Palyaço Balığı Clown Fish


Kuşkusuz deniz balıkları arasında en tanınan ve sevileni palyaço balığı (anemon balığı ,soytarı balığı) dır.Göz alıcı renkleri,sevimli suratı,anemonla karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan yaşam döngüsü ve tabii ki “Kayıp Balık Nemo” filmi haklı şöhretini kazanmasını sağladı.Ufacık yapısına rağmen papaz balıklarının tipik agresif tutumunu sergileyerek evim dediği anemonu korumaya çalışması,anemonun yakıcı kolları arasında sürtünerek size bakışları dalıcıların ve sualtı fotoğrafçılarının ilgisini çekmekte.Kötü yüzücü olmaları ve anemonun bulunduğu bölgeyi terk etmemeleri sualtı fotoğrafçıları için nispeten kolay bir konu haline getiriyor bu sevimli arkadaşları.


Palyaço balıklarının doğal yaşam alanı Pasifik Okyanusunun ılık sularıdır.Atlas Okyanusunda bulunmazlar.Palyaço balıkları Pomacentridae familyasındandır. Aynı familyada papazbalıkları da (damsel fish) bulunur. Alt-familya Amphiprioninae 2 cinsi kapsar. Bunlar Amphiprion ve Premnas’tır.Amphiprion cinsi 27, Premnas ise 1 palyaço balığı türünü kapsar.

Amphiprion omanensis ise yalnızca Umman Sultanlığının denizlerinde bulunuyor ve Umman Sultanı balıkların toplanmasına izin vermiyor.Bence iyi de yapıyor.

 

Palyaço balıkları genel olarak kötü yüzücülerdir.Kuyrularının dışa doğru bombeli olması bunu işaretidir.Genel olarak balıklarda kuyruklar balığın yüzüş yetisinin işaretidir.Kuyruk ne kadar içe oyuk ise balık o kadar süratli ve atik demektir.Clarkii grubunda bulunan palyaço balıkları kuyruk yapıları nedeniyle diğer palyaço balıklarına göre daha hızlı yüzücülerdir.Bu nedenle host edindikleri anemonlardan birkaç metre uzakta görülebilirler.Fitoplankton,zooplankton,küçük bitki ve hayvanlar ile beslenirler.


Host edindikleri anemonlar için türlü fedakarlıklarda bulunurlar.Anemonu korumaları bir yana,onların rahatı için kayaları devirip dekor değiştirebilirler.Hatta akvaryumlarda balığa karides verdiğimizde bu karidesi  anemonun ağzına götürüp zorla yedirmeye çalışmalarını izlemek oldukça keyiflidir.Elinizi akvaryuma soktuğunuzda ve anemona yaklaştığınızda içinizi gıdıklayan ısırıklara maruz kalabilirsiniz.(Bazı türleri elinizi kanatabilir).Yeri gelmişken şunu da belirtmek gerek.Anemonlar zehirli deniz canlıları olduklarından öldüklerinde akvaryum suyunu zehirleyip diğer canlıların ölümüne neden olabilirler.Ayrıca ışık ve akıntıyı beğenmezlerse akvaryumda gezip uygun nokta ararlar.Bu esnada akıntı motorlarına takılıp ölme riskleri nedeniyle pek çok akvaryumda palyaço balıkları anemonsuz beslenmektedir.Bu balığa işkence çektirmekten başka bir şey değil.Zaten anemonla karşılıklı ilişkisini gözlemleyemeyeceksek neden palyaço balığı besleriz onu da anlayabilmiş değilim.


Palyaço balıkları ,anemonların zehirli kolları arasında yaşayabilen ender canlılardandır.Palyaço balıkları yuva edinecekleri anemona yaklaşır ve kendini yavaş yavaş anemonun yakıcı kollarına sürterek bağışıklık kazanır.Bu esnada anemonun sadece birkaç koluna sürtünürler.Eğer şuursuzca anemonun içinde sürtünmeye başlasalar vücutları fazla zehir alacağından ölebilirler.Balığın vücudunu kaplayan özel bir mukus tabakası da zehrin etkisini azaltır.Sonrasında zehre alışan balık artık anemon içinde rahatça hareket edebilir.

