranışlarıyla kendi kendini geliştirerek eğitilebilirler. Ancak yeterli bilgi ve zaman gerektirdiği için en iyi yol böyle bir işe kalkışmadan köpeğin eğitilmesi için ya bir eğitmene ya da uygun bir kulübe verilmesidir. Bir köpek ne kadar iyi eğitilirse eğitilsin, kalabalık ortamlara her zaman tasmalı olarak çıkmaları gerektiği unutulmamalıdır. Aşağıda açıklanan yöntemler bir eğitimin ana hatlarının en basit şekli olup eğitilecek köpeğe göre değişiklik gösterebilir. 

 

GENEL EĞİTİM 

 

Genel eğitim, köpeğe mutlaka verilmelidir. Kimi köpek bu tür eğitimleri kendiliğinden öğrenir gibi görünse de bu sırada yanlış alışkanlıklar edinebileceği için aşağıdaki eğitim kurallarına kesinlikle uyulmalıdır. 

 

1) Eve Uyum: Öncelikle annesinden yeni ayrılmış yavru köpeklerin eve alıştırılması sağlanır. Genellikle bu olay pek sorun oluşturmamakla beraber bazen yavru, annesinin ve kardeşlerinin özlemi içerisinde olabilir. Bu yüzden yalnız kaldığı zamanlar ağlamaya başlar. Burada dikkat edilmesi gereken konu köpekle fazla ilgilenmemektir. Aksi taktirde köpek sürekli aynı ilgiyi bekler, göremediği zaman da mutsuz olur. 

 

2) Yeme içme Alışkanlığı: Küçük yavru köpeklerde gerekli besini alabilmesi için günde 5 öğün verilir. Öğün sayısı köpek büyüdükçe azaltılarak, köpek bir yaşına geldiğinde 1 'e indirilir. Yeme ve içme eğitimi için, köpek önüne konulan besini hemen bitirmeli, bitirmediği taktirde belli bir süre sonra kaldırılmalı ve yemek her gün aynı saatlerde verilmelidir. 

3) Tuvalet Alışkanlığı: Bunun için çeşitli yöntemler önerilmektedir. 

 

a ) Yavru köpeklerin uykudan kalktıktan hemen sonra veya yemek yedikten belirli bir süre sonra istenilen yere götürülerek tuvaletini yapması beklenir. Yaptığı taktirde ödüllendirilir. Bu yöntemlerden en basitidir. 

 

b ) Küçük ve orta yaşlı köpeklerin eğitiminde iyi bir gözlem gerekmektedir. Köpeği sık aralıklarla dışarı çıkartarak, dışarıda tuvalet yapması sağlanır. Tuvaletini yaparken köpek sözlü olarak ödüllendirilir. Ancak köpek tuvalet pozisyonu aldığında köpek sahibinin hareket etmemesi ve köpeğin görebileceği bir yerde olması gerekir. Aksi taktirde köpek vazgeçebilir. 

 

 

 

Bu eğitimde yapılmaması gerekenler; 

 

a- Köpeğinizin daha az idrar yapacağını düşünerek suyunu azaltmayın ya da kesmeyin, çünkü köpekleri n önünde sürekli su bulundurulması, istedikleri zaman su verilmesinden daha doğrudur. 

 

b- Köpeğinizin burnunu idrarını yaptığı yere sürmeyin, çünkü bu kötü ve yararsız bir cezadır. Sadece tuvaletini yaptığı yeri koklamasını sağlayıp, dışarı alın. 

 

c- Kimi köpek kendiliğinden tuvalet yapmak istediği zaman huysuzlanır, köpek sahibi bu davranışa anlam veremez ve köpeği cezalandırır. Bu durumda köpek yanlış bir şey yaptığını düşünerek daha sonra hareketleriyle belli etmeden istenilmeyen yere idrarını yapar. 

 

Köpeğinizin dışarıda her yere tuvaletini yapmasına izin vermeyiniz ve tuvaletini yaptığı yeri temizleyiniz. Bu şekilde köpekleri n çevreden olumsuz tepki görmesini de önlemiş olursunuz. 

 

4) Çevreye Zararın Önlenmesi: Bu amaçla özellikle küçük yaştaki köpeklerin diş değiştirme döneminde alışkanlık haline getirdikleri kemirme eylemi giderilmeye çalışılır. Bunun için küçük yaştan itibaren diş kaşıntıları ortaya çıkmaya başladığı dönemde oyuncak kemikler verilir ve köpeğin çevredeki eşyalara zarar vermesi engellenir. Doğal kemikler de kaynatılarak verilebilir, ancak bunda aşırıya kaçmamak gerekir. Aksi taktirde sindirim bozuklukları görülebilir. 

 

5) Tasma Alışkanlığı: Yavru köpekleri n bu alışkanlığı edinebilmeleri için en iyi yöntem boyunlarına tasmayı çağrıştıracak herhangi bir şeyin takılmasıdır. Küçük yaştan itibaren köpeklerin tasma ile dolaştırılmaları ilerisi için yararlıdır. Kimi köpek sahipleri, köpek üzerinde güzel durduğu için zincirden yapılmış tasmaları kullanmayı tercih ederler. Ancak, ağırlıklarından dolayı taşıyamadıkları için, küçük yavru köpeklerde bu uygulama yanlıştır. 

 

6) Köpeğin Adını Öğrenmesi ve Alışması: Öncelikle tek heceli bir isim seçilmelidir. Yavru köpeklerde yemek verirken, onlarla ilgilenirken, onları çağırırken vb. durumlarda tekrarlanarak köpeğin ismini öğrenmesi ve alışması sağlanır. Dikkat edilmesi gereken bir konu, bu isim seçilirken köpeğin büyüklüğü ve ırkının göz önünde bulundurulmasıdır. 

 

Kimi köpek sahibi geleceği düşünmeden köpeğe uymayan isimler vermektedir. Bu isimler ileride çevre tarafından yadırganacağı için köpek sahibi bu ismi değiştirmek durumunda kalabilir. 

 

7) Köpeğin Düdüğe Alıştırılması: Bu amaçla köpeğe adı öğretilirken bazen düdük kullanılır, böylece köpek düdük sesine de alıştırılmış olur. 

 

8) Köpeğin Havlamasının Önlenmesi: Yavru köpekler anneleri ve kardeşlerinden ayrıldığında ve yeni bir yere getirildiklerinde yanlarında sürekli olarak birisine gereksinim duyarlar. Yalnız kaldıklarında ise öncelikle sızlanarak daha sonra sızlanmanın şiddetini arttırarak havlamaya başlarlar. Bunun önlenmesi için köpeklerin bulundukları yere, ya saat ya da açık bir radyo konulması iyi sonuç verebilir. Bunun yanı sıra köpeğin bulunduğu ortama bir zil konularak köpek havladığında zile basılarak havlaması engellenir. Diğer bir yöntem ise köpek havladığında köpeğin bulunduğu odanın kapısını çalmak ya da kapıya ucunda ağırlık bulunan bir ip bağlayarak ipi çekip bırakmaktır. Bu eğitim sabır gerektirir, her ağlayışında sabırsız davranarak köpeğin bulunduğu yere gidilmesi olumsuz sonuç verir.

Her seansta amaç edindiğiniz komuta bağlı kalın:

 

 

Yavrunuzu eğitirken önceki derslere de geri dönebilirsiniz; fakat bugünkü amacınız yürümek ise yürümek üzerinde yoğunlaşın. Yanlış yürüdüğü her seferinde yavrunun hatasını düzeltin doğru yaptığında ödüllendirin.Köpeğinizin sıkıldığını anladığınızda dersi doğru yaptığı son turda hemen bitirin.

 

Anında ödüllendirin: Bazı eğitmenler az miktarda ödül yiyeceği kullansa da hepsi eğitimde övgünün değeri konusunda hem fikirdir. Yavru söyleneni doğru şekilde yaptığında onu, heyecanlandırıp disiplini bozmadan,içten bir şekilde ödüllendirin. Yavrunun bir kez itaat etmesi oyuna başlayacağınız anlamına gelmemelidir.

 

Eğitimi oyundan ayırın: Yavrunun aklını öğrenmesi gerekenler üzerinde tutmalı ve oyun ve eğitim arasına mesafe koymalısınız. İtaat ettğinde onu ödüllendirin ve bol sevgi ve ödülü oyun sonrasına saklayın.

 

"Tutarlılık" iyi bir eğitimin anahtarıdır: Köpeğinizin eğitiminde amatör olabilirsiniz; fakat her seferinde egitimi aynı şekilde yaparsanız tutarsız davranan tecrübeli bir eğitmenden daha doğru sonuçlar alırsınız. Genç köpek ses tonunuzdan eğitimde olduğunun farkında olmalıdır. Sık sık farklı ses tonları ve komutlar kullanırsanız köpek neden bahsettiğinizi anlamayacaktır.

 

"Sabır" eğitimde en büyük erdemdir: Tutarlılık kadar önemli diğer bir özellik de sabırdır. Ne kadar iyi bir köpeğe sahip olsanız da sonuçta o hala daha bir yavrudur. Sizin onayınızı ve sevginizi kazanmak için öğrenmeye gereksinimi vardır; fakat çok hızlı giderseniz iyi bir hayvanın karakterini bile mahvedebilirsiniz.

 

Yavru kafesinden çıktıktan hemen sonra eğitime başlamayın: Birikmiş enerjisi konsantrasyonunu negatif etkileyebileceğinden ona biraz zaman vermenizde fayda vardır.

 

Eğitime Başlamadan Önce 

 

Disiplin:Her zaman aynı komutu önce yavrunun ismini söyleyerek net bir şekilde söyleyin. Bebek gibi ya da kısaltmalarla konuşmayın. Oyun saati sonradır. Şu an eğitimdesiniz.

 

Tutarlılık: Köpek sahipliğinin diğer alanları gibi tutarlılık çok önemlidir. Erişkin olduğunda köpeğinizin yapmasını istemedğiniz her şeyi yavruyken belirleyip en baştan kontrol etmelisiniz. Yavruyken üzerinize atlayan, elbisenizi çekiştiren ya da yataklara çıkan bir köpek 35 kg'yi geçtğinde aynı davranışları devam ettirmekte hiç bir sakınca görmeyecektir.

 

Net olun:Aynı anda birden fazla komut kullanmayın: "Paşa buraya gel ve otur."sadece köpeğin aklını karıştıracaktır. 

 

Anne modelini kullanın: Unutmayin ki yavrunun ilk eğitimi bir uzman olan annesi tarafından başlatılmıştır. Onun örnegini izleyin:

 

Hataları anında düzeltin Tutarlı olun Asla sinirlenmeyin İçten şekilde ödüllendirin Daima sabırlı olun

KÖPEK EĞİTİMİNİN PÜF NOKTALARI

Köpek eğitinde başarılı olmak için dikkat etmeniz gereken hususlar şunlardır;köpeğin eğitimine ne kadar erken başlarsanız o kadar başarılı olur kolay sonuca ulaşırsınız. Köpeğin insanla ilişkisindeki ilk deneyimleri onun bütün hayatını etkiler ve kalıcıdırlar.Başlangıçta hatalı giriş yapmamak için 1-2 seans profesyonel

yönlendirme almak ilerisi için eğitiminde oluşacak hata oranlarını düşürür verimliliği arttırır.

 

KÖPEK EĞİTİMİ İÇİN GEREKLİ OLAN ÖZELLİKLER

 

SABIRLI OLMAK-Bütün eğitim boyunca çalışmalarda dost ve arkadaşça bir hava olmalıdır.Köpeğiniz ne kadar güç öğrenip,ilgisi çabuk dağılsada hevesinizi kaybetmemelisiniz. Köpeğin isteksiz olduğu durumda bile umudumuzu kaybetmeden kararlı olduğunuzu ona göstermelisiniz.

 

TUTARLILIK-Her çalışma ve detayı köpeğiniz hatasız,öğreninceye dek tekrarlamalı,çalışmaları köpeğiniz istediği zaman değil, siz istediğiniz zaman bitirmelisiniz.

 

SEVECENLİK-Eğitimdeki dostça yaklaşım,kurulacak duygusal köprü motivasyonu arttırır. Çalışmada ortam uyumlu ve arkadaşça olmalıdır. Bu köpeğin her istediği

olacak anlamına gelmez. Ne kadar sakin olursanız o kadar iyi netice alırsınız bu çalışmalardaki gerilimleri ortadan kaldıracaktır. SES TONU-Köpeğiniz emir,azar ve övgüyü ayırt edebilir,tonlamaları algılayıncaya kadar çalışın.Böylece köpek sahibinin karalılığını,memnun veya kızgın olup olmadığını anlar.Köpekler iyi duyduğundan çok fazla bağırmanıza gerek yoktur.

KÖPEĞİNİZE HER GÜN EN AZ 1 SAAT AYIRMALISINIZ!

 

Eğitimin yaşı yoktur demiştik eğitim köpeğin ve sahibinin ortak yaşamını her iki taraf için kolay kılması bakımından köpek için şarttır .doğada vahşi ortamda yaşayan canlılar bile yaşamak için ve sürü uyumu için mutlaka anne ve babasından alabileceği bütün eğitimleri almak zorundadır Alamayan yavrular ise yaşına dahi giremeden bir başka canlıya yem olur veya bir felakete maruz kalır Evinize getirdiğiniz yavru köpekte ileriki yaşamını kolaylaştıracak eğitimini sizden alacaktır Eğitim almamış hangi canlı olursa olsun yaşamında zorluklar karşısında geri adım atar ve karşılaştığı zorluklar karşısında başarılı olamaz köpek eğer eğitimsiz ise sahibine ve çevresine mutluluk vermez ancak eğitimli bir köpek çevresinden övgü toplar o güne kadar hiç bir köpekle yakınlaşmamış bir kişi bile artık köpeğe sempati ile bakacaktır ve ön yargılardan arınacaktır.

 

Köpek yetiştirmenin altın kurallarını iyi etüt etmek ve anlamak köpeğinizi yetiştirmenizde size çok kolaylık sağlar,köpeğinizi iyi gözlemlemeli ve ona göre davranmalısınız.Köpek denen canlı son derece iyi bir gözlemcidir,sizi bütün gün izler ve ona göre davranır. Köpek eğitmek veya köpek beslemek diye bir şey yoktur,"KÖPEK YETİŞTİRMEK" vardır. Yavru bir köpeği alırsınız ve ölene kadar onu yetiştirirsiniz,bu zaman zarfında beslersiniz,eğitirsiniz.Köpeğiniz ile ilk komutları çalışmaya mutlaka sakin bir ortamda başlayın ve öğrenmeyi başardıktan sonra daha kalabalık ortamlarda çalışmaya devam edin.Çalışma sayıları ve tekrarlar çoğaldıkça öğrenme de hızlanır.Köpek yetiştirmek sanıldığı kadar basit değildir.Ancak bazı insanlar öğretme konusunda doğuştan yeteneklidir.Şöyle bir düşünün;mutlaka çevrenizde öğretme konusunda yetenekli bir tanıdığınız vardır.Hiç ilgilenmediğiniz bir konuyu size sohbet esnasında hissettirmeden öğretir.Sonradan siz bunun farkına varınca da hayretler içinde kalırsınız.Biz sadece size eğitimin temel teknik ve bilgilerini veriyoruz.Biz de çok iyi biliyoruz ki her köpek sahibi eğitim konusunda başarılı olamaz.On köpek sever dener fakat dört kişi başarılı olur.Eğer bu rakamları yükseltebilirsek başarılı köpek sahibi sayısı artar.Konuyla ilgili kitaplar da hep bu sebeple yazılır.Ekonomik nedenlerden dolayı da birçok insan köpeklerini eğittirememektedirler.Bu nedenle verilen bilgileri iyi değerlendirin,en azından köpeğinizi kendiniz eğitemeseniz bile doğru bir şekilde yetiştirmiş olursunuz. Anlayamadığınız bir komutu kesinlikle köpeğinize öğretmeye çalışmayın .aksi takdir de köpekte psikolojik problemlerin oluşmasına sebep olursunuz bizim kitap yazmaktaki asıl amacımız köpeğinizi problemsiz bir şekilde yetiştirmenizdir size tavsiyelerimiz de ne diyorsak elinizden geldiğince uygulamaya gayret edin Mesela siz yemek yerken asla ve asla köpeğinize masa kenarından yemek vermeyin ve verdirtmeyin diyorsak bu hem sizin hem de köpeğinizin iyiliği içindir mutlaka bu kurala uyun çünkü doğada köpek bir dilenci değildir sizin acıyıp ta vereceğiniz bir parça yiyecek köpeğinizi artık dilenci yapmaya yetecektir

 

Köpek yetiştirirken iki şeyden yararlanmalıyız

 

1- Dolaylı etki;

2- Direkt etki;

3- Tavizsiz Davranmak

 

Bu üç temel kuralı mutlaka daima her yerde ve ortamda kesinlikle uygulamalıyız aksi olursa köpek büyüdüğünde asla söz dinletemeyiz bazı eğitimler vardır ki asla uzmanlara danışmadan öğretmeye çalışmamalıyız (saldırı eğitimi ) gibi.

 

Köpeğinizin Zekası

 

Köpeklerde zeka komutları öğrenme ve itaat derecesine göre belirlenir. Buna göre köpeklerde zeka sıralamasında ilk 10 şöyledir;

 

1- Border Collie

2-Kaniş - Poodle

3-German Shephard

4-Golden Retriever

5-Doberman Pincher

6-Shetland Sheep Dog

7-Labrador

8-Papillon

9-Rotweiller

10-Avustralya Çoban Köpeği.

 

(Yeni bir komutu 5 ya da daha az tekrarda öğrenirler. Komuta itaat %100 e yakındır.)

Köpek Eğitimi Temel İtaat (Otur Komutu)

Köpeğinizin tasma ile yürümeye alışık olup olmamasına bağlı olarak kursa "'Otur" ya da "Yanaş" ile başlamanız uygundur. 

 

Tasmaya alışık değil ise "Otur", buna alışması için iyi bir başlangıç olacaktır. Her gün zaten kayış ile yürüyorsa ve bu konudaki davranışlarından memnunsanız "Yanaş" komutu ile giriş yapmak daha uygun olacaktır.

 

Köpeğinizle eğitime başladığınız ilk gün uygun bir yer bulması için onu serbest bırakın. Kayışla dolaşıyor olsanız bile bırakın istediği yere götürsün sizi. Başlangıç için en uygun mekanlar boş okul bahçeleri, açık alanlar ve ıssız parklardır. Böyle bir yer bulduğunuzda, köpeğiniz oraya oyun ve eğlence için geldiğiniz kanısında olmalı, kendisini rahat ve sakin hissetmelidir. Aslında amaç sadece eğlenmek olmasa da, başından sonuna kadar birlikte rahat bir ders yapabilmelisiniz. Derse başlamadan önce hangi davranışı terbiye etmek istediğinizi belirlediğinizden, ilk işiniz bunun gerçekleşmesini beklemektir.

 

Gerçekleştiği anda ders başlamıştır. Köpeğiniz oturdu. Çok güzel! Onu okşayıp sevin ve övün. Ama telaşa da kapılmayın. Her işi sakin bir şekilde halletmeye çalışın. İkinci sefer oturduğunda "Aferin oğlumların arasına "Otur"u da eklemeye başlayın. "Aferin oğlum" demelisiniz; "Aferin. İyi köpek. Otur. Çok güzel oğlum. Otur." Övgünüz onu çok mutlu edecektir ne için olduğuyla ilgilenmeyecektir bile. Fakat yavaş yavaş öğrenmeye de başlamış olacaktır. Rahatınız ve keyfiniz yerinde olduğu sürece eğitime devam edebilirsiniz. Hiçbir davranışı zorlamadığınız ve ödüllendirmeye devam ettiğiniz sürece 1 saatlik bir ders bile köpeğe ağır gelmez. Siz kendinizi sabırsız ve yorgun hissetmeye başladığınız anda dersi bırakın.

 

Her ne kadar böyle düzenli derslere her gün devanı etmenizi öneriyor olsak da aslında sadece bunlarla sınırlı kalamazsınız. Her gün aynı yer ve zamanda eğitim yapılıyor olması köpekten çok sizin rahatınız içindir. Ders bitti diye köpeğiniz öğrenmeyi bırakmaz. Ancak bir programa bağlı kalmazsanız onu sağlıklı ve düzgün bir şekilde eğitme amacında olduğunuzu unutabilirsiniz.

 

Onunla ne yaparsanız yapın sizden bir şeyler öğrenecektir. Sorun, onu sizin istediklerinizi yapması için bilinçli bir şekilde mi. yoksa aklınıza estiği gibi mi eğiteceğinizdir. Dikkatli olmazsanız daha sonra kurtulması çok güç alışkanlıklar edinmesine yol açabilirsiniz. Bu nedenle günlük eğitim programını uygulayın ama programla sınırlı kalmayın. Ona oturmayı öğrettikten sonrası oturduğu anları yakalamaya çalışın ve onu ödüllendirin. Unutmayın ki her oturduğunda övmek ne gerekli, ne de istenen bir durumdur; çoğunlukla fark etmek yeterlidir. İşte bu nedenle onu her yerde ve her zaman eğitmeniz mümkün olabilir. Doğru şekilde oturduğunu görünce yanına gidip başını okşayın. "Otur" demeyi de unutmayın ki bağlantı kurmaya alışsın.

 

Süreye gelince; eğitim metodumuz o kadar rahat ve kolay ilerleme sağlayan bir metottur ki siz rahat olduğunuz sürece ders süresinin bir saat kadar olmasının hiçbir sakıncası yoktur. Her zaman hatırlamanız gereken amacınızın aslında sadece köpekle birlikte dolaşıp terbiye etmek istediğiniz davranışın ortaya çıkmasını beklemek olduğudur. 21 Günlük Temel İtaat Kursu'nda siz rahat ettiğiniz sürece 1 saat sabah 1 saat akşam çalışmakta serbestsiniz.

 

Böyle bir program izlediğinizde ve uygun gördüğünüz diğer zamanlarda da terbiyeye devam ettiğiniz sürece köpeğiniz 3 günde "Otur" kavramını mutlaka öğrenmiş olacaktır. Doğal olarak bu davranış şeklinin gelişmesi için daha fazla takviyeye ihtiyaç olacaktır. Köpeğinizi oturmayı öğrendiği için bol bol mükafatlandırmaya ve pratik yaptırmaya devam etmelisiniz. Ama 3 günlük süre zarfında kendisinden ne beklendiğini anlamış ve temel bilgiyi almış olacaktır. Sürekli pratik yapılmazsa her bilgi unutulur. 21 günlük program köpeğe temel kavramları tanıtmak amacını gütmektedir. Her gün sizin öğrettiğiniz şekilde davranmasını sağlamak da yine sizin elinizdedir. Sonuçla onu terbiye etmenizin sebebi birlikte daha uygar ve zevkli bir hayat geçirmek istemenizdır.

 

Dikkat ettiyseniz köpeğinize oturmayı öğretirken kullandığımız yöntem ne kayış kullanmayı ne de onun arkasına bastırmak gibi zorlayıcı bir davranışta bulunmayı gerektirmez. Tek yapmanız gereken her zamanki gibi onunla yürüyüşe çıkıp birlikte dolaşmaya başlamaktır. Ne siz onu arkanızdan çekiştirin ne de o sizi çekiştirsin. Unutmayın ki rahat bir atmosfer yaratmak istiyorsunuz; köpeğin kendi rızası ile oturacağı tek durum budur. Çoğu köpek sahibi, askeri koşullara göre yetiştirilmiş, bir kayış sesi ile dikkat kesilen bir köpeğe ne ihtiyaç duyar ne de böyle bir köpeği arzu eder. Onlar aslında sadece davranışları arkadaşça olan ve güven veren, dostları ve komşuları tarafından kabul görecek olan iyi huylu bir köpek sahibi olmak ister. Eğer sizin de aklınızdaki buna benzer bir model ise terbiye metodumuzun şu ana kadar uyguladıklarınız içinde en verimlisi olacağını umuyoruz.

 

Köpeğinizin oturmayı ne kadar mükemmel bir şekilde öğrendiği sizin beklentinizin yüksekliğine bağlıdır. Eğer kusursuz bir oturuş peşinde iseniz, övgünüzü o böyle oturuncaya kadar bekletmelisiniz. Kusursuz oturuş köpeğin kalça kemikleri üzerine sağlamca oturup ne sağa ne de sola yattığı oturuş biçimidir. Sabırlıysanız, köpeğe her seferinde bu şekilde oturmayı öğretebilirsiniz. Başlangıçta her düzgün oturuşu için onu övün. Ama komutun anlamını bir kez öğrendikten sonra ondan daha mükemmelini isteyin. Bu onu düzgün oturmadığı zaman azarlayacağınız anlamına gelmez.

 

Sadece köpek tanı olarak istediğinizi yapıncaya kadar bekleyin. Böyle yaparsanız kısa sürede "Oturun sadece arkasını yere koymak dernek olmadığını ve özel bir duruş şeklini belirttiğini anlayacaktır. Son bir öneri: Eğer köpeğinizin nasıl oturduğu, yerde bulunduğu sürece sizin için önemli değilse, gereksiz detaylarla uğraşmayın. Terbiye sonuçta sizin rahatlığınız içindir ve köpeğinizi itaat yarışmalarına sokmayı düşünmediğiniz sürece onun 10'luk mu yoksa 9'luk mu oturuyor olduğuyla ilgilenen tek kişi siz olacaksınız.

KÖPEĞİNİZE GEL DEYİNCE GELMEYİ ÖĞRETMEK:

Köpek sahipleri çoğu zaman aynı hatayı yaparlar ve köpeklerine GEL deyince GELMEMEYİ öğretirler. Şu örneğe bir bakalım:

 

Daisy, yeni evine ve yeni sahibine alışmaya çalışan 4 aylık bir Golden Retriwer. Evin yeni sulanmış arka bahçesinde üstü başı çamur içinde, bütün çiçekleri ezmiş,yaptığı yanlışın farkında olmadan koşturup oynuyor. Birden sahibi geliyor, manzarayı görüyor ve sinirli bir şekilde bağırıyor.”DAİSY SENİ YARAMAZ KÖPEK GEL BURAYA” Daisy sahibinin ses tonundan birşeylerin ters gittiğini anlıyor, biraz mahçup, biraz üzgün sahibinin yanına gidiyor. Sahibi Daisy’yi tasmasından hızla asılıyor ve bağırıyor “SENİ TERBİYESİZ HAYVAN NE YAPTIN BÖYLE”. Daisy insanlarla yaşamayı yeni öğrenen bir köpek olarak zihnine önemli bir not alıyor.”GEL komutu sahibimin sinirli olduğunun işareti, bir daha GEL diye seslendiğinde sahibimden uzak durmalıyım.”

 

Bir süre sonra sahibi Daisy’ye sesleniyor”Dasy buraya gel kızım” Daisy hemen hatırlıyor “Sahibim yine sinirli yaklaşmasam iyi olur.” Sahibi tekrarlıyor”Daisy buraya gel.” Daisy’de hiç tepki yok. Sahibi sinirleniyor,gidiyor,tasmasından yakalıyor ve başlıyor şiddetle sarsmaya “Sana gel deyince geiceksin tamam mı ***** hayvan?” Daisy hemen zihnine önemli bir not daha kaydediyor” GEL komutu cezalandırılacağım anlamına geliyor.”

 

Sahibi Daisy’ye GEL komutunu öğretmeye karar veriyor ve onu arka bahçeye çıkarıyor karşısına geçiyor ve derse başlıyorlar.”Daisy GEL buraya kızım” Daisy şöyle bir etrafına bakınıyor, kuyruğunu sallıyor fakat gelmeye hiç niyeti yok. Sahibi tekrarlıyor “Daisy GEL buraya”. Daisy birkaç saniye düşünüyor ve başlıyor bahçenin içinde kaçmaya. Sahibi peşinden koşuyor ve bağırıyor “Sana GEL deyince GELİCEKSİN . Bunun ne anlama geldiğini bilmiyormusun” Daisy içinden cevaplıyor “Bilmezmiyim yine başım belada” .

 

KÖPEĞİNİZE GEL KOMUTUNU ÖĞRETMENİN DOĞRU YOLU :

 

1.Eğitime yeni başlanıyorsa,köpeğinizin tasması mutlaka boynunda , tasmanın kayışı elinizde olsun. kullandığınız tasmanın kayışı çok uzun olmamalı,köpeğiniz size doğru gelirken arkasından sürüklenen kalış köpeğinizi ürkütebilir. Bu iş için en iyisi FLEXI tipi tasmalardır.

2.GEL komutunu verdikten hemen sonra komutu tekrar etmeyin köpeğiniz komutu GEL-GEL olarak öğrenir.Komutu her zaman yumuşak bir ses tonuyla söyleyin,köpeğinizi gelmeye zorlamak veya disipline etmek için bağırarak tekrar etmeyin. Köpeğiniz bu komutun kızgınlık ifadesi olduğunu düşünebilir.

3.Köpeğinize GEL komutunu yeni öğretiyorsanız,komutu tek olarak kullanın “BURAYA GEL, YANIMA GEL” şeklindeki komutlar köpeğinizin kafasını karıştırabilir.

4.Eğitim süresini kısa tutun, bu işi köpeğiniz için sıkıcı hale getirmeyin 5-15 dakikalık periyotlar halinde günde 3 kez yapılan eğitim idealdir.

5.Eğitimi boş alanlarda yapmaya çalışın. Etrafta oyun oynayan çocuklar,diğer köpekler,araba gürültüsü, v.b. köpeğinizin dikkatini dağıtır.

6.GEL komutundan sonra gelen köpeğinizi mutlaka ödüllendirin. Ödüllendirme köpeğinizin sevdiği bisküvi, kraker gibi bir yiyecek olabileceği gibi sevip okşama şeklinde de olabilir. Onu ödüllendirirken bir yandan da sevecen ve yumuşak bir ses tonuyla onunla konuşun.

Köpek Eğitimi-Haydi, Halka Atalım

Her ne kadar öğrenilebilecek her şeyi öğrendik diye düşünseniz de, köpeğinizle birlikte üzerinde çalışacağınız çok sayıda oyun ve beceriler her zaman sizi bekliyor olacak. Bunları evinizin salonunda, arka bahçenizde ya da deniz kenarında oynayabilirsiniz. Köpeğiniz artık ailenin iyi huylu ve iyi eğitimli üyelerinden biri oluyorsa bunu kendisine böyle yaklaşmış olmanıza borçludur.

 

Haydi, Halka Atalım

Bu eski moda oyun aşın enerjili köpekleri meşgul etmenin ideal bir yoludur. Bu beceriyi gerçekleştirmek için köpeğinizin her halkayı birer birer taşıyıp kazığa (ç.n: halka atma oyunlarında, halkaların geçmesi için uzaktan üzerine atıldığı kısa çubuk) geçirmesi gereklidir. Bütün halkalar kazığa geçene dek oyun devam eder. Bu ve benzeri halka atma oyunlarını, oyuncak satan dükkanlardan ya da büyük alışveriş merkezlerinden oldukça uygun bir fiyata alabilirsiniz.

 

Bu becerinin biçimlendiriri adımları şöyledir:

 

1.Köpeğinize bir halka uzatın ve ağzına aldığında zil çaldıktan sonra ödüllendirin.

2.Kazığı kendinize yaklaştırın ve köpeğin halkayı kazığın yanına getirmesini sağlayın; kazığın üzerinde ya da yakınında ağzından bıraktığı anda zil çaldıktan sonra ödüllendirin.

3.Halkayı kazığın üzerinde ağzından bırakmasını teşvik etmek için kazığa parmaklarınızla hafifçe vurabilirsiniz. Halkayı kazığa her seferinde daha yakın bırakmasını sağlamak için önce yakınlık ölçütünüzü derece derece belirleyin, ardından kriterinize yakın performanslarını zil çaldıktan sonra ödüllendirin.

4.Belli bir noktadan sonra sadece halkanın kazığa geçtiği anları zil çaldıktan sonra ödüllendirin, aksi takdirde zil çalmayın.

Biraz sabır göstererek ve ona zaman vererek çalışırsanız, köpeğinize oyna-maktan zevk alacağı bir oyun öğretmiş olacaksınız.

 

 

 

Pozitif Eğitim Nedir?

Eğitim köpeklerimizle iletişim kurabilmenin ve hayatımız boyunca onlarla ortak bir dil oluşturabilmemizin, ortak duygular geliştirebilmemizin ilk şartıdır. Vereceğiniz eğitim köpeğinizle aranızdaki iletişimin derecesini oluşturur. Güvene dayalı bir sistemde köpeğinizin öğrenme becerilerini geliştirirken aranızdaki iletişimi de kuvvetlendirmiş olursunuz.

 

Pozitif eğitim sistemleri, hem insan hem de bütün canlılarla doğru iletişim kurabilmek isteyen insanların benimsediği, hayat tarzı olarak kabul ettiği, ödül merkezli, yapılan doğruları ödüllendirip, yanlışları göz ardı etmeye dayanan bir sistemdir ve canlının psikolojisini bozacak, kişilikliğini silecek, canını yakacak, sindirecek hiçbir fiziksel ceza içermez. Köpeklerimizin eğlenirken öğrenmesini, zekalarını geliştirmesini ve diğer canlılarla iletişim kurma becerisi kazanmasını sağlar. Pozitif eğitim sistemi her yaşta uygulanabilir ancak eğitime ne kadar erken başlarsak becerileri kazanmaları ve sorunların önlenmesi o kadar kolay olur. Sorunları önlemek tedavi etmekten her zaman daha kolaydır. Bu yüzden bebeğimizle yaşamaya başlamadan önce onunla nasıl yaşayacağımızı öğrenmeye, bebeğimiz geldiği andan itibaren de eğitimlere başlamalıyız.

 

Pozitif köpek eğitmeni olarak benim misyonum, köpeğinizle güvene dayalı sağlam bir ilişki kurmayı, sorunlar oluşmadan önlenmeyi, oluşan sorunların üstesinden gelmeyi ve nasıl itaatkar olacaklarını sizlere öğretmektir. Köpeklerimizle kurulan dostluklar, her ilişkide olduğu gibi çaba gerektirir, onunla vakit geçirmeyi ve eğitimiyle, profesyonel eğitmen gözetiminde bizzat ilgilenmeyi gerektirir.

 

Bu yorucu ama zevkli başlayan süreçde, sizin ömür boyu alacağınız ödül, sadık dostunuzun gözlerindeki minnet, sevgi ve bağlılıkdır. Bundan daha büyük bir ödül olabileceğini sanmıyorum.

 

Pozitif Köpek Eğitmeni

 

Neşe Öztürk

 

 

 

 

Köpeğimi Nasıl Yorabilirim Diyorsanız, Köpeğiniz İçin Birkaç Oyun :

Ne yazık ki günümüz şartlarında baktığımız köpeklerimizi gezdirmek için çok uzun zamanlar ayıramayabiliyoruz. İşden ya da okuldan yorgun geliyor, üstüne bir de evdeki bazı işleri halletmemiz gerekiyor, yemekdi, ortalıkdı derken..... Bazen de rahatsızlık, sakatlık gibi durumlar gündeme gelebiliyor. Hal böyle olunca köpeğe ancak bir tuvalet molası kadar zaman kalıyor. Yorgun argın dışarı çıkıyorsunuz, tuvaletini yapsa da içeri girsek diye gözünün içine bakıyorsunuz. Ama onun derdi başka, oyun oynamak, gezmek, evde yatarak geçen tüm günün enerjisini boşaltmak istiyor. Sizin bütün gün dışarıda yorulduğunuzu ya da rahatsız olduğunuzu nereden bilsin? Bazen de o kadar hiper aktif bir köpek oluyor ki, saatlerce yürüyüş onu yoramıyor. Bebekler özellikle uyku satlerinin dışında sürekli aktiftirler.

Bu gibi durumlarda siz kendinizi daha fazla yormadan onun enerjisini boşaltmanın yollarını ararsınız. Çünkü aksi halde evinizin başına gelecekleri daha önce görmüştünüz!

 

**Önemli: Köpeğimizi yürüyüşe çıkarmak sadece onu yormak ve tuvalet ihtiyacını gidermeyi değil, onun etrafını tanıması, yeni ve eski kokuları alarak etrafdaki canlılarla ilgili bilgi edinmesi, sosyalleşmesi, kas ve zihin gelişiminin sağlanması gibi köpekler için çok önemli günlük aktiviteleri de içerir. Ne olursa olsun, ne kadar yorgun olursanız olun hiç değilse bir yarım saatinizi yürüyüşe ayırmanız gerekir.

Dışarı çıktınız yürüdünüz, yürüdünüz siz yoruldunuz ama köpeğiniz hala etrafa bakınıyor,eve gitmek istemiyor. Bazen köpeklere enerjilerini atmak için bu düz yürüyüşler yetmez, özellikle hiperaktif bir köpeğiniz varsa! Yürüyüşler dışında onu yormanın başka yollarını da bulmanız gerekir. Kendi köpek arkadaşları olmalı, onlarla oynamalı, enerjisinin büyük kısmını onlarla atmalı. Sürekli insanlarla olması doğru değildir ama eğer her zaman bir arkadaş bulamıyoruz, evde de hiç durmuyor diyorsanız hem dışarıda hem içeride enerjisini atmasına, bedeniyle birlikte zihnini de yormasına yardım edecek bir kaç oyun tavsiyem var.

 

koş getir

Koş-getir: bu oyunu oynamak için köpeğinizin ilgi duyduğu bir objeyi seçin, top olabilir ya da sevdiği başka bir oyuncak. Atıp size doğru getirmesini bekleyin,tekarar atın. Bu oyunu köpek oyuncakları satan bir mağazadan alacağınız firizbi ile de oynayabileceğiniz gibi, bir yoğurt kapağını firizbi gibi kullanarak da oynaya bilirsiniz.

 

Sakla-bul: yine sevdiği bir objeyi geniş alanda ya da ev içinde bir yere saklayın. Saklamadan önce objeyi elinizde görmesini ve koklamasını sağlayın ama sakladığınızı görmesin. ilk başlarken kolay bulabileceği yerlere saklamak gerekir ki şevki kırılmasın ve başarı duygusu ile daha severek oynasın. Sakladığınız objenin yerini belli edecek şekilde kazma, havlama ya da bakma gibi hareketler yaparsa yine de kabul edin ve onu ödüllendirin. Daha sonra bul ya da ara gibi bir komut da ekleyebilirsiniz. Bulduğu zaman ona ödül verin.

Yine aynı oyunu oyuncağın ya da mamanın üstüne bir obje kapatarak da oynayabilirsiniz mesela bir kova, konserve kutusu gibi.

Saklambaç: dışarıda ya da evde saklanabileceğiniz dolap içi, koltuk ya da çalı arkası gibi yerlere saklanarak bekleyin, sizi aramaya başlayacaktır, eğer sizden uzaklaşırsa hafif bir ses çıkarın. Bulduğunda ödüllendirin.

-Dikkat! Bu oyun, köpeğiniz iyi eğitimli değilse ve kalabalık bir bölgede oturuyorsanız, dışarda oynamak için uygun değildir.

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk

 

 

baloncuk yakalama

Baloncuk yakalama: biraz sıvı deterjan ve küçük bir halka ile bu oyunu kolayca hazırlayabilirsiniz. Hazır satılan şekilleri de var piyasada. Deterjanlı sıvıya halkayı batırıp çıkarın ve halkanın ortasına doğru üfleyin, çıkan baloncukları yakalamaya çalışırken çok eğlenecek.

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk

 

 

 

Engellerden atlama:

bu oyunu da hem evde hem dışarda rahatlıkla oynayabiliriniz. Evde bir marangozdan alacağanız 5cm eninde ve 1metre uzunluğundaki bir çıtayı kullanarak ona, üstünden atlayabileceği bir engel oluşturabilirsiniz. Engeli önce yere yakın tutmalısınız,üstünden atlamaya alıştıkca azar azar yerden yüksekliğini artırabilirsiniz. Çıtayı yerden yükseltmek için çeşitli malzemeler kullanabilirsiniz, mesela kitapları üst üste koyarak ve yavaş yavaş yeni kitaplar ekleyerek bunu yapabilirsiniz. Sandalyeleri birleştirerek de engel oluşturabilirsiniz. Dışarıda bu oyunu banklarla ya da çit bitkileri ile oynayabilirsiniz.

 

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk

 

 

 

yüzme

Suyla oynamak - yüzmek: Bir bahçeniz varsa ve köpeğiniz suyu seviyorsa,tazzikli suyla onu koşturabilirsiniz. Özellikle sıcak yaz günlerinde çok severek oynayacakları bir oyundur. Denize yakın bir bölgede oturuyorsanız denize girip yüzmesini sağlayabilirsiniz. Bu şekilde hem yorulur hem de çok iyi bir egzersiz yapmış olur. Denizde top oynamak çok hoşlarına gidecektir. Öncelikle suya girmeye alışmış ve gel komutunu öğrenmiş olmalı.

-Dikkat! Eğer köpeğinizin bir eklem sorunu varsa tazzikli su oyunu uygun olmayabilir, ani dönüşler ve ıslak alanda yapılan hızlı hareketler eklemlerine daha fazla zarar verebilir ancak denizde yüzmek özellikle eklem rahatsızlığı olan köpekler için tavsiye edilen bir egzersizdir.

 

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk

 

ipli top

Ucuna ip bağlanmış toplar. Çocuk oyuncakları satan mağazalarda futbol topu büyüklüğünde ucuna ip bağlanmış toplar satılır. Bu topları ya siz bir ucundan tutarak ya da ipini bir direğe ya da tavana top yere değmeyecek şekilde yüksekten bağlayarak oynamasını sağlayabilirsiniz. Eğer böyle bir oyuncak bulamadıysanız aynısını kendiniz de yapabilirsiniz. Oyuncakcılarda bulabileceğiniz bir peluş topa yapı marketlerde satılan halatlardan 1-1.5 metre kadar alarak dikebilirsiniz.

Uzaktan kumandalı küçük oyuncaklar. O oyuncağı kovalarken siz sadece kumandayı tutarsınız.

Kong: Köpeğinizin mama yerken de eğlenerek meşgul olmasını sağlayabilirsiniz. Kong içine mama koyulabilen sert kauçuktan bir oyuncaktır. Yere düştüğünde gürültü çıkarmaz, bazı oyuncaklar çok ses çıkarır ve köpekler de bu sesden huzursuz olarak oynamak istemezler. Mamayı içine koymadan önce kaşar peyniri ile ısıtarak birbirine yapışmalarını sağlarsanız çıkarması daha da zor oluyor ve bu da daha çok efor harcamaları anlamına geliyor. İçine mama koymadan da severek oynadıkları bir oyuncaktır kong, ağızlarına alıp yere attıklarında zıplayıp uzaklaşıyor ve peşinden koşup tekrar yakalamaya çalışıyorlar.

Köpekli sporlar: Bir çiftlikte prosefyonel eğitmenler eşliğinde, agility, frisbee, flyball, doggy dancing gibi aktiviteler yapabilirsiniz.

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk

 

 

 

İçine top koyulmuş çoraplar:

tenis topunu bir çorabın içine koyup verin. Arkadaşım köpeğinin, topu çoraptan çıkartmaya çalışırken çok eğlendiğini söyledi, denemeye değer ;) ayrıca topu çoraptan çıkarttığında bir işi başarmış olmanın gururunu da yaşayacaktır. Bu arada çorabı yutmamasına dikkat edin.

 

**Eğer şehir içinde yaşıyor ve köpeklerinizi oynatacak yeşil alan bulamıyorsanız belki yaz aylarında yakınlardaki bir okulun bahçesini ya da kışın daha az kullanılan kapalı basket sahalarını kullanabilirsiniz.

 

Köpeğinizi yorarken hiç bir zaman “sadece” yormayın. Mutlaka zihinsel gelişimini destekleyecek oyunlar oynatın. Köpeğin sakinleşmesinde, zihinsel yorgunluk bedensel yorgunluktan çok daha etkilidir ..

 

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk

 

 

Başarılı bir eğitim için 12 temel kural

1-Hedef belirleyin; eğitime başlarken yada yeni numaralar öğretmeye başlarken bir hedef belirleyin,yapılan çalışmaları not alın. Böylece gelişimini takip edebilirsiniz.

 

2-Gerçekci olun; köpeğin daha önce bir ortamda öğrendiği davranışı, ilk defa çalıştığınız değişik ortamlarda hemen ortaya koymasını beklemeyin.

 

3-Sevecen olun; köpeğinize kendisinden neler beklediğinizi pozitif yöntemlerle öğretin.

 

4-Fiziksel cezadan kaçının; köpeğin gelişim döneminde fiziksel cezalar uygulamak eğitimin gerilemesine neden olur.

 

5-Etkili ve zamanında ödüllendirin; doğru davranışlar sergilediğinde yerinde ve zamanında ödüllendirin. Kafasını okşamak hoşuna gider ama çoğunlukla yeterli olmaz. Ona verecek lezzetli mamalar ve oyuncaklar her zaman elimizin altında olmalı.

 

6-Cömert olun; doğru davranışları her zaman bol bol ödüllendirin ve beklenmedik doğru hareketleri de her zaman oyuncak, mama, sevgi ile ödüllendirin. Ona, onun farkında olduğunuzu hissettirin.

 

7-Sık çalışmalar yapın; kısa süreli sık çalışmalar yaparak davranışın yerleşmesini hızlandırabilirsiniz. Uzun süreli çalışmalar sıkılmasını sağlayabilir ve bir sonraki çalışmaya daha isteksiz başlamasına neden olur.

 

8-Sabırlı olun; her köpeğin öğrenme hızı farklıdır ve genelde bizim beklediğimizden yavaş öğrenirler. Köpeğinize karşı sabırlı olun ve öğrenme aşamasında her zaman ona yardım edin.

 

9-Planlı ve yaratıcı olun;köpeğimizin başarıya ulaşması için kavrayamadığı hareketleri öğretmek için değişik yöntemler deneyin. Yapamıyor bu hareketi diye bırakmaktansa, eğitimi, onun yapabileceği küçük parçalara bölün.

 

10-Olumlu olun; köpekler hep daha fazlasını öğrenmek isterler, doğru şekilde ilgilenirsek ona doğruları vakitli olarak, yanlışları o kendiliğinden öğrenmeden önce öğretebilirsiniz. Bazen eğitim devam ederken davranışlar gerileme gösterebilir, bu gibi durumlarda moralimizi bozmadan devam etmek ve köpeğe stres yüklememek çok önemlidir.

 

11-Sağlık sorunlarına dikkat edin; köpeğinizin, eğitimlere başlamadan önce, eğitime engel bir sorunu olmadığından emin olun. Kalça sonu olan bir köpekten atlayıp zıplamasını bekleyemezsiniz.Ya da o gün için keyfi yerinde değilse eğitime zorlamamalısınız.

 

12-Köpeğinizin vereceğiniz eğitime uygun olduğundan emin olun; köpeğinize yapamayacağı hareketler öğretmeye çalışmak her iki taraf için de hayal kırıklığı olacaktır. Mesela daha küçük bir bebeğin bütün gün tuvaletini tutmasını, bir st.bernard'ın agility yapmasını ya da bir border collienin uzun süreler hareketsiz kalmasını, eklem rahatsızlıkları olan bir köpeğin itaatlere uymasını beklememelisiniz.

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk

 

 

 

Eğitimde Doğru Bilinen Yanlışlar

Eğitimle ilgili ne yazık ki çoğu kişinin kafasında soru işaretleri vardır. Bazen soru işaretleri doğru bir şekilde cevaplanırken bazen de çok yanlış şekillerde cevaplanmakta ve bu yanlış cevaplar, kişileri yanlış hareket etmeye yöneltmektedir.

Çok sorulan bazı soruların doğru cevaplarını bu yazımda bulabilirsiniz.

 

Birinci yanlış: Eğitime 6 aydan önce başlanmamalıdır!

 

Doğrusu; Bilinçli üreticiler bebek 4 haftalık olduğunda onları değişik obje, ses ve kişilerle tanıştırmaya başlayarak eğitime başlamış olurlar. Bebeğimiz 8–9 haftalık olup da eve geldiğinde eğitimlere, prosefyonel bir eğitmen danışmanlığında hemen başlanmalıdır. Bu şekilde bebeğimizde istenmeyen davranışlar oluşmadan engellenebilir.

 

 

İkinci yanlış: Eğitim; itaat eğitimi ile başlar ve itaat eğitimi yeterlidir!

 

Doğrusu; İtaat eğitiminden önemli ve öncelikli eğitimler vardır. Örneğin; davranış ve karakter eğitimi! İlk bebeklik aylarında bu eğitimlerle eğitime başlamak gerekir. Bu eğitimleri alan her köpek daha sonra diğer eğitimleri çok daha kolaylıkla alır.

 

 

Üçüncü yanlış: Sosyalleşme eğitimi her ayda yapılabilir!

 

Doğrusu; Sosyalleşme eğitimi verilmesi gereken en önemli ve öncelikli eğitimdir.4. ayının sonuna kadar mutlaka doğru bir şekilde verilmelidir.

 

 

Dördüncü yanlış: Eğitimlere köpek sahibi hiç katılmasa da olur, eğitmenin köpeği eğitmesi yeterlidir.

 

Doğrusu; Eğitimler sahiplerin de eğitime birebir katıldığı, köpeğin kendi ortamlarda yapılmalıdır. Sahipler eğitimin 4/3 lük kısmına mutlaka katılmalıdır. Böylece eğitimin nasıl yapıldığını öğrenme şansı olur ve daha sonra eğitimin unutulması gibi bir durum söz konusu olmaz.

 

 

Beşinci yanlış: Bebek 6 aylık olmadan dışarı çıkarılmamalı kimse ile görüştürülmemelidir.

 

Doğrusu; Bebeğimiz eve geldiği andan itibaren güvenli ortamlarda diğer canlı ve cansız objelerle tanıştırılmalıdır. Eğer dışarıya çıkaramıyorsak evimize ya da diğer aşısız köpeklerin giremediği alanlarda, aşılı köpeklerle ve başka hayvanlarla güzel duygular hissedeceği şekilde tanışmasını sağlamalıyız. Mümkün olduğu kadar çok obje ve canlı ile tanışması gereken bu dönemi, evde ya da kapalı bir ortamda yalnız geçirmesi, ileride köpeğimizin ya çok korkak ya da çok saldırgan olmasına neden olabilir.

 

 

Altıncı yanlış: Eğitimde fiziksel ceza kullanmazsak köpeğimiz bizi otorite olarak kabul etmez!

 

Doğrusu; Köpekler fiziksel ceza uygulamadan da eğitilirler, kendimizi otorite olarak göstermenin yolu fiziksel ceza değildir. Fiziksel ceza sadece aradaki güven ilişkisini zedeler ve korku ile itaat etmesini sağlayabilir. Oysa onun sahibi sizsiniz. Yemeğini veren, gezmeye çıkaran, ödüllendiren, arkadaşlarıyla buluşturan, her türlü ihtiyacını karşılayan sizsiniz. Doğru zamanda doğru davranarak ona otoritenin kim olduğunu öğretmek mümkündür.

 

 

Yedinci yanlış: Köpeğim havladığında "hayır” diye bağırmalıyım ve her havladığında bakmalıyım!

 

Doğrusu; Köpeğimiz havladığında "hayır” diye bağırmak ve her havladığında yanına gitmek onun bu davranışını engellemez, aksine teşvik eder,pekiştirir. Bağırmanızda anlayacağı şudur, "sahibim de benimle havlıyor, ne güzel o zaman devam edebilirim"

 

Yanına gitmeniz ise "tamam bu taktik işe yarıyor, onu her yanımda istediğimde havlamalıyım, şu anda yaptığım şeyi yapmamda bir sakınca yok.” Gördüğü her ilgi, ceza şeklinde de olsa onu teşvik edecektir.

 

 

Sekizinci yanlış: Yavru köpeğimiz yanlış bir şey yaptığında onu ensesinden tutarak silkelemeliyiz, çünkü annesi de böyle yapar.

 

Doğrusu; Anne köpekler ASLA yavrularını enselerinden tutup silkelemezler. Anne köpekler bebeklerini taşımak istediklerinde gövdelerinin tamamından tutup taşırlar. Bebeğinin yapmasını istemediği bir hareket olduğunda onu boynundan tutup yere yatırıp sabit durması dolayısı ile itaat etmesi için tutar. Bu canını yakmaktan öte hareketlerini kısıtlamaya yönelik bir harekettir. Silkelemek, köpeklerin avlarını parçalamak için yaptığı bir harekettir.

 

 

Dokuzuncu yanlış: Bizim görmediğimiz zamanlarda yaptığı hataları (çiş kaka yapmak, bir şeyleri parçalamak gibi) biz daha sonra görünce cezalandırırsak neden ceza verdiğimizi anlar.

 

Doğrusu: Kesinlikle neden cezalandırıldığını anlayamaz. Son yaptığı hareketi cezalandırdığınızı düşünür. Diyelim ki siz evde yokken kaka yaptı ve siz geldiğinizde o yatağında rahat rahat uyuyordu. Siz kakayı gördünüz ve kızmaya başladınız. Son yaptığı hareket yatağında yatmak olduğu için bunu cezalandırdığınızı düşünerek bundan sonra sizi yatağında karşılamayacak hatta normal zamanlarda yatağına yatmak da istemeyecektir.

 

 

Onuncu yanlış: Kakasına, çişine burnunu sürterek yaptığı hatayı gösterebilirim.

 

Doğrusu; Kakasına çişine burnunu sürterek, sizin yanınızdayken çiş kaka yapmaktan korkar hale getirebiliriz bebeğimizi. Bu hareket kakasını çişini yanlış yerlere yapmaktan vazgeçirmeyeceği gibi artık sizin görmediğiniz gizli noktalara yapmaya başlamasına neden olacaktır. Bunun yerine yaptığı hatayı görmezden gelip, çok iyi bir temizlik yapıp, doğru yere yaptığında ödüllendirirsek, o zaman hedefimize ulaşabiliriz.

 

 

Onbirinci yanlış: Köpekler 2 yaşından sonra eğitilemezler!

 

Doğrusu; Köpekler doğru tekniklerle, eğer çok ileri yaşlarda değillerse ve çok yerleşmiş ileri davranış sorunları yoksa tabi ki eğitilebilirler. Almasını istediğimiz eğitimin türüne göre değişse de, temel itaati kolaylıkla alabilirler.

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk

 

 

 

Tuvalet Eğitimi (Yavru ve Yetişkin Köpeklerde)

Tuvalet eğitimi, bir köpek ile sahip arasındaki ilişkiyi en çok zorlayan ve sahiplerinin onlardan vaz geçmesine neden olan en büyük sebeplerinden biridir.

Bebek köpekler tuvaletlerini uzun süre tutacak kas gelişimine sahip olmadıkları için sık sık tuvaletlerini yapma ihtiyacı duyarlar. Bu onların en doğal ihtiyacıdır. Burası sahibimin en sevdiği halı ya da yattığı yatak,buraya yapmamalıyım diye düşünemezler. İnsanlarla iletişim kurmayı bile öğrenmemişken tuvaletini ilk günden doğru yere yapıyor olmasını beklemek hayal olur. Nereye yapmaları gerektiğini bizim onlara öğretmemiz gerekir.

Köpeğimizi bilinçli bir üretciden almışsak işimiz biraz daha kolaydır, bilinçli üreticiler anne bebek ilişkisine önem verir ve annenin bebeğini eğitmesi için ortam sağlarlar. Anne köpekler bebeklerine 2.5-3. ayları dolana kadar, ileride hayatlarını idame etirebilecekleri pek çok şey öğretirler. Bunlardan biri de tuvaletlerini nereye yapacaklarıdır.Tuvalet yeri yuvadan uzak olmalıdır, yuvaya yakın yerlerdeki kokular düşmana açık davetiyedir çünkü. Bu yüzden köpeklerimizi aldığımız yerlere dikkat etmek gerekir.

 

Tuvalet eğitimine bebek eve geldiği andan itibaren başlanmalıdır.

*Köpeğimiz eve geldiğinde onun tuvaletini yapacağı alanı belirleyin. Bu alan mümkünse evin içinde olmamalıdır. Köpekler evin içini, tuvalet yapacağım yer ya da yapmayacağım yer diye ayıramazlar. Onlar için evin içi içidir dışı da dışı. İlk tavsiye edebileceğim bulabiliyorsanız güvenli bir dış mekandır, eğer güvenli olacağını düşündüğünüz bir dış mekan yoksa o zaman evde ama evin dışı sayılabilecek bir alan olan balkona tuvalet yeri hazırlamalıyız. Bunun için benim şahsi önerim hazır çimlerden almanız. Çoğunlukla uygulanan gazete yöntemi ne yazık ki dışarı çıkma dönemi geldiğinde köpeğin bocalamasına ve evde istenmeyen kazaların olmasına neden olmaktadır. Balkonda bir tahta kutu içine yerleştireceğiniz hazır rulo çimler bu iş için daha uygun olacaktır. Böylece köpeğiniz dışarıya çıkmaya başladığında da yine aynı zemini bulup kolayca tuvaletini yapacaktır. Eğer çim bulmak sorun olursa aynı yöntemi küçük çakıltaşları ile de uygulayabilirsiniz.

*Mama ve suyunu düzenli saatlerde verip,tuvalete düzenli olarak çıkarın.

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk

 

köpeklerde kafes eğitimi

*Tuvalet eğitiminde en güvenilir yöntem kafes yöntemidir. Bazı kişilere kafes diyince “ olmaz,ben bebeğimi kafese koyup hapsedemem” diyorlar ama kafes onlar için bir hapisane değil güvenli alandır.Tuvalet eğitimi kafes yöntemi ile yapılırsa,bu dönem hem köpek hem de köpek sahibi açısından en sorunsuz şekilde atlatılabilir.

Köpekler yattıkları yere içgüdüsel olarak tuvaletlerini yapmazlar. Bu nedenle içinde yatağı olan bir kafese de tuvaletlerini yapmazlar. Bazı istisnai durumlarda tersi de olabiliyor ancak bu çok az rastanır bir durumdur. Annesinden temizlik eğitimi almayan bir bebek ya da uzun süreler kapalı bırakılıp olduğu yere tuvaletini yapmaya mecbur kalmış köpekler bazen bunu yapabiliyorlar.

*Kafes eğitimine başlarken öncelikle yapılması gereken,köpeğin kafesi bir ceza yeri gibi değil de yatıp uyuyabileceği kendi bölgesi gibi görmesini ve benimsemesini sağlamaktır. Bunun için kafesi aldığınız ilk günden itibaren onun rahatca içine girip çıkabileceği bir yere koyun, kafese yaklaştıkca ve içine girip çıktıkca onu ödüllendirin. Kafesi çok geniş olmamalıdır. Aksi taktirde bir tarafa yatıp bir tarafa tuvaletini yapabilir. Kafes içinde mama ve su olmamalıdır. Asla gereğinden fazla kafes içinde bırakılmamalıdır. Aksi taktirde, tuvaletini içeriye yapma riski olur ve çok sıkılırsa tekrar kafese koyulmak istemeyebilir. Bu kafes uygulamasını sadece tuvalet için değil günlük yaşam için de kullanabilirsiniz. Kafese alışan köpekler yolculuk sırasında ya da kafese koyulmaları gerektiğinde sıkıntı çekmezler.

Dikkat: Kafes onu görebileceğiniz bir yerde olmalıdır. Köpeğinizi asla yaptığı hatalardan sonra kafese koymayın. Köpeğinizi çok uzun süreler kafeste yalız bırakmayın. Köpeğiniz kafesi çok sevebilir ve sürekli yatma yeri olarak kafesi tercih edebilir ama hiç bir zaman kafesi köpeğinizi evde devamlı duracağı yer olarak düşünmemelisiniz.

*Köpekler her yemekten sonra,uykudan kalkınca ve oyun aralarında mutlaka tuvaletlerini yaparlar. Bu göz önünde bulundurularak,mamasını verip suyunu içtikten sonra tuvaletini yapması gereken yere götürüp bir kaç dakika beklemek ve yaparsa bol ödüllendirip evde serbest bırakmak gerekir. Evde serbest olduğu süre yarım saat, kırkbeş dakikayı geçmemelidir. Bu serbest zaman oyun ve eğitimle değerlendirilmeli ve bu şekilde yavrumuzun hem zeka gelişimi hem de yorulup uykuya hazır hale gelmesi sağlanmalıdır. Bu çalışmalar evin değişik yerlerinde yapılmalıdır, önemli olan bütün evi kendi yuvası olarak görmesini sağlamak ve böylece tuvaletini yuvadan uzak bir yere yapma içgüdüsünü kullanarak eğitimi kolaylaştırmaktır. En son bir kere daha tuvaletini yapacağı yere götürülerek tuvaletini yapmasını bekleyip, tuvaletini yaptıktan sonra da kafesine koyarak dinlenmesini sağlayın. Eğer kafese koyduğunuzda,tuvaletini yapmış, suyunu içmiş ve bir ihtiyacı olmadığı halde ağlıyorsa duymazdan gelmeye çalışın, onunla ilgilenmeyin. Bir süre sonra uyuyacaktır, uyandığında ağlamasına fırsat vermeden, yanına giderek sakin sakin beklediği anda ödül verin ve çıkarıp tuvaletini yapacağı yere götürün, yapınca yine bol övgü ve ödül verin. Ödül konusunda kesinlikle cimri olmayın. Ve tekrar evde serbest bırakabilirsiniz. Her serbest zamanı mutlaka değerlendirin, her zaman eğitim çalışmanız gerekmez ama köpeğin kendi başına gelişi güzel vakit geçirmesi de doğru olmaz. Kendisi oyunlar oynayacağı zaman ona içine ödül mamaları koyulan oyuncaklardan verebilirsiniz, ayrıca kemireceği kemikleri ve çeşitli sesler çıkaran oyuncakları olmalıdır. Bazı oyuncaklarını saklayarak bulmasını sağlayabilirsiniz. Bu şekilde zeka gelişimine de katkı sağlamış olursunuz.

Bebek köpekler tuvaletlerini çok uzun süreler tutamayacakları için doğru yere tuvaletini yapmış olsa bile tekrar yapmak isteye bilir ve doğru yere yapmasını öğrenene kadar bir kaç gün, ev içinde bir kazaya mahal vermemek için hep gözümüz üstünde olmalıdır.

*Kafes eğitiminin dışında bir de köpeklere, yine benzer bir yöntem olan "alan kısıtlaması yöntemi" ile tuvalet eğitimi verilebilir.Yetişkin ama hala tuvalet eğitimi almamış bir köpeğimiz varsa yine alan kısıtlaması yöntemini uygulamalısınız.

Alan kısıtlaması diyince akla onu bir odaya koymak gelmemelidir. Mesela tasma ile bir yere bağlayabilirsiniz ya da onun ancak yatıp kendi etrafında dönebileceği genişlikte bir yer oluşturabilirsiniz. Bunu çocuk oyuncakları satılan mağazalarda satılan oyun bahçeleri ya da evdeki malzemelerle yapabilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken yattığı zaman sizi görebiliyor olmasıdır.

Unutulmaması gereken,tasma ile bağladığınızda köpeğinizin tasmasını ya da etrafı kemirmediğinden, etrafında tasmasının dolanıp boğulmasına sebep olabilecek objerin olmadığından emin olmalısınız.

Uzun sürelerle bağlı kalmamalı ve bağlı olduğu sürede onu görebileceğiniz bir yerde olmalıdır.

 

Bazen tuvalet eğitimindeki yanlış uygulamalar ya da sahiplerin doğru yöntemleri kullanmamaları nedeniyle ileri yaşlara kadar tuvalet eğitimini alamayan köpekler olabilir. Olur ya köpeğinizi aşı dönemi boyunca hiç dışarıya çıkarmadız ve sonra dışarı yaptırmakta sorunlar yaşıyosunuz ya da "benim köpeğim küçük ırk evde ona hazırladığım yere yapmasında sakınca yok" diye düşündünüz ama daha sonra evin heryerine yapmaya başlayınca tuvalet eğitimi vermeye karar verdiniz. Tuvaletini eve yapmaya alışmış yetişkin köpeklerde dışarıya yapmaya karşı oldukca büyük bir direnç vardır. Bazen 24 saate kadar hatta daha uzun süreler tuvaletini tutan köpekler gördüm ne yazık ki. Bu konuda sabırlı olmak ilk şarttır. Sinirinizden ağlıyor olsanız da bunu köpeğinize yansıtmamalısınız.

En zor iş bu durumda olan sahiplere düşüyor. Nasıl öğreteceksiniz?

Köpeğimizle dışarıya çıktık ve köpeğimiz dışarıya tuvaletini yapmadı diyelim,saatlerce dışarılarda dolaşmamıza gerek yok.15 dakika tuvaletini yapmasını istediğimiz alanda bulunmamız yeterlidir. Eğer tuvaletini yapmadıysa eve gelip kısıtlı alan içine koymak gerekir. Kısıtlı alanda 15-20 dakika kadar kaldıktan sonra köpeğimizi alıp tekrar dışarı çıkarmalıyız. Yine bir 15 dakika kadar geçirdikten sonra yapmamışsa yine eve dönüp aynı uygulamayı yapmalıyız,tuvaletini yapmışsa onu bol bol ödüllendirip,keyifli bir yürüyüşe çıkabilirsiniz ya da eve dönüp onu serbest bırakabilirsiniz.

Yanlız burda bir hatırlatma yapayım, köpeğiniz tuvaletini yapınca ödülü abartın ama sevgi gösterisini çok fazla abartmayın. Bazen köpek sahipleri onca uğraştan sonra nihayet köpeği dışarıya tuvaletini yapınca o kadar seviniyor ki çığlık çığlığa köpeğine sarılıp öpmeye başlıyor,ne olduğunu analayamayan köpek korkuya kapılıyor ve bir daha sahibi önünde tuvaletini yapmakdan çekiniyor. Teşvik etmek isterken tam tersi oluyor.

*Tuvalet alışkanlığını yeni edinen köpeklerde önce saat başı,sonra 2 saatte bir ve artarak dışarı çıkarmak gerekir. Bir kere dışarıya yaptı diye bu bir daha eve yapmayacağı anlamına gelmez. Tuvalet eğitimi tam oturana kadar bir süre maksimum 3 saatte bir dışarı çıkarmaya devam etmeli ve 3 saatten sonra kontrollü olarak süreyi artırmalıyız.

*Köpeğimize dışarda tuvaletini yapmayı öğretmeye başladığımızda evdeki tuvaletini yapabileceği her şeyi ortadan kaldırmalıyız. Yani eskiden üstüne yaptığı çim, üstüne yapmaya alışık olduğu halı, gazete kaldırılmalı, balkona yapmaya alışmışsa balkon bir süre yasaklanmalı ve çok iyi temizlenmelidir.

* Eğer eve yaparsa kesinlikle ona kızmamalısınız. Bazen bir gazeteyi rulo yapın ve poposuna vurun derler ya da poposuna değil de yere vurun sesten korksun derler! Bazen pisliğine burnunu sürtün derler ki nasıl bir çağ dışı yöntemdir bu ve kim uygular bilmiyorum!! Bu son derece yanlıştır. Köpeği korkutabilirsiniz ama tuvaletini yapmasını engelleyemezsiniz, bu sefer gidip gizli yerlere koltuk arkalarına yapar tuvaletini. Ceza bir davranışın yok olmasını sağlamaz, davranışın yok olmasını söndürme dediğimiz teknik sağlar.Eğitimin hiç bir kolunda fiziksel ceza olmaması gerektiği gibi tuvalet eğitiminde de olmamalıdır. En büyük ceza onu görmezden gelmektir.

 

Son olarak şu önemli konuya değinmek istiyorum; çalışan insanlar köpek almak istediklerinde bunu yıllık izinlerini kullandıkları döneme denk getirmeliler. Çünkü tuvalet eğitimi dikkat, sürekli takip, zaman ve sabır gerektiren bir eğitimdir. Başında durmadığınız bir köpek tuvalet eğitimini doğru bir şekilde alamaz, eğitimin süresi uzar, yanlış alışkanlıklar gelişir ve sonuç iki tarafın da hoşuna gitmeyen bir şekilde olabilir. Eğer köpeğinizin tuvalet eğitimi ile ilgilenemeyecekseniz lütfen köpek almayın.

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk

 

 

 

Eğitimi kim yapar?

Sürekli olarak eğitim için,köpeğinizle daha huzurlu yaşamak için tavsiyeler veriyorum,yollar gösteriyorum. Ama bu gün köpeğine eğitim aldırıp sonra umduğunu bulamayıp köpeğini vermeye kalkanlar için bir yazım var.

Eğitim dediğimizde aklımıza ne geliyor ve eğitimden beklentimiz nedir? Eğitimden beklentilerimiz hangi tür eğitim olursa olsun hep aynıdır,laf dinlesin,itaat etsin! Buraya kadar çok güzel ama,her ne kadar biz köpeklerimizle daha huzurlu yaşamaya çalışsak da acaba köpeğimiz bize uygun bir köpek mi? Mesela yoğun iş tempomuza uygun olmayan çok hareketli bir ırk almıişsak ve o enerjisini bitiremeden biz yerlerde sürünmeye başlıyorsak,aramızda doğru düzgün bir ilişki olmasını beklemek doğru olabilir mi?

Her köpek her kişiye uygun mudur,her köpek vermek istediğimiz eğitime uygun mudur, her köpek bakmaya çalıştığımız ortama uygun mudur, her insan köpek bakmaya uygun mudur gibi özellikleri göz önüne alarak köpek sahibi olmak ve eğitimlere başlamak gerekir. Aksi 42 numara bir ayağı 38 numara bir ayakkabına sığdırmaya çalışmaya benzer.

Ne kadar zorlasanız da olmaz. Ya köpekde sorunlar oluşmaya başlar ya sizde.

Her şeyin birbirine uygun olduğunu düşünüyorsanız o zaman, zaman kaybetmeden eğitimlere başlamalısınız. Ancak eğitim diyince aklımıza ne gelir?

Eğitim bir eğitmenin köpeğinizi alıp belli kalıplara sokması mıdır?

Elbette değildir.

Eğitim hiç bir şartta %100 garantili değildir,hele ki yanlış ortamda,yanlış kişilerle,yanlış fikirlerle,bize uygun olmayan karakterde bir köpekle hiç değildir. Hiç bir eğitimen köpeğinizi kendi başına eğitmemelidir.

Eğitmen size yol gösterendir.

Köpeğinizle doğru bir ilişki kurmak istiyorsanız bunun için çaba harcamalısınız. Bir yere yollayıp haydi bakalım sen piş de gel diyemezsiniz. Ya da evinize gelen bir eğitmene sen bunu adam et bana hazır ver,benim işlerim var, diyemezsiniz. Ya da eğitmenle birlikte zaman geçirip sonra onun dediklerini bir kenara itip kafanızdakileri uygulamaya koyamazsınız, hele ki ceza,dayak gibi seçenekleri düşünemezsiniz bile. Gerçekten istediğiniz ve her türlü sorumluluğuna hazır olduğunuz bir canlı sizin yapacağınız doğru ya da yanlış hareketlerle şekillenecek.

Eğitime başlarken kafanızdaki ön yargıları,fikirleri ve acabaları silmelisiniz.

Siz bu yola çıkmaya karar verdiyseniz 3 gün sonra vaz geçemeyeceğinizi bilmelisiniz. Çok uğraşıyorum ama olmuyor gibi bir mazeretiniz olmamalı,çok uğraştığınızı düşündüğünüz noktada hala bir şeyler yanlış gidiyorsa o zaman uğraşmanız gerektiği şekilde,size tavsiye edilen şekilde uğraşmıyorsunuz demektir.

Eğitimen size neler yapmanızı anlatır,sizi uyarır,doğruları gösterir,ama hiç bir zaman elinde sihirli değnek taşıyan bir sihirbaz değildir.

Sizin çabalarınız,sizin köpeğinizi,sizin istediğiniz gibi yapar. Köpeğimizin hareketlerine bakıp tıpkı bir aynaya bakar gibi kendimizi görebiliriz.

Pozitif Köpek Eğitmeni
Neşe Öztürk