Palyaço balıkları anemonu ,anemon yiyen canlılara karşı koruyup temizlerken,kendini de anemona yaklaşmaya cesaret edemeyecek olan düşmanlarına karşı korur.Kötü yüzücü olduklarından anemondan fazla uzaklaşmazlar.

 

Anemonlar an fazla 50 metre derinlikte yaşarlar.Genel olarak 15  metreye kadar olan sığ sularda yaşarlar.Bunun nedeni anemonun hayatını devam ettirmesini sağlayan, fotosentez yapan zooxanthellae alglerin fotosentez yapabilmek için yüksek ışığa ihtiyaç duymalarıdır.Bu canlıların fotosentez olayında ortaya çıkardığı maddeler anemona besin olur.Anemon bunun yanında etçil beslenmeye de ihtiyaç duyar.Çok enteresan bir diğer nokta da doğadaki tüm mercanlar gibi anemonlara da renklerini veren bu fotosentez yapan alglerdir.Mercanların derisinin hemen altına yerleşen bu algler olmasaydı tüm mercanlar beyaz renkte olurdu.

Anemonun zehirli kolları arasına bir klan halinde sığınan palyaço balıkları prodantrik hermafrodittirler.Bu balıklar yumurtadan çıkıp üreme dönemine gelene kadar hem erkek hem dişi cinsiyet karakterlerini taşırlar ancak bunlardan hiçbirisi baskın değildir.Dişi ,erkekten daha iri ve daha güçlüdür.Koloninin diğer tüm üyeleri erkektir.Yani kolonide tek dişi ve bir baskın erkek ve birçok pasif erkek bulunur.Eğer dişiye bir şey olursa baskın erkek dişiye dönüşür ve diğer pasif erkeklerden en baskını sürünün baskın erkeği olur ve döngü devam eder.Bir diğer ilginç nokta dişiye dönüşen balık asla tekrar erkek olamamaktadır.

Palyaço balıkları üremeye karar verdiklerinde öncelikle anemona çok yakın bir kaya veya deniz kabuğu seçer ve onu temizlerler.(Yaklaşık 2 saat kadar önce temizliğe başlarlar).Dişi yumurtalarını temizledikleri bölgeye dizer ve erkek yumurtaları  döller.Sonrasında dişi yumurtalara yaklaşmaya çalışan canlıları uzaklaştırır,erkek sürekli yumurtaların yanında durarak korur ve yumurtaları dizdikleri noktada yeterince akıntı yoksa yumurtaları yüzgeçleriyle havalandırarak mantarlaşmalarını önler.Israrla anemonun içinde değil de yakınında duran ve o bölgeyi korumaya çalışan palyaço balığı görürseniz hemen kamerayı o bölgeye çevirip yumurta aramalısınız.

Yumurtalar koyu turuncu renktedir,ilk 3 günde koyu kahverengiye döner.4.günde embriyonun gözü koyu pigmentasyonlar ile belli olur.5.-7. günde yumurtalar gümüşümsü  bir renk alır.Buda yumurtanın açılma zamanının yaklaştığının işaretidir.

Palyaço balıkları kardinal balıkları ile beraber akvaryumda en kolay üretilen balıklardır.Marine Aquarium Council in Global Deniz Akvaryum Veritabanı (GMAD) istatistiklerine göre 1997-2002 arasında dünyada en fazla ticareti yapılan süs balıkları palyaço balıklarıdır.İhracatçılara göre bu oran %47 ,ithalatçılara göre %43 tür.Deniz balıklarının çoğu ülkemize Singapur ve Endonezya dan gelmektedir.Bu uzun yolculuğu pek çok balık türü kaldıramayıp yolda veya akvaryumcuya geldiği ilk birkaç günde ölmektedir.Bu bağlamda en dayanıklılardan biri de palyaço balığıdır.Neredeyse sıfır fireyle gelirler.

Maalesef küresel ısınma nedeniyle tüm mercanlar gibi anemonların da ciddi bir tehdit altında olduğu bir gerçek. Bu yazıyı okuyan okurların bu konuda bilinçli oldukları ve üzerlerine düşenleri yaptıklarına eminim. Ama ya diğerleri.Üzerlerine ölü toprağı serpilmiş insanları uyandırabilmek için sualtının renkleri ve mucizelerinin daha çok insan tarafından bilinmesi ve ilginin sualtına çekilmesi şart